İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11.07.2016 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/958 KARAR NO: 2026/41 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/01/2022 NUMARASI: 2020/227 Esas - 2022/35 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11.07.2016 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, davalıya trafik sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in kusurlu hareketi ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kazaya ilişkin ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 03.09.2019 tarihli dilekçe ile, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat taleplerini 124.032,99-TL'ye artırmış, yargılama aşamasında sunduğu 17.03.2021 tarihli dilekçesi ile, sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle tazminat taleplerini 300.676,99-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davalı tarafça geçici iş göremezlik tazminatının, bedensel zararlar kapsamında ve tedavi giderleri güvencesi içinde olduğu, davaya konu kazaya ilişkin olarak Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/636 Esas sayılı ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlardan (şeride tecavüz etme) maddesini ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, davacının bulunduğu ...plakalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, ceza mahkemesince, dava dışı araç sürücüsü ... hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının maluliyet oranının tespiti açısından yetkisizlik kararı veren mahkemece ATK'dan 22/05/2019 tarihli raporun ve bu maluliyet raporuna istinaden 15/08/2019 tarihli aktüer bilirkişiden rapor aldırıldığı, ancak Anayasa Mahkemesinin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarih 2019/40 esas 2019/40 karar sayılı kararına istinaden davacının hastaneye sevki sağlanarak sürekli ve geçici iş göremezlik raporu aldırılmasına karar verildiği, Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporu ile, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri kapsamında,olay tarihindeki yaşına göre %42,2 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun ve tıbbi iyileşme süresinin çoklu kırıkları da dikkate alınarak 12 aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12.02.2021 tarihli raporda, asgari ücret üzerinden % 42,2 maluliyet oranına göre PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre davacının 1.058,66-TL geçici iş göremezlik, 299.618,34-TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunun bildirildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacağı, ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekeceğinden alınan 21.09.2021 tarihli ek rapor ile, geçici iş göremezlik zararın 6.624,77-TL olduğu ve SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi olan 5.566,11-TL tenzil edildiğinde davacının geçici iş göremezlik zararının 1.058,66-TL olduğu, davacının toplam 338.473,25-TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunun bildirildiği, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 310.000,00-TL olduğu, alınan maluliyet ve kusur raporları ile aktüer ek raporunun zararın hesaplanması ve tespiti açısından denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının talep artırım dilekçesi göz önüne alındığında 300.676,99-TL tazminata hükmolunması gerektiği, davacı tarafından davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığından dava tarihinden itibaren ve kazaya karışan her iki aracın da hususi araç olması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile;"Davanın KABULÜNE; 300.676,99 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak (davalı sigorta şirketinin Sigorta Poliçesi ve Limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacının maluliyet oranına ilişkin çelişki bulunduğu, davacı muayene edilerek düzenlenen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 20.09.2017 tarihli raporunda sürekli maluliyeti bulunmadığının tespit edildiği, sonrasında herhangi bir muayene yapılmaksızın sadece tedavi evrakları incelenerek düzenlenen raporda ise %29 oranında maluliyetin bulunduğunun bildirildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda da sürekli maluliyet oranının %42,2 olarak belirtildiği, raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle ATK Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerekirken çelişki giderilmeksizin karar verildiği, kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği'ne göre rapor alınması gerektiği, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının net olarak belirlenmesi gerekirken kusur incelemesi yapılmadığı, müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik taleplerinin dikkate alınmadığı, yolcu konumundaki davacının, emniyet kemeri takmadığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, davacının hatır için taşındığı ihtimalinin değerlendirilmediği, tazminat hesabı yapılırken 1,8 oranında teknik faiz uygulanması gerektiği, progresif rant yöntemi uygulanmasının hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemenin; gerekçeli kararını dayandırdığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, kaza tespit tutanağının içeriğine, ceza mahkemesince yapılan yargılamanın kapsamına ve kazanın oluş şekline göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunun kabulünde hata bulunmamasına, kaldı ki, davacının, davaya konu kazaya karışan ...plaka sayılı araç içerisinde yolcu olması ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmaması nedeniyle, davalı sigorta şirketinin, müteselsil sorumluluğu gereğince, davacının zararının tamamından sorumlu olmasının gerekmesine, kaza tespit tutanağında, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olarak işaretlenmiş olması ve davalı tarafça, davacının emniyet kemeri takmadığının ispatlanamamış olması nedeniyle davacının, tazminat alacağından müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmamasına, davalı