T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2022/276 KARAR NO:2026/407 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/537 KARAR NO:2021/519 DAVA TARİHİ:26/08/2019 KARAR TARİHİ:06/07/2021 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:18/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2022/276 KARAR NO:2026/407 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/537 KARAR NO:2021/519 DAVA TARİHİ:26/08/2019 KARAR TARİHİ:06/07/2021 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:18/03/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sahibi olduğu ..., ... ve ... plakalı araçlar ile müvekkili tarafından işletilen ... tünelinden 395 defa ihlalli geçiş yaptığını ve müvekkili şirkete 34.510,00 TL tutarında borçlandığını, davalının geçiş ücreti ile ceza tutarını ödememesi üzerine tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası ile icra takibine haksız itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak, dosya bilirkişiye tevdi edilerek düzenlenen denetime uygun olan mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak, davalıya ait ..., ... ve ... plakalı araçların, Tablo-1 belirtilen tarih ve saatlerde, davacı ... A.Ş. tarafından işletilen ... Tünelinden geçtiğine dair, giriş-çıkış gişelerine ait fotoğrafların dosyada mevcut olduğu, ... Plakalı araca tanımlı OGS ürünü bulunmadığı, araca tanımlı ... seri numaralı HGS bulunduğu, Tablo-2'de her geçiş için ayrıntılı belirtildiği üzere, aracın geçişleri anında araca tanımlı HGS hesabında geçişler için yeterli bakiye bulunmadığı ve HGS'nin kara listede olduğu, Geçişleri takip eden 15 gün içinde HGS hesabına bakiye yüklemesi yapılmadığı, bu nedenle de Tablo-1'de belirtilen geçiş ücretlerinin davacı şirketin sistemi tarafından tahsil edilemediği, ... Plakalı araca tanımlı OGS ürünü bulunmadığı, araca tanımlı ... seri numaralı HGS bulunduğu, Tablo-2'de her geçiş için ayrıntılı belirtildiği üzere, aracın geçişleri anında araca tanımlı HGS hesabında geçişler için yeterli bakiye bulunmadığı ve HGS' nin kara listede olduğu, geçişleri takip eden 15 gün içinde HGS hesabına bakiye yüklemesi yapılmadığı, Bu nedenle de Tablo-1'de belirtilen geçiş ücretlerinin davacı şirketin sistemi tarafından tahsil edilemediği, ... Plakalı araca tanımlı herhangi bir HGS ve OGS ürünü bulunmadığı, davalı şirkete ait ..., ... ve ... plakalı araçlarının, ... Tünelindeki ihlali geçişlerinden kaynaklı, 6.902,00 TL geçiş ücreti ve 27.608,00 TL ceza bedeli olmak üzere, Toplam 34.510,00 TL tutarındaki ihlali geçiş bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile Davalının istanbul anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, davacının icra inkar talebin haksız fiile ilişkin olduğundan başlangıçta tam belirlenebilir olmadığından şartları oluşmadığından reddi gerektiği gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ İLE, Davalının istanbul anadolu 4. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, Davalının icra inkar talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu uyuşmazlık değerinin hesaplanması için ayrıca bir dava veya bilirkişi hesaplamasına gerek bulunmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulü ile icra inkar tazminatınada hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... A.Ş., borçlunun ise .... Şti. olduğu, 34.510,00 TL asıl alacak üzerinden 27.06.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde ödeme emrinin takip borçlusuna 29.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 03.07.2018 tarihinde itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; icra inkar tazminatının reddine dair mahkeme kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/(17)4-859 E- 2022/62 K sayılı 27.01.2022 tarihli kararı:"... İİK’nın 67/2 ile 67/5. maddeleri uyarıca icra inkâr tazminatının alt sınırı yüzde yirmi olarak gösterilmiş ancak üst sınır konulmadığı ve tazminat oranının hâkimin takdirine bırakıldığı anlaşıldığından, takip talebinde belirtilen ve itirazın iptali davasına konu edilen asıl alacak istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir..." şeklindedir. İİK'nın 67/2. maddesinde:"...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır.İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/03/2023 tarihli 2022/6-1019 E. 2023/267 K. sayılı ilamında bu husus; "...Likid alacak bakımından aranan “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olması; bu bağlamda alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaması, diğer bir anlatımla borçlunun, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması” ölçütü birçok tartışmayı sona erdirmekle beraber, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin, alacağın likid olup olmadığı ile ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilmesi de doğru değildir. Çünkü mahkeme uygulamasında “hesap işi”, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerden olduğundan borçlunun, kendi başına hesaplayabilecek durumda olduğu asıl alacak ve temerrüt faizine itiraz etmesi hâlinde, mahkemenin, alacaklının alacağının miktarını,bizzat tespit etmeyip bilirkişi vasıtasıyla belirleyeceğinden, likid olan bir alacağın sırf bilirkişi incelemesi yapıldığı gerekçesi ile likid sayılmaması doğru olmayacaktır (Hukuk Genel Kurulunun 17.10.2012 tarihli ve 2012/9-838 Esas, 2012/715 Karar sayılı kararı)." şeklinde açıklanmıştır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli 2022/3213 E. 2022/5927 K sayılı kararı; "...Mahkemece; davalının ödemesiz geçiş tarihlerini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödemediği, davalının otoyolun ücretli olduğunu bilmediği savunmasının borçtan kurtulma sonucunu doğurmayacağı, takip konusu para cezası üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, davalı tarafça likit ve bilinebilir olan geçiş ücretine haksız olarak itiraz edildiğinden bu tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak 838,30 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Adalet Bakanlığının 21/05/2021 tarihli yazısında; mahkemece, 6001 sayılı Kanunda belirlenen ceza tutarının da takibe konu edildiği, borçlu itirazının ceza tutarını da kapsadığı, yapılan yargılama sonunda alacaklı lehine hükmedilen kısımda kaldığı ve likit olduğu dikkate alınarak bu kısım yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde para cezası yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğu ileri sürülerek; hükmün, kanun yararına bozulması talep edilmiştir....somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait araçların, davacı şirket tarafından işletilmekte olan otoyoldan ücret ödemeden geçiş yaptıkları, davalı şirketin ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretlerini ödemediği, bu nedenle davacı şirketin geçiş ücreti ile bu ücretin dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir.Somut olayda; davalının geçiş bedellerini ödemeksizin davacı tarafından işletilen tünelden geçiş yaptığı, geçiş tarihini takip eden 15 günlük süre içerisinde de bedellerin ödenmediği, geçiş bedellerinin likit olduğu, yine ceza miktarının ise yasadan kaynaklandığı ve belirli olduğu anlaşılmakla, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmakla davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen KABULÜ ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/537 E. 2021/519 K. sayılı 06/07/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE, a-DAVANIN KABULÜ İLE, davalının İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki haliyle aynen devamına, b-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacağın takdiren %20'si üzerinden hesap edilen 6.902,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.357,38 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 416,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.940,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, ç-Davacı tarafça yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 416,80 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı olarak toplam 467,60 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 978,35 TL masraf olmak üzere toplam 1.445,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, e-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, f-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3 ve 13/2. maddeleri uyarınca 34.510,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde halinde ilgili tarafa iadesine, 2-İstinaf İncelemesi Yönünden; a-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, c-Davacı tarafça sarf edilen 220,70 TL istinaf başvurma harcı, 80,70 TL istinaf karar harcı ve 622,85 TL posta masrafı olmak üzere toplam 924,25 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine, d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/03/2026