11. Hukuk Dairesi 2023/3894 E. , 2024/6252 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1650 Esas, 2023/551 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/669 E., 2019/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3894 E. , 2024/6252 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1650 Esas, 2023/551 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/669 E., 2019/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 1995 yılında promosyon sektöründe çalışmaya başladığını, İstanbul Kalem Sanayi, “Tombiko” özel klips tasarım modeli ile Amerika’daki Newyork Incentive Show 2000’de yılın en iyi en yeni promosyon ödülü olan “Kristal Elma Ödülü”nü aldığını, promosyon sektörünün “kalem ve yan ürünleri” konusunda dünyadaki bilinen firmalar arasında olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli olan 2016/06539 (13) sayılı tasarım tescil belgesi ile korunan “Kalem Kapağı"nın ayırt edilemeyecek derecede benzeri ürünlerin, davalılar tarafından piyasaya sürüldüğünü ve bazı kataloglarda satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından üretilip piyasaya sürülen Batı Promosyon 2018 kataloğunun 48 inci sayfasında yer alan THK 200, THK 300, THK 400 kod numaralı ürünlerin, Simetri Promosyon'un 2018 kataloğunun 172 ve 173 üncü sayfalarında yer alan 3008, 3010 ve 3102 kodlu ürünlerin, Özer Promosyon'un 2018 kataloğunun 35 ve 36 ncı sayfalarında yer alan OZR 1510-OZR 1512 ve OZR 1518 kodlu ürünlerin, Cennet Matbaasının 2018 kataloğundaki 36 ncı sayfasında yer alan 1129 kod numaralı ürünlerin dış görünüşlerinin müvekkili tasarımı ile birbirleriyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun, tasarımların bilgilenmiş kullanıcılar üzerinde bıraktığı genel izlenim bakımından belirgin benzerliklerin bulunduğunu, bu fiillerin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin piyasada oldukça talep gören tasarımına konu ürününün davalı firma tarafından taklit edilmesi sebebiyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek davalı eylemlerinin müvekkili şirket adına kayıtlı 2016/06539 (13) numaralı ve 2012/7142-1-2 ve 4, 2016/03180 ve 2016/03183 sayılı tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tescilli tasarım hakkına tecavüzün durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, bu bağlamda koruma altına alınan ürünlerin davalı tarafından üretilmesinin, piyasaya sunulmasının ve ihraç edilmesinin engellenmesi, piyasadaki ürünlerine, satışa sunuldukları ve ticari amaçla elde bulunduruldukları yerlerde, serbest liman, serbest bölge ve gümrüklerde el konulmasına, imha edilmesine, davalı tarafın müvekkili şirketin tescilli tasarım hakkına karşı haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" hükmüne istinaden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıdan 1.000,00 TL maddi tazminatın davanın açılış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardan beri başta "kalem" olmak üzere promosyon ve yazım gereçleri alanında faaliyet gösteren maruf ve bilinen bir şirket olduğunu, ürünlerinin tamamına yakınının tescilli ürünler olduğunu, müvekkilinin ticari hayatının hiç bir döneminde iktisadi rekabeti haksız suretle ihlal etmediği gibi davacı şirketle de hiç bir zaman haksız rekabet içinde olmadığını, 2016/06539 nolu tasarım tescil belgesinin davacı adına tescilli olmadığından bu tasarım tescil belgesi bakımından davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, tescil konusu tasarımla müvekkilinin ürünleri arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, dava dilekçesiyle birlikte talep edilen tespit üzerine müvekkilinin işyerinde yapılan inceleme ve bu inceleme sırasında bilirkişilere teslim edilen örnek kalem numuneleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde kalem tasarımları arasında benzerlik olmadığının tespit edildiğini, dava konusu yapılan kalem tasarımlarının ortak özelliğinin her ikisinde de yaprak şeklinde bir klips formunun bulunmasından ibaret olduğunu, bu ortak özellik dışında tasarımlar veya ürünler arasında hiç bir benzerlik olmadığını, yaprak şeklindeki klips formunun kalem üzerine ilk yerleştiren, yine yaprak şeklinde silgi tasarımının ilk defa tasarım tescil belgesiyle tescil altına alanın müvekkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 016/06539 nolu tasarım tescil belgesinin davacı adına tescilli olmadığı, davacı adına tescilli 2012/07142 (1), (2) (4) numaralı, 2016/03183 numaralı, 2016/03180 numaralı tasarım ile davacı tarafından sunulan kataloglarda yer alan ürünler ve arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu ve davalı firmanın adresinde yapılan tespitte var oran ürünler arasındaki benzerliğin bilgilenmiş kullanıcı tarafından fark edilmesinin güç olduğu, farklı olarak algılandıkları, bu durumda tasarım hakkına tecavüzün, haksız rekabetin varlığının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, ürünün dış görünümü itibariyle birebir aynısı olan veya sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren dış görünüme sahip tasarımlar aynı tasarımlar olarak kabul edilir. Aynı olmayan ve küçük ayrıntıların ötesinde farklı olan sonraki tasarımların, önceki tescilli tasarıma tecavüz niteliğinde olup olmadığının ise “ayırt edicilik incelemesine göre tespiti” gerekir. Sonraki tasarım genel izlenim itibariyle öncekine nazaran ayırt edici unsurlara sahip değilse sonraki tasarımın önceki tasarıma tecavüz halinde olduğunun kabulü gerekir. Tasarım hakkına tecavüz davalarında tescilli tasarımın, kendinden önceki tasarımlara göre yeni ve ayırt edici unsurları dikkate alınarak bilgilenmiş son kullanıcı tarafından algılanan genel izlenime göre değerlendirme yapılmalıdır. Bir tasarımda “zorunlu işlevsel unsurlar” tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınmaz. Seçenek özgürlüğünün geniş olduğu bir ürün kategorisinde, önceki tasarımlara yaklaşmak tecavüz tehlikesini arttıracaktır. Tasarıma tecavüz davalarında öncelikle karşılaştırılan tasarımların ortak