TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2024/516 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara karara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1199 Esas - 2025/1005 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1199 KARAR NO : 2025/1005 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2024/516 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/07/2024 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 5 ortaklı olup, hisselerinin nama yazılı olduğunu, senede bağlanmadığını, şirket sermayesinin 200.000 paya ayrıldığını, 10.000.000,00 TL olduğunu, sermayenin tamamının ödendiğini, 5 ortaklı aile şirketinin 79.600 payının müvekkili ...'a, 2.000 payının müvekkili ...'a, 18.400 payının dava dışı ...'a, 85.700 payının dava dışı ...'a, 14.300 payının dava dışı ...'a ait olduğunu, şirketin zamanında yapılmayan 2022 ve 2023 olağan genel kurulları toplantılarının, olağanüstü genel kurul toplantısı olarak 20.07.2024 günü yapıldığını, bu toplantıda üç kişi olan yönetim kurulundan ... ve ...'un ibra edilip, ...'un ibra edilmediğini, aynı genel kurulda ..., ... ve toplantıda ibra edilmeyen ...'un tekrar yönetim kuruluna seçildiğini, ancak genel kurul toplantısında ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesinin aynı toplantıda tekrar yönetim kurulu üyeliğine aday olamayacağını, seçilemeyeceğini, muhalefet şerhi ile alınan bu karara itiraz edildiğini, ibra edilmeyen, ibra etmeyen iki ortakla (baba ve küçük kardeşi) birçok hukuki ihtilafı ve menfaat uyuşmazlığı olan, defalarca ibra etmeyen iki ortakla adliyeye intikal eden kavgaları olan, aynı zamanda görme rahatsızlığı olan ...un (İşi para alış verişi olan şirkette) yönetim kurulu üyesi olarak şirketi tek başına temsil ve ilzam edebilmesinin şirket ve ortakları olan müvekkilleri ... ve ... açısından son derece sakıncalı olacağı ve yapılacak icraatlardan zarar görme ihtimalleri olduğunu, 5 ortaklı aile şirketi olarak uzun yıllar döviz alım satım ticareti yaptıklarını, şirketin 50/100 hissesinin ... ve ...'a, 50/100 hissesinin de ... ve çocuklarına ait olduğunu, ... ve büyük oğlu ... arasında bazı parasal nedenlerle ihtilaf çıktığını, ... dükkandan ayrıldığını, dükkanı ... ve küçük oğlu ... yönetmeye devam ettiğini, şirketin büyük ortağı ve kurucusu babası ... ve kardeşi ... arasında adliyeye intikal etmiş birçok ihtilaf mevcut olduğunu belirterek davalı şirketin 20.07.2024 tarihinde yapılan 2022-2023 yıllarına ait olağanüstü genel kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulu üyesi ...'un tekrar yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde ayrıca dava dışı ...'un yönetim kurulu üyeliğinin ihtiyati tedbir kararı verilerek dava sonuna kadar engellenmesine, TTK'nun 449. maddesi gereğince dava sonuna kadar ...'un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin önlenmesi, şirketi temsil ve ilzamının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; her ne kadar dava konusu genel kurul kararı yönünden ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de; dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı, dava dilekçesinde tedbir istemine dayanak olarak ileri sürülen maddi ve hukuki olgularının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamında davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin 11/09/2024 tarihli ara karar tarihinden sonraki delil durumu itibariyle de tedbir isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı anlaşılmakla; açıklanan gerekçelerle yasal koşulları oluşmayan istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara yönelik istinaf itirazlarının yanı sıra ihtiyati tedbirin HMK'nun 390. maddesinde düzenlendiğini, mahkemece 19/02/2025 tarihli duruşmada önce ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, 390. maddede ihtiyati tedbirin kabulü için yaklaşık ispat koşuluna uygun delil aradığını, oysa iddiaların ispatını gösteren bütün delillerin toplandığını, ortada mahkeme kararları, C. Savcılığı kararları, fotoğraflar, video kayıtları, anne ve baba ifadeleri ve iddiaları ispat eden birçok delil dosyaya toplanmışken mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesinin doğru olmadığını, zorbalıkla her şeyi halledeceğini zanneden ...'un işinin şirket ortakları annesini ve babasını ölümle tehdit etmeye kadar vardırdığını, dosyaya sunulan fotoğraf ve kayıtların bu şahsın hukuk dışı her davranışı yapabileceği ihtimalini kuvvetlendirdiğini, 19/02/2025 tarihli duruşmada ...'un taşkınlıkları sebebiyle mahkemenin iki defa bu şahsı duruşmadan çıkarmak zorunda kaldığını, maalesef bu durumun duruşma zaptına geçirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasının yanı sıra, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair mahkemenin 19/02/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak HMK'nun 390. maddesi gereğince ...'un yönetim kurulu üyeliğinin ve şirketi temsil ve ilzamının dava sonuna kadar önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK 449. maddesine göre tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Öte yandan kanun koyucu TTK'nun 449. maddesi ile şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/09/2025 Başkan- ... Üye - ... Üye - 10475 Zabıt Katibi -... ... ... ... ...