11. Hukuk Dairesi 2023/3289 E. , 2024/5744 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1152 Esas, 2023/643 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/356 E., 2020/241 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğinden doğan haklara tecavüzün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın red…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3289 E. , 2024/5744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1152 Esas, 2023/643 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/356 E., 2020/241 K. Taraflar arasındaki eser sahipliğinden doğan haklara tecavüzün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müzik camiasında tanınmış bir bestekar ve ses sanatçısı olduğunu, müvekkiline ait "KAPUNDAKİ NARMİDUR? YANUNDAKİ YARMİDUR?" isimli eserin davalı tarafından izinsiz olarak sözleri değiştirilerek konserlerde ve çeşitli programlarda okunduğunu, sosyal paylaşım sitesi YouTube'da halen yayınlandığını, Musiki Eserleri Sahipleri Birliğine ait 12.07.2018 tarihli belge ile müvekkilinin eseri olduğunun belli olduğunu, söz konusu durumun müvekkilinin eserden kaynaklı haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek meydana gelen tecavüzün men'ine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun(5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca muhtemel gelirin üç katı tutarında tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çevresinde ve müzik camiasında Hülya ... ismi ile tanınan MESAM üyesi bir bestekar ve ses sanatçısı olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu eserin hiçbir sosyal ve görsel medya araçlarında seslendirilmediğini, davacı tarafından davaya dayanak yapılan YouTube paylaşımının kendisi tarafından yapılmadığını, ilgili videonun müvekkilinin rızası dışında kayda alınarak 27.02.2016 tarihinde internet ortamında paylaşıldığını, yüklenme tarihinden iki yıl sonra dava açılmasının kötüniyetli olduğunu, eserin müvekkili tarafından hiçbir ticari ve kar amacı güdülmeden arkadaş ortamında seslendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça bu eserin herhangi bir konserde veya satışa sunulan CD'de veya TV programında kullanıldığına dair bir delil bulunamadığı, internet ortamında yer alan CD görüntüsünde ise, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davacıya ait eserin musikisi ile aynı olan, ancak sözleri farklı bir şarkının davalı tarafından lokanta olduğu anlaşılan bir yerde bulunan dört kişilik bir masada çıplak sesle söylendiği, konser niteliğinde veya profesyonelce yapılan bir kayıt olmadığı, davalının davacıya ait eseri 5846 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde belirtilen şekilde umumi mahalde kullanmadığı, umum ifadesinin doktrinde "bir eseri kullanan ile eseri algılayan, yahut erişebilen, yahut da eseri algılayan kişilerle arasında şahsi bir ilişki yahut kişisel bağlantısı bulunmayan kişiler" olarak tanımlandığı, davalının aynı masada yemek yediği kişiler ile şahsi ilişkisinin olduğunun anlaşıldığı, böyle bir ortamda seslendirilen eser nedeniyle davacının eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz edilmiş sayılmayacağı, amatörce kaydedilen görüntülerin internet ortamına davalı tarafından yüklendiğinin de tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının daha önce kimseye dava açmadığı halde, müvekkilinin yıllarca birçok kişi tarafından okunan anonim eser olan "yazuktur günahtur" isimli eseri okuması ve Youtube'da yayınlanması nedeniyle müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/342 E., 2018/77 K. sayılı davasını ikame ettiğini, bu davada Youtube'da yayınlanması konusunda müvekkilinin ilgisinin tespit edilememesine rağmen müvekkili aleyhine karar verildiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasıyla aynı Mahkemenin 2018/493 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, davalının müvekkiline duyduğu kin, garez ve intikam alma duygusuyla misilleme yapmak için eserin bazı sözlerini değiştirerek, kameranın çektiğinden haberdar şekilde poz vererek, müvekkilinin bestesi ve müziği ile okuduğunu, eserin okunduğu yerin umuma açık mahallerden olan restoran olup, herkesin duyabileceği ses tonunda okunarak müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, Mahkemenin eksik ve hatalı inceleme ile ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporundaki hatalı yorum ve tespitlere dayanarak karar verdiğini, kararın gerekçesinde müvekkiline ait eserin musikisi aynı olan, ancak sözleri farklı bir şarkı olarak tanımlanmasının da hatalı olduğunu, davalının okuduğu eserde değiştirilen sözlerin birkaç harf ve bir kelimeden ibaret olduğunu, davacının restoranda, aralarında şahsi ilişki bulunmayan garson ve diğer müşterilerin duyabileceği ses tonunda okuyarak müvekkilinin haklarına tecavüz ettiğini, nitekim seslendirme esnasında videoda diğer müşterilerden de alkış aldığını, davalının cevap ve cevaba cevap dilekçelerinin süresinde verilmediğini, muvaffakatlarının olmaması nedeniyle karar verilirken dikkate alınamayacağını, davalının müvekkiline ait eseri seslendirerek "kuzey müzik" isimli YouTube kanalında yayınlatmasının tesadüf olmadığını ve kötüniyetli olduğunu, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca tazminat talepleri için kusur şartının zorunlu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin davaya süresinde cevap vermediği iddiasına yönelik olarak; davalı vekilinin iki haftalık cevap süresi içerisinde süre uzatım talebinde bulunduğu, Mahkemece cevap süresinin bittiği 01.09.2018 tarihinden itibaren iki hafta ek cevap süresi verildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinin bu sürenin son günü olan 17.09.2018 tarihinde ibraz edildiği, davacının davaya konu eseri 08.12.2015 tarihinde MSG veri tabanına kayıt ettirdiği, eser bildirim belgesinde sözlerinin anonim olduğunun beyan edildiği, davacının besteci sıfatıyla eser sahibi olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki husumet iddiasının davanın sonucuna etkisi bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda, davalının beyanına göre arkadaş ortamında yemek yediği restoranda masada oturduğu yerden davacıya ait eseri seslendirdiği, telefon kamerasıyla amatörce kayda alındığı, davalının YouTube'da yayınlanan videoyu yüklediğine dair veri bulunmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince bir eserin doğrudan veya dolaylı her türlü temsilinin değil, ancak "umuma arz edilmek üzere gerçekleşen" temsilinin eser sahibine ait olduğu, davalının videonun YouTube' a yüklenmesi noktasında dahli ispat edilemediğinden, davalının davacıya ait eseri umuma açık olmayan bir mahalde seslendirmekten ibaret eyleminin, davacının eser hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, videonun Kuzey Müzik tarafından yüklendiğinin anlaşıldığının belirtildiği, gerçekten de davalının eyleminin restoranda yemek sırasında çekildiği, davacının eserinin izinsiz olarak temsil edildiğinden bahsedilemeyeceği davanın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının istinaf sebeplerini karşılayan gerekçeler içermediğini, gerekçenin matbu ve soyut olduğunu, davalının videonun yayınlanmasıyla maddi ve manevi menfaat elde ettiğini, videoda yüksek sesle söylendiğinin ortada olduğunu, kaldı ki masadakilerin de arkadaşı olduğunun davalı beyanına dayandığını, Mahkemenin 05.09.2019 tarihli 1 nolu ara kararında davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığının tespit edildiğini, davalının videonun çekildiğinden haberdar olduğunu, bir an için davalının dahli olmadığı düşünülse de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 3 katı tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının davacıya ait eser sahipliğinden doğan haklarını ihlal edip etmediği ve bu doğrultuda maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerindeliğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2.5846 sayılı Kanun'un 24, 25 inci maddeleri ile 66 ncı maddesi ve devam hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.