Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1456 E. , 2024/2315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1456 Karar No : 2024/2315 DAVACI : ... Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı şirket tarafından, abonelik sözleşmesi imzalanırken alınan güvence bedellerinin tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından “1 Aya Kadar Vadeli TRY Üzerinden Açılan Mevduatlar"
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1456 E. , 2024/2315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/1456 Karar No : 2024/2315 DAVACI : ... Yatırım Ortaklığı A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı şirket tarafından, abonelik sözleşmesi imzalanırken alınan güvence bedellerinin tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından “1 Aya Kadar Vadeli TRY Üzerinden Açılan Mevduatlar" verisi içinde yayımlanan faiz oranları üzerinden güncellenerek iadesine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılması ve şirketlerince fiilen ödenen güvence bedellerinin TÜFE üzerinden hesaplanmış güncelleme tutarları ile mevduat getirisi arasında oluşan farkın perakende satış tarifesi yoluyla şirketlerine iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/03/2023 tarih ve 11756 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen 26/12/2016 tarih ve 6807 sayılı Kurul kararı ile onaylanan Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Güvence bedellerinin iadesi” başlıklı 9. maddesinin “TÜFE esas alınarak Eşitlik (2)’ye göre güncellenmesi şartıyla” ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Doğal gaz piyasası mevzuatı uyarınca abonelerin, abonelik sözleşmesi akdedilirken ödedikleri güvence bedelinin bir tür teminat olduğu, her yıl müşterilerden tahsil edilecek güvence bedeli tutarının ve bedelin alınma şartları ile iadesine ilişkin hususların davalı idare tarafından belirlendiği, müşterilerden alınan güvence bedelinin hesaplarda muhafaza edildiği ve iade anında mevzuata uygun olarak güncellenerek müşteriye iade edildiği, güvence bedellerinin aboneliğin sonlandırılması halinde TÜFE değişim oranında güncellenerek iade edildiği, özellikle 2021 Aralık ayından itibaren TÜFE'nin hızlı şekilde artış gösterdiği, yüksek enflasyon etkisinin önümüzdeki yıllarda azalarak da olsa devam edeceğinin öngörüldüğü, mevcut piyasa şartlarında dağıtım şirketlerinin tahsil ettiği nakit güvence bedellerinin herhangi bir yatırım aracıyla TÜFE'yle uyumlu olarak değerinin korunmasının mümkün olmadığı, TÜFE’nin çok altında getiri elde edilmesine rağmen güvence bedellerinin TÜFE oranı ile güncellenerek iade edildiği, TCMB Faiz Endeksi ile TÜFE arasındaki makasın 2021 yılından itibaren açılmaya başlayarak 2022 yılında zirveye çıktığı, bu durumun dağıtım şirketlerinin finansal yapısını ciddi şekilde tehdit eder hale geldiği, dağıtım şirketlerinin finansal sürdürülebilirliği açısından büyük bir risk oluşturduğu, bir yükümlülük olarak güvence bedellerinin müşterilere iadesi konusu mevzuatta düzenlenmiş olmakla birlikte, dağıtım şirketlerinin güvence bedelleri üzerindeki tasarruf yetkileri hakkında herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bu hususa dair Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, dağıtım şirketlerinin güvence bedelinin enflasyon karşısında değerini kaybetmemesi için gerekli önlemleri alması gerektiğinin belirtildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E:2019/1804 sayılı dosyasında verdiği kararda, güvence bedellerinin enflasyon karşısında değerini kaybetmemesi için alınabilecek önlemler içerisinde en kolay yolun ortalama faiz getirecek bir banka hesabına yatırılması olduğu, güvence bedelinden elde edilecek faiz gelirinin bu bedele dahil olacağı, bununla teminatın değeri artacağından her iki tarafın da menfaatinin korunmuş olacağının ifade edildiği, 2021 yılında ödenen güncelleme farkının tahsil edilen güvence bedelinin %42,15’ine, 2022 yılında ise %104,43’üne karşılık geldiği, basiretli bir tacirin kendisine teminat olarak bırakılan güvence bedelini mevduat hesabında değerlendirmesi gerektiğinin açık olduğu, enflasyonun mevduat faizinin 4-5 katı olduğu bir ortamda güvence bedelinin misliyle ödenmesinin bedelin işlevine aykırı olduğu, sözleşmenin bir tarafının haksız kazanç elde etmesine, diğer tarafın zarar etmesine yol açtığı, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun amacının dağıtım şirketlerinin mali yapılarının bozulmasını önlemek için tedbir alınmasını gerektirdiği, davalı idarenin usul ve esaslarda gerekli gördüğünde tarifenin amacına hizmet edecek uygunlukta düzenlemeler yaptığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda kira artış oranına ilişkin getirilen sınırlamanın benzer bir uygulama olduğu, güvence bedellerinin mevduat hesaplarında değerlendirilmesi halinde, mevduat getirisi ile TÜFE arasındaki farkın tarife yoluyla ödenmesi gerektiği, dağıtım şirketlerinin mali yapısını bozan TÜFE’de meydana gelen aşırı yükselme karşısında bu şartlara uygun işlem yapılması talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Usul yönünden, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esas yönünden, güvence bedeli tahsilinin dağıtım şirketleri açısından bir zorunluluk olmadığı, konuya ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 2016 yılında hazırlanan taslak metnin dağıtım şirketlerine ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmek ve Kurum internet sitesinde ilan edilmek suretiyle kamuoyu görüşüne açıldığı, davacı şirketin hazırlık sürecinde dava konusu ettiği ibare hakkında hiçbir görüş bildirmediği, dava konusu edilen düzenleyici işlemin gerekçesinin, abonelerin ödediği güvence bedelinin dağıtım şirketi lehine sebepsiz zenginleşme yaratmaması ve paranın zaman değerinin korunarak aboneye iadesinin sağlanması olduğu, davacı şirketin başvurusunun ilgili mevzuat çerçevesinde incelenerek, sözleşmesi sona ermiş tüketicilere yapılan güvence bedeli iadelerinin belirli bir kısmının sistem kullanım bedeline eklenerek, sözleşmesi halen devam eden tüketicilere yansıtılmasının söz konusu mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil edeceğinin değerlendirildiği, dağıtım şirketinin tüketiciden güvence bedeli tahsil etmesinin tek amacının ileride ortaya çıkabilecek alacaklarını garanti altına almak olduğu, dağıtım şirketleri banka olmadığı gibi güvence bedelinin de bankaya yatırılan mevduat niteliğinde olmadığı, kredi temini ve temettü dağıtımı koşullarını iyileştirme amaçları ile güvence bedeli alınmasının amacının birbiriyle bağdaşmadığı, aldığı güvence bedellerinin zaman değerini koruyamayacağını düşünen dağıtım şirketlerinin bu bedelleri abonelerine derhal iade ederek söz konusu finansal yükümlülükten kurtulabileceği, abonelerin güvence bedeli olarak ödediği paraları alternatif yatırım araçlarında değerlendirerek getiri elde etme imkanından mahrum kaldığı, bankalarca uygulanan mevduat faiz oranının geleceğe, TÜFE değişim oranının ise geçmişe yönelik veriler olduğu, dolayısıyla mevduat faizi ve TÜFE arasındaki farkın dönemsel olarak artıp azalmasının olağan ve öngörülebilir bir ekonomik durum olduğu, nitekim TCMB ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanmış son verilere göre, ortalama mevduat faiz oranı ve TÜFE değişim oranının aksi yönde değiştiği, dolayısıyla güvence bedelinin iade edilmesine ilişkin düzenlemenin, faiz ve enflasyon oranları arasındaki yapısal ve dönemsel farklardan etkilenmeyecek şekilde yapılmasının hukuki belirlilik ilkesine uygun olduğu, dağıtım şirketlerinin topladığı güvence bedellerini vadeli bir mevduat hesabına yatırma yükümlülüğü bulunmadığı, bu gelirleri üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri ve bu gelirleri sermaye veya finansman kaynağı olarak kullanabildikleri, davacı tarafından belirtilen Yargıtay kararının davacının başvurusundaki talebine emsal teşkil etmediği, karara esas uyuşmazlığın 1995 yılında imzalanmış ve güvence bedelinin hiçbir şekilde güncellenmeyeceği yönünde açık hüküm içeren bir sözleşmeden kaynaklandığı, dağıtım şirketinin güvence bedelini iade etmesinin üstlenilen bir para borcunu ifa etmekten ibaret olduğu, piyasadaki mevduat faizi ile TÜFE arasındaki farkın, güvence bedellerini mevduat hesaplarında değerlendiren dağıtım şirketlerine perakende satış tarifesine eklenmek suretiyle ödenmesinin dağıtım şirketine ait bir borcun tüketicilere yüklenmesi anlamına geleceği, perakende satış tarifesi kapsamında tahmin ve düzeltme konusu yapılan işletme giderlerine ilişkin mevzuatın dava konusu işlemlerle ilgisi veya benzerliği bulunmadığı, zira dağıtım şirketinin güvence bedelini yalnızca alacaklarını garanti altına almak amacıyla tahsil ettiği ve iade edene kadar dilediği yatırım aracında