T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1381 - 2026/434 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/1381 KARAR NO : 2026/434 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1381 - 2026/434 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/1381 KARAR NO : 2026/434 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/637E., 2021/176K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/02/2026 YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 23/07/2016 tarihinde davalının iş yerinde çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak elektrik direğinden düşmesi sonucunda yaralandığını, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkil işçi için Ferdi Kaza Sigorta poliçesi yapıldığını ileri sürerek geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı için 1.000,00 TL, bakıcı ihtiyacı için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bedel artırım dilekçesi ile geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatı 150.000,00 TL, bakıcı gideri tazminatı 150.000,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili özetle: Görev ve yetki itirazında bulunarak dava konusu poliçeden dolayı 126.000,00 TL ödeme yapıldığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince "...Davalı tarafından düzenlenen ferdi kaza sigorta poliçesinde sigortalının ... Elektrik San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, ekli listedeki kişilerin ferdi kaza sigortası kapsamında sigortalandıkları, dava konusu iş kazası ile ilgili işçi ...'in sürekli sakatlık teminatının 150.000,00 TL ve tedavi giderinin 150.000,00 TL olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Ankara Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20/03/2020 tarihli raporda ...'in geçirdiği kaza sonrası % 92 oranında iş gücü kaybına uğradığı ve devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğu belirtilmiştir. Ferdi kaza sigortası poliçesi kapsamında davacının iş kazası nedeniyle talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 19/08/2020 tarihli raporda, davacının geçirdiği iş kazası sonucunda % 92 özürlü olduğu, yaralanmanın niteliğinin T12 ve L1 vertebrada kompresyon fraktürü nedeniyle paraplejik (felç) hale geldiği, idrar ve gaita kontrolünün olmadığı, bu arazın ferdi kaza sigortası daimi maluliyet cetvelinde karşılığının % 100 malul sayılması anlamına geldiği, bu nedenle davacının ferdi kaza sigortası genel şartları 1 ve 2. Maddesi dikkate alındığında teminat limiti olan 150.000,00 TL maluliyet tazminatı ile 150.000,00 TL bakıcı gideri-tedavi gideri zararının talep edebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu teknik verilere uygun olup, ferdi kaza sigortası poliçesi genel şartları hükümleri ve sigorta türünün meblağ sigortası olması da dikkate alınarak davacının kaza nedeniyle % 100 oranında iş gücü kaybına uğradığı ve yaşamı boyunca başka birinin bakımına ihtiyaç duyduğu anlaşıldığından her iki teminat kapsamında ayrı ayrı 150.000,00 TL'nin davalıdan talep edebileceği, anlaşılmış, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde her ne kadar 126.000,00 TL'nin ödendiği belirtilmiş ise de davalı vekili tarafından sunulan 14/03/2018 tarihli beyanda ödemenin hazırlandığı ancak davacı tarafından kabul edilmemiş olduğu belirtildiğinden davanın talep edilen tazminat tutarları yönünden kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, bakıcı gideri zararının hiçbir şekilde tedavi masrafları kapsamında değerlendirilmediğini, ferdi kaza genel şartları kapsamında bakıcı gideri tedavi gideri teminatı kapsamına alınmadığını, kaldı ki poliçelerinde tedavi gideri için ayrıca teminat verildiğine dair özel şart da bulunmadığını, genel şartlarda tedavi giderlerinin hangi harcamalara ilişkin olduğunun açıkça sayıldığını, davacı tarafından iki kere ıslah yapıldığını, kurulan hükmün ikinci ıslah yasağına aykırı olduğunu, avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından grup ferdi kaza sigortası yapılan işyerinde iş kazası nedeniyle yaralanan ve malul kalan davacı işçinin sürekli sakatlık tazminatı ve tedavi gideri (bakıcı gideri ) talebine ilişkindir. Kaza sonucu beden ve ruh sağlığı bozulan kişinin iyileşmesini sağlamaya veya hastalık ya da sakatlığının artmasını önlemeye yönelik tüm harcamalar genel anlamda “iyileştirme giderleri”dir. İyileştirme kavramı tedavi sözcüğünden daha geniştir. Yargıtay’ın kimi kararlarında “tedavi ve bununla ilgili giderler” ya da yalnızca “iyileştirme giderleri” denilerek, dar anlamdaki tedavi giderlerini aşan bazı harcamaların varlığı belirtilmek