tarafça cevap dilekçesinde, hatır taşıması savunmasında bulunulmamış olması nedeniyle bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olmasında bir hata olmamasına, kaldı ki, davacının, davalıya sigorta araçta değil, karşı araçta yolcu olarak bulunmasına ve hatır taşıması indiriminin sadece, davacının yolcu olarak taşındığı araç yönünden uygulanabilecek olmasına göre, davacının tazminat alacağından hatır taşıması indirimi yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşmiş uygulamaları gereği, tazminat hesabı yapılırken teknik faiz indirimi uygulanamayacak olmasına ve TRH 2010 yaşam tablosunda, PMF 1931 yaşam tablosuna göre daha uzun muhtemel bakiye ömür süresi öngörülmesi nedeniyle davalı taraf aleyhine sonuç doğuracak olmasına, uygulamanın davalı lehine olmasına göre, davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf nedenleri yerinde değildir. (2)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli 2021/8548 E- 2022/2770 K sayılı ilamı)Dosya kapsamında yer alan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 20.09.2017 tarihli 1745 sayılı raporda, davacının, vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının bildirildiği,ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.04.2019 tarihli 6839 sayılı raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %29 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, davacı tarafça söz konusu rapora itirazda bulunulmayarak 11.06.2019 tarihli dilekçe ile dosyanın kusur ve hesap bilirkişisine tevdiinin talep edildiği,Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 30.12.2020 tarihli raporda; davacının, 11.07.2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen T12, L1, L2, L3 vertabra kırığı, kot kırıkları, sol el 1. parmak kırığı dikkate alındığında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli maluliyetinin %42,2 olduğu, tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğu, tıbbı iyileşme süresinin çoklu kırıklar dikkate alınarak 12 aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüş, ilk derece mahkemesince, maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin, davacının, %42,2 maluliyet oranını baz alarak hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmıştır. Somut olayda; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 20.09.2017 tarihli 1745 sayılı raporda, hangi Yönetmelik hükümlerinin uygulandığının belirli olmaması, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.04.2019 tarihli 6839 sayılı raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 30.12.2020 tarihli raporda ise, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmış olmasına göre, farklı Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, davaya konu kazanın 11.07.2016 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihi itibariyle sürekli maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanarak belirlenmesi gerektiği göz önüne alındığında, ilk derece mahkemesince, itiraza uğramayan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.04.2019 tarihli 6839 sayılı rapor ile belirlenen %29 sürekli maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabı yapılması gerekirken, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen %42,2 sürekli maluliyet oranı üzerinden yapılan tazminat hesabının hükme esas alınması hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, (davacı vekilinin, 17.03.2021 tarihli dilekçesi ile, hesaplama yöntemine itirazı bulunmadığını açıkça bildirdiği göz önüne alınarak 12.02.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, ıslah talebine konu PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamadaki diğer veriler aynı kalmak suretiyle, davacının sürekli maluliyetinin %29 olarak kabulü ile Dairemizce yapılan hesaplama ile belirlenen (6.624,77-TL geçici iş göremezlik zararı-5.566,11-TL SGK ödemesi) 1.058,66-TL geçici iş göremezlik tazminatı, (bilinen aktif dönem 27.542,25-TL+bilinmeyen aktif dönem 62.651,24-TL+bilinmeyen pasif dönem 115.705,37-TL) 205.898,86-TL sürekli iş göremezlik tazminatı) davanın kısmen kabulü ile, 1.058,66-TL geçici iş göremezlik ve 205.898,86-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 206.957,52-TL tazminatın dava tarihi olan 16.02.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak (davalı sigorta şirketinin Sigorta Poliçesi ve Limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/01/2022 tarih, 2020/227 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2) a/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2022 tarih, 2020/227 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜNE; 1.058,66-TL geçici iş göremezlik ve 205.898,86-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 206.957,52-TL tazminatın dava tarihi olan 16.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak (davalı sigorta şirketinin Sigorta Poliçesi ve Limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.137,27-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40-TL harç ile 1.023,00-TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 13.082,87-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, c/Davacı tarafından yapılan 31,40-TL peşin harç, 1.023,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ç/Davacı tarafça iş bu dava için yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 399,55-TL tebligat ve posta gideri, 562,00-TL ATK Masrafı ve 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.197,55-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 1.512,58-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına, d/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 madde hükmü gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, e/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 madde hükmü gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 3/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi 14/01/2026