serbestçe nemalandırabileceği, güvence bedeli tahsili ve iadesinin perakende satış tarifesini oluşturan unsurların dışında tutulduğu, bu nedenle bunların ileriye dönük olarak tahmin veya geriye dönük olarak düzeltme konusu yapılmasının dağıtım şirketi borcunun tüketicilere yansıtılması anlamına geleceği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı şirket tarafından, abonelik sözleşmesi imzalanırken alınan güvence bedellerinin iade edilirken TÜFE Endeksi ile güncellenmesi yerine Merkez Bankası tarafından “1 Aya Kadar Vadeli TRY Üzerinden Açılan Mevduatlar" verisi içinde yayımlanan faiz oranları üzerinden güncellenerek iadesine yönelik düzenleme yapılması ve fiilen ödenen güvence bedellerinin TÜFE üzerinden hesaplanmış güncelleme tutarları ile mevduat getirisi arasında oluşan farkın, "CNG farkı" uygulamasında olduğu gibi, tarife yoluyla iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/03/2023 tarih ve 11756 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen 26/12/2016 tarih ve 6807 sayılı Kurul kararı ile onaylanan Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Güvence bedellerinin iadesi” başlıklı 9. maddesinin “TÜFE esas alınarak Eşitlik (2)’ye göre güncellenmesi şartıyla” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kurulun doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/A maddesinin (c) bendinde, "Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak", (f) bendinde, "Doğal gaz piyasası içerisinde rekabetin hiç veya yeterince oluşmadığı alanlarda, fiyat ve tarife teşekkülüne ilişkin usul ve esasları düzenlemek", (g) bendinde, "Doğal Gaz Piyasası Kanununda belirtilen faaliyetlere ilişkin tarifeleri onaylamak veya tarifeler hakkında karar almak", Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır." kuralına yer verilmiş; "Tarifeler" başlıklı 11/1-4. maddesinde; "Perakende Satış Tarifesi : Dağıtım şirketleri en ucuz kaynaktan gaz temin ettiklerini, verimli ve güvenli işletmecilik yaptıklarını ispat etmek zorunda olup, lisans süresi içerisinde de bu yükümlülüğe uymak zorundadır. Dağıtım şirketinin birim gaz alım fiyatı, birim hizmet bedeli, amortisman bedelleri ve diğer faktörlerden meydana gelecek olan perakende satış fiyatları ve tarife esasları Kurumca belirlenir. Belirlenen perakende satış fiyatının dışında tüketicilerden herhangi bir ad altında ücret talep edilemez. Perakende satış tarifeleri enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak, dağıtım şirketlerinin Kuruma başvurması halinde yeniden tespit edilebilir. Kurum bu fiyatların tespitinde hizmet maliyeti, yatırıma imkân sağlayacak makul ölçüde kârlılık ve piyasada cari olan doğal gaz alış fiyatlarını ve benzeri durumları dikkate alır. Kurulun onayladığı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tâbi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bir gerçek veya tüzel kişinin bu Kanunda öngörülen ödemelerden herhangi birini yapmaması halinde, söz konusu hizmetin durdurulmasını da içeren usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir " düzenlemesi yer almaktadır. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin, "Güvence Bedeli" başlıklı 39. maddesinde; "(Değişik:RG-14/5/2022-31835) Dağıtım şirketi, alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden, abonelerin tercihlerine göre nakit veya kredi kartına, peşin ya da taksitli olarak bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli tahsil edebilir. Ancak ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz. Herhangi bir gerekçe ile abonelik esnasında güvence bedeli alınmamış ise daha sonra aynı adres için yeni sözleşme yapılana kadar bu bedel talep edilemez. Güvence bedelinin taksitli olmasını talep eden müşterilere tercihlerine göre güvence bedeli ödemesi için vade farksız en az 6 (altı) eşit taksit yapılır. Bu fıkra kapsamındaki bedellerin faturaya yansıtılması yerine kredi kartı kullanılarak ödenmesi halinde, kredi kartlarına ilişkin yürürlükte olan ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Güvence bedeli, doğal gazı fiilen kullanmak üzere sözleşme yapan kişilerden veya bunların yetkili temsilcilerinden alınır. Güvence bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Abonelik sözleşmesi sona eren abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alınan güvence bedellerinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde güncelleştirilmesi kaydıyla, abonelik sözleşmesinin sona ermesine ilişkin talep tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde aboneye veya onun yetkili temsilcisine iade edilir. Serbest tüketiciler güvence bedeli olarak nakit yerine banka kesin teminat mektubu da verebilir. Serbest tüketicilerden güvence bedeli alınıp alınmayacağı ve koşulları imzalanacak sözleşmeler kapsamında ilgili mevzuata aykırı olmamak kaydıyla serbestçe belirlenir. ", Geçici 5. maddesinde ise;" (Ek:RG-28/04/2003-25092) Dağıtım Şirketlerinin, aboneleri ile 1/5/2003 tarihinden önce imzaladığı sözleşmeler kapsamında tahsil ettiği güvence bedellerinin iadesi aynı sözleşme hükümlerine göre yapılır." kuralı getirilmiştir. Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Güvence bedellerinin iadesi" başlıklı 9. maddesinde; "(1) 1/5/2003 tarihinden sonra güvence bedeli alman müşterilerden, sözleşmesi sona eren, mekanik sayacı ön ödemeli sayaç ile değiştirilen veya sayacına ön ödemeli sayaç dönüşüm kiti takılan müşterilerin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alman güvence bedellerinin TÜFE esas alınarak Eşitlik (2)’ye göre güncellenmesi şartıyla, talep tarihinden itibaren en geç 15 (on beş) gün içerisinde kendisine veya onun yetkili temsilcisine iade edilir. İade Tutarı = GB x SE/GE (2) GB : Gaz kullanım sözleşmesinin imzalandığı tarihte tahsil edilen güvence bedelini, güvence bedelinin taksitlendirilmek suretiyle alınması halinde ise tahsil edilen taksit tutarını, SE : Gaz kullanım sözleşmesinin sona erdirildiği tarihin içinde bulunduğu aydan 2 (iki) önceki aya ilişkin açıklanmış olan TÜFE’yi, GE : Gaz kullanım sözleşmesinin imzalandığı tarihin içinde bulunduğu aydan 2 (iki) önceki aya ilişkin açıklanmış olan TÜFE’yi, güvence bedelinin taksitlendirilmek suretiyle alınması halinde ise, taksitin tahsil tarihinin içinde bulunduğu aydan 2 (iki) önceki aya ilişkin açıklanmış olan TÜFE’yi ifade eder." düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda yer verilen yönetmeliğin 39. maddesi uyarınca; yalnızca mekanik sayaç kullanan abonelerden, abonelerin borcunu ödememe ihtimaline karşı alacağını teminat altına almak amacıyla muhtemel zararlarına karşılık alınan güvence bedeli abonelik sözleşmesinin sona ermesi yada ön ödemeli sayaç kullanımına geçilmesi durumunda, abone tarafından tüm borçların ödenmesi kaydıyla ilgili mevzuat çerçevesinde güncellenerek iade edildiği, güncelleme esasları ise, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 26/12/2016 tarihli toplantısında, “Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar”ın onaylanmasına karar verilerek 01/01/2017 tarihinden itibaren uygulandığı ve hesaplamanın TÜFE esas alınarak Eşitlik (2) ye göre güncellenerek iade işlemlerinin yapıldığı, güncellemenin amacının ise, abonenin ödediği güvence bedelinin dağıtım şirketi lehine sebepsiz zenginleşmeye meydan vermemesi ve abonenin parasının zaman değerinin korunarak iadesinin sağlanması olduğu görülmektedir. Güvence bedelinin aboneye iade edilmesinde uygulanacak düzenlemenin faiz ve enflasyon oranları arasındaki yapısal ve dönemsel farklardan etkilenmeyecek şekilde olmasının hukuki belirlilik ilkesi gereği olduğu, dağıtım şirketlerinin güvence bedeli gelirleri üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabildikleri, bu gelirleri sermaye ve finansman kaynağı olarak kullanabildikleri, 01/05/2003 tarihinden önce alınan güvence bedellerinin imzalanan sözleşme hükümlerine göre iade edildiği, bu tarihten sonra alınan güvence bedellerinin ise dağıtım şirketlerince ilgili mevzuat kapsamında TÜFE'ye göre güncellenerek iade edildiği görüldüğünden, davacı şirket tarafından; abonelik sözleşmesi imzalanırken alınan güvence bedellerinin iade edilirken TÜFE Endeksi ile güncellenmesi yerine Merkez Bankası tarafından “1 Aya Kadar Vadeli TRY Üzerinden Açılan Mevduatlar" verisi içinde yayımlanan faiz oranları üzerinden güncellenerek iadesine yönelik düzenleme yapılması ve fiilen ödenen güvence bedellerinin TÜFE üzerinden hesaplanmış güncelleme tutarları ile mevduat getirisi arasında oluşan farkın, "CNG farkı" uygulamasında olduğu gibi, tarife yoluyla iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/03/2023 tarih ve 11756 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen 26/12/2016 tarih ve 6807 sayılı Kurul kararı ile onaylanan Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Güvence bedellerinin iadesi” başlıklı 9. maddesinin “TÜFE esas alınarak Eşitlik (2)’ye göre güncellenmesi şartıyla” ibaresinde yasa ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı şirket tarafından ... tarih ve E... sayılı yazı ile davalı idareye başvurularak, güvence bedellerinin TÜFE yerine, TCMB tarafından "1 Aya Kadar Vadeli TRY Üzerinden Açılan Mevduatlar" verisi içinde yayımlanan faiz oranları üzerinden güncellenerek iadesine yönelik düzenleme yapılması ve şirketlerince fiilen ödenen TÜFE üzerinden hesaplanmış güncelleme tutarları ile mevduat getirisi arasında oluşan farkın perakende satış tarifesi yoluyla şirketlerine iade edilmesi talep edilmiştir. Davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ekinde bildirilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, davacının anılan taleplerinin reddedilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı şirket tarafından, başvurularının reddine ilişkin Kurul kararı ile bu kararın dayanağı olduğu ileri sürülen 26/12/2016 tarih ve 6807 sayılı Kurul kararı ile onaylanan Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Güvence bedellerinin iadesi” başlıklı 9. maddesinin “TÜFE esas alınarak Eşitlik (2)’ye göre güncellenmesi şartıyla” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kurulun doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak"; (f) bendinde, "Doğal gaz piyasası içerisinde rekabetin hiç veya yeterince oluşmadığı alanlarda, fiyat ve tarife teşekkülüne ilişkin usul ve esasları düzenlemek"; (g) bendinde, "Doğal Gaz Piyasası Kanununda belirtilen faaliyetlere ilişkin tarifeleri onaylamak veya tarifeler hakkında karar almak" kurallarına yer verilmiştir. 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır."; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Dağıtım: Doğal gazın müşterilere teslim edilmek üzere mahalli gaz boru hattı şebekesi ile naklini ve perakende satışı, ... Tarife: Doğal gazın iletimi, dağıtımı, LNG veya gaz olarak depolanması ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri."; "Doğal gaz piyasa faaliyetleri" başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Doğal gaz piyasa faaliyetleri şunlardır: ... g) Doğal gazın şehir içi dağıtımı: Şehir içi doğal gaz dağıtım hizmeti, Kurum tarafından açılacak ihaleyi kazanan şirkete mahalli doğalgaz dağıtım şebekesinin mülkiyeti de dâhil olmak üzere şehrin gelişmişlik düzeyi, tüketim kapasitesi ve kullanıcı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak Kurum tarafından belirlenecek lisans süresi için verilir. ..."; "Tarifeler" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun kapsamında Kurulca onaylanmak üzere düzenlenen tarifeler, tarifelerin belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar şunlardır: ... (4) Perakende Satış Tarifesi: Dağıtım şirketleri en ucuz kaynaktan gaz temin ettiklerini, verimli ve güvenli işletmecilik yaptıklarını ispat etmek zorunda olup, lisans süresi içerisinde de bu yükümlülüğe uymak zorundadır. Dağıtım şirketinin birim gaz alım fiyatı, birim hizmet bedeli, amortisman bedelleri ve diğer faktörlerden meydana gelecek olan perakende satış fiyatları ve tarife esasları Kurumca belirlenir. Belirlenen perakende satış fiyatının dışında tüketicilerden herhangi bir ad altında ücret talep edilemez. Perakende satış tarifeleri enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak, dağıtım şirketlerinin Kuruma başvurması halinde yeniden tespit edilebilir. Kurum bu fiyatların tespitinde hizmet maliyeti, yatırıma imkân sağlayacak makul ölçüde kârlılık ve piyasada cari olan doğal gaz alış fiyatlarını ve benzeri durumları dikkate alır. Kurulun onayladığı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tâbi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. ..."; aynı maddenin üçüncü fıkrasında, "Bu maddede belirtilen esaslar doğrultusunda Kurum, bütün tarife türleri için tarifeler yönetmeliği hazırlar. Bu yönetmelik çerçevesinde, ilgili tüzel kişilerce tarife önerileri hazırlanır ve Kuruma sunulur. Kurum ilgili tüzel kişilerin mali verileri ve tarife önerileri ile piyasa verilerinden hareketle tarifeleri belirler. İlgili tüzel kişiler, Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygular. Tarife esasları ve limitleri Kurumca enflasyon ve diğer hususlar göz önüne alınarak yeniden ayarlanabilir." kuralları bulunmaktadır. 13/10/2016 tarih ve 29856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin "Genel ilkeler" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, "Tarifelerin düzenlenmesinde, doğal gazın müşterilere güvenilir, yeterli, kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli olarak sunulması, mali açıdan sürdürülebilirliğin sağlanması, yatırıma imkân sağlayacak makul ölçüde kârlılık, rekabetin gelişiminin desteklenmesi, ekonomik verimlilik ve rekabet artışından sağlanan faydanın müşterilere yansıtılması, çapraz sübvansiyon yapılmaması, teşvik esaslılık, eşit taraflar arasında ayrım yapılmaması ve şeffaflık ilkeleri esas alınır."; "Tarife başvurusu ve onay" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Kurul tarafından onaylanan tarifeler ve belirlenen usul ve esaslar, ilgili tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar. (2) İlgili tüzel kişilerce hazırlanacak tarife önerileri ile 7 nci maddede belirtilen bilgi ve belgeler, ilgili mevzuat uyarınca belirlenen süreler içerisinde Kuruma sunulur. Kurum ilgili tüzel kişilerin mali verileri ve tarife önerileri ile piyasa verilerinden hareketle tarifeleri belirler ve Kurul onayına sunar. Onaylanan tarifeler tarife uygulama dönemi boyunca ilgili tüzel kişiler tarafından uygulanır. ..."; "Perakende satış tarifeleri" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Dağıtım şirketinin uygulayacağı perakende satış fiyatı, birim doğal gaz alım fiyatı, sistem kullanım bedeli ile vergi ve vergi benzeri mali yükümlülüklerden oluşur. Bu fiyat, dağıtım şirketinin uygulayacağı perakende satış fiyatının üst sınırını oluşturur. Dağıtım şirketi müşterilerden, ilgili mevzuatta belirlenen bedeller hariç olmak üzere, perakende satış fiyatının dışında herhangi bir ad altında bedel talep edemez. (2) Sistem kullanım bedeli, müşterilerin sisteme getirdikleri yük ve maliyetler ve/veya Kurul tarafından belirlenen tüketim kademeleri dikkate alınarak ilgili tüzel kişi için belirlenen verimlilik hedeflerine ulaşılması ölçüsünde, ilgili mevzuattaki hükümlere uygun olarak sabit ve değişken maliyetlerin karşılanması ve yatırımların sürdürülmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde Kurul tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tespit edilir. ..." kuralları yer almaktadır. 03/11/2002 tarih ve 24925 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Müşteri Sözleşmeleri" başlıklı 38. maddesinde, "İlk abonelik esnasında yapılacak abonelik sözleşmesi; iç tesisat proje onayını müteakip ilgili ve diğer mevzuat kapsamında gerekli belgelerin dağıtım şirketine ibrazı ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenmiş güvence bedelinin tahakkuku ve/veya tahsili ile imzalanır veya mesafeli sözleşme yapılır. ..."; "Güvence Bedeli" başlıklı 39. maddesinde, "Dağıtım şirketi, alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden, abonelerin tercihlerine göre nakit veya kredi kartına, peşin ya da taksitli olarak bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli tahsil edebilir. Ancak ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz. Herhangi bir gerekçe ile abonelik esnasında güvence bedeli alınmamış ise daha sonra aynı adres için yeni sözleşme yapılana kadar bu bedel talep edilemez. Güvence bedelinin taksitli olmasını talep eden müşterilere tercihlerine göre güvence bedeli ödemesi için vade farksız en az 6 (altı) eşit taksit yapılır. Bu fıkra kapsamındaki bedellerin faturaya yansıtılması yerine kredi kartı kullanılarak ödenmesi halinde, kredi kartlarına ilişkin yürürlükte olan ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Güvence bedeli, doğal gazı fiilen kullanmak üzere sözleşme yapan kişilerden veya bunların yetkili temsilcilerinden alınır. Güvence bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Abonelik sözleşmesi sona eren abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alınan güvence bedellerinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde güncelleştirilmesi kaydıyla, abonelik sözleşmesinin sona ermesine ilişkin talep tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde aboneye veya onun yetkili temsilcisine iade edilir. ..." kuralları yer almıştır. 26/12/2016 tarih ve 6807 sayılı Kurul kararı ile düzenlenen Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Güvence bedellerinin iadesi" başlıklı 9. maddesinde, "(1) 1/5/2003 tarihinden sonra güvence bedeli alınan müşterilerden, sözleşmesi sona eren, mekanik sayacı ön ödemeli sayaç ile değiştirilen veya sayacına ön ödemeli sayaç dönüşüm kiti takılan müşterilerin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alınan güvence bedelinin dağıtım şirketinin hesabına geçtiği tarihten itibaren TÜFE esas alınarak Eşitlik (2)’ye göre güncellenmesi şartıyla, talep tarihinden itibaren en geç 15 (on beş) gün içerisinde kendisine veya onun yetkili temsilcisine iade edilir. İade Tutarı = GB x SE/GE GB : Gaz kullanım sözleşmesinin imzalandığı tarihte tahsil edilen güvence bedelini, güvence bedelinin taksitlendirilmek suretiyle alınması halinde ise tahsil edilen taksit tutarını, SE : Gaz kullanım sözleşmesinin sona erdirildiği tarihin içinde bulunduğu aydan 2 (iki) önceki aya ilişkin açıklanmış olan TÜFE’yi, GE : Gaz kullanım sözleşmesinin imzalandığı tarihin içinde bulunduğu aydan 2 (iki) önceki aya ilişkin açıklanmış olan TÜFE’yi, güvence bedelinin taksitlendirilmek suretiyle alınması halinde ise, taksitin tahsil tarihinin içinde bulunduğu aydan 2 (iki) önceki aya ilişkin açıklanmış olan TÜFE’yi ifade eder." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve yürütülmesini sağlamakla, bu piyasada fiyat ve tarife teşekkülüne ilişkin usul ve esasları düzenlemekle ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nda belirtilen faaliyetlere ilişkin tarifeler hakkında karar almakla görevlidir. 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu, doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasını amaçlamaktadır. Dağıtım şirketinin birim gaz alım fiyatı, birim hizmet bedeli, amortisman bedelleri ve diğer faktörlerden meydana gelecek olan perakende satış fiyatları ve tarife esasları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nca belirlenmektedir. Belirlenen perakende satış fiyatının dışında tüketicilerden herhangi bir ad altında ücret talep edilememektedir. Kurul'un onayladığı tarifelerin hüküm ve şartları bu tarifelere tâbi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlamaktadır. Kurum ilgili tüzel kişilerin mali verileri ve tarife önerileri ile piyasa verilerinden hareketle tarifeleri belirlemekte, tarife esasları enflasyon ve diğer hususlara bağlı olarak yeniden ayarlanabilmektedir. Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'ne göre, tarifelerin düzenlenmesinde, mali açıdan sürdürülebilirliğin sağlanması, yatırıma imkân sağlayacak makul ölçüde kârlılık, ekonomik verimlilik ve rekabet artışından sağlanan faydanın müşterilere yansıtılması gibi ilkeler esas alınacaktır. Dağıtım şirketinin uygulayacağı perakende satış fiyatı, birim doğal gaz alım fiyatı, sistem kullanım bedeli ile vergi ve vergi benzeri mali yükümlülüklerden oluşmakta olup, bu fiyat, dağıtım şirketinin uygulayacağı perakende satış fiyatının üst sınırını oluştururken, abonelerden, ilgili mevzuatta belirlenen bedeller hariç olmak üzere, perakende satış fiyatının dışında herhangi bir ad altında bedel talep edilemeyecektir. Sistem kullanım bedeli, ilgili mevzuattaki hükümlere uygun olarak sabit ve değişken maliyetlerin karşılanması ve yatırımların sürdürülmesi için makul bir getiri elde edilmesine izin verilecek şekilde Kurul tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tespit edilecektir. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca, ilk abonelik esnasında yapılacak abonelik sözleşmesi, çeşitli belgelerin dağıtım şirketine ibrazı ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenmiş güvence bedelinin tahakkuku ve/veya tahsili ile imzalanmaktadır. Dağıtım şirketi, alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli tahsil edebilmektedir. Güvence bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenmektedir. Abonelik sözleşmesi sona eren abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alınan güvence bedellerinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde güncelleştirilmesi kaydıyla, abonelik sözleşmesinin sona ermesine ilişkin talep tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde iade edilmektedir. Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar'a göre, doğal gaz abonelik sözleşmesi sona eren müşterilerin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedelinin, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alınan güvence bedelinin dağıtım şirketinin hesabına geçtiği tarihten itibaren TÜFE esas alınarak güncellenmesi şartıyla, talep tarihinden itibaren en geç 15 (on beş) gün içerisinde iade edilmesi gerekmektedir. Doğal gaz dağıtım şirketlerince, mekanik sayaç kullanan abonelerinden, abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında ileride doğacak alacaklarını garanti altına alabilmek için muhtemel zararlarına karşılık bir defaya mahsus olarak güvence bedeli alınabilmektedir. Alınan güvence bedelleri, abonelik sözleşmesinin sona ermesi ya da ön ödemeli sayaç kullanımına geçilmesi durumunda, abone tarafından tüm borçların ödenmesi kaydıyla TÜFE esas alınmak suretiyle güncellenerek iade edilmektedir. Güncellemenin amacının, abonenin ödediği güvence bedelinin dağıtım şirketi lehine sebepsiz zenginleşmeye meydan vermemesi ve abonenin parasının zaman değerinin korunarak iadesinin sağlanması olduğu açıktır. Davacı şirket tarafından, 2021 yılı sonundan itibaren enflasyon hızla yükseldiği halde mevduat faizlerinin bunun gerisinde kaldığı, bu nedenle yüksek tutarda güncelleme farkı ödenmek durumunda kalındığı belirtilmiş, Türkiye Finansal Raporlama Standartları gereğince kısa vadeli yükümlülükler içinde değerlendirilen güvence bedelleri finansal tablolarda gider olarak yazıldığından, kâr/zarar durumunun etkilendiği, bu durumun da finansman için yapılan kredi başvurularında bankalarca yapılan değerlendirmeleri olumsuz etkilediği ve halka açık dağıtım şirketleri bakımından temettü dağıtma potansiyelini kısıtladığı ileri sürülmüştür. Öncelikle, doğal gaz abonelerinden abonelik sözleşmesi imzalanırken alınan güvence bedelinin iade edilmesi gerekmeden önceki süreçte tercih edilecek değerlendirme yöntemiyle ilgili olarak dağıtım şirketlerini bağlayıcı bir düzenleme bulunmadığını belirtmek gerekir. Dağıtım şirketlerinin güvence bedeli gelirleri üzerinde serbestçe tasarruf hakları bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gelirler -davacı şirketin yaptığı gibi- bankalarda mevduat olarak tutulabileceği gibi, sermaye ve finansman kaynağı olarak yatırımlarda da kullanılabilecektir. Bununla birlikte, güvence bedeli dağıtım şirketlerinin ileride doğabilecek alacaklarını garanti altına almak amacıyla alındığından ve abonelik sözleşmesi sona erdiğinde iadesi gerektiğinden, abonelerin ödediği bu bedellerin zaman değeri korunmak suretiyle iadesi gerektiği açıktır. Bu nedenle, aktarılan mevzuat uyarınca, 01/05/2003 tarihinden önce alınan güvence bedelleri abonelerle imzalanan sözleşme kurallarına göre iade edilirken, bu tarihten sonra alınanlar dağıtım şirketlerince TÜFE'ye göre güncellenerek iade edilmektedir. Ayrıca, güvence bedellerini mevduat hesaplarında değerlendiren dağıtım şirketlerine, mevduat faizleri ile enflasyon oranları arasında oluşan ve kısıtlı dönemlerde ortaya çıkabilen negatif farkın perakende satış tarifesine eklenmek suretiyle iade edilmesi, dağıtım şirketlerinin kendi alacaklarını garanti altına almak üzere aldığı ve üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği güvence bedellerini değerlendirmek üzere tercih ettiği yöntem nedeniyle uğradığı zararın tüketicilere yüklenmesi anlamına gelecektir. Bu durum ise tüketicinin korunmasını da amaçlayan doğal gaz piyasası mevzuatına aykırı olacaktır. Nitekim, davacı şirketin başvurusuna neden olan mevduat faizleri ile enflasyon arasındaki makasın giderek ortadan kalktığı, mevduat faizleri artarken TÜFE'nin gerilediği görülmektedir. Bu itibarla, dağıtım şirketlerinin ileride doğabilecek alacaklarını garanti altına almak amacıyla abonelerinden tahsil ettiği güvence bedelini iade edene kadar serbestçe değerlendirebileceği, bu nedenle güvence bedelinin perakende satış tarifesini oluşturan unsurların dışında tutulduğu, tahsil ettiği güvence bedellerini bankalarda mevduat olarak değerlendiren dağıtım şirketlerinin uğrayabileceği zararların ileriye dönük olarak tahmin veya geriye dönük olarak düzeltme konusu yapılmasının, dağıtım şirketlerinin kendi ticari tercihleri nedeniyle uğradığı zararın tüketicilere yansıtılması anlamına geleceği, güvence bedellerinin abonelere iade edilmesine ilişkin TÜFE oranında güncellemeye dair düzenlemenin, abonelerin henüz ortaya çıkmamış muhtemel borçları için abonelik sözleşmesi imzalama aşamasında ödediği bedelin zaman değerinin korunması bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.