istenmiştir. İyileştirme, beden ve ruh tamlığı bozulan kişinin eski sağlığına kavuşması ya da tıp tekniğinin bütün olanaklarının kullanılmasından ve denenmesinden sonra tedavinin sona erip, beden bütünlüğünde kesin ve kalıcı bir eksilmenin ortaya çıkması durumudur. Tedavi, iyileştirme için her türlü sağaltım yollarına başvurulmasıdır. Tıp biliminin bütün olanaklarının kullanılması, ameliyat zorunluysa ve kaç kez yapılacaksa gereğinin yerine getirilmesi, her türlü aygıt ve ilaçların denenmesi, hastayı ayağa kaldırmak ve sağlığına kavuşturmak için ne yapılması gerekiyorsa hepsinin olabildiğince yerine getirilmesidir. Tedavi giderleri, hastane, klinik, sağlık yurdu dispanser gibi hasta bakım yerlerine ödenen paralar; hekim, hemşire, hastabakıcı, iğneci, pansumancı fizyoterapist, psikoterapist gibi tedavi edenlere ve yardımcılarına ödenen ücretler; ilaç, serum, kan, iğne ve çeşitli tahlil giderleri; röntgen, ultrason, tomografi gibi görüntüleme aygıtları ile, elektro ve benzeri denetleme aygıtlarına ve diyaliz makinesine ödenen paralar; her türlü ameliyat, yoğun bakım, ambulans ve ilkyardım giderleri; ortopedik aygıtlar, protez, takma organ bedelleri ve bunların yenilenmesi için yapılan harcamalar; tekerlekli sandalye, havalı yatak, koltuk değneği, baston gibi kullanılması zorunlu nesnelere ödenen paralar ve benzerleridir. İyileştirme giderleri, doğrudan tedavi giderlerinin yanı sıra, tedavi süresince ve sonrasında yapılması zorunlu olan giderler olup, bunlar arasında refakatçı, özel bakıcı ve özel beslenme giderleri; hastanın ve yakınlarının hastanelere, sağlık kurumlarına,doktor muayenehanelerine, fizik tedavi yerlerine gidip gelme yol giderleri; hastanın başka bir şehirde veya yurt dışında tedavisi gerekiyorsa, kendisinin ve yakınlarının otomobil, otobüs, tren uçak gibi taşıt ve her türlü yol giderleri; tedavi için gidilen yerde hastanın ve yakınlarının otel, lokanta, ulaşım gibi barınma ve beslenme giderleri; hekimlerce gerekli görülmesi durumunda kaplıca, ılıca, dağ veya deniz kıyısı gibi hava değişim yerlerine ödenen paralar; tedavinin sonuçlanmasına karşın, bir süre toplu taşıma araçlarına binemeyecek veya kendi aracını kullanamayacak olan kişinin ulaşım için fazladan harcayacağı paralar ve benzerleridir. Doğrudan tedavi giderleri dışında, yan giderler olarak nitelediğimiz bu harcamaların, zorunlu ve gerekli olduğunun kanıtlanması istenemeyeceği gibi, bir yarar görülmüş olması da koşul değildir. Ancak yararlı olacağı sanısıyla yapılmış olmalı ve iyiniyet kuralları aşılmamalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde, Mahkemece, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının %100 oranında maluliyetinin bulunduğunun, davacının sakatlık tazminatına hak kazanacağının, davacının bakıcı gideri talebinin tedavi gideri olarak kabulünde hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Tedavi giderlerinde sorumluluk süresi genel şartlarda düzenlenmiş olup buna göre “Tedavi masraflarının da sigorta teminatına dahil olduğu poliçede ayrıca belirtilmiş olması şartı ile sigortacı, kaza gününden itibaren bir yıl süresince ödenecek doktor ücreti ile ilaç, radyografi, banyo, masaj, hastahane ve diğer tedavi masraflarını (nakil ücretleri hariç) poliçede bu teminat için tesbit olunan tutara kadar öder” denilmiştir. Dolayısıyla mahkemece davacının tedavi gideri kapsamında bir yıllık bakıcı giderini isteyebileceği bu miktarında alınan bilirkişi raporuna göre 9500.76 TL olduğu gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca hükmün kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, 150.000 TL iş gücü kaybı-sakatlık tazminatı ile 9500,76 TL bakıcı-tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/637E., 2021/176K. sayılı, 12/03/2021 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre: "1-Davanın Kısmen KABULÜNE, 150.000,00 TL iş gücü kaybı-sakatlık tazminatı ile 9.500,76 TL bakıcı-tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 10.895,50 TL harçtan bedel artırım harcı olarak yatırılan 1.020,00 TL'nin düşümü ile eksik alınan 9.875,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından bedel artırım harcı 1.020,00 TL, vekalet harcı olan 4,60 TL harcın toplamı olan 1.024,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 214,60 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 1.214,60 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 645,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, II-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine. III-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/02/2026 Başkan Üye Üye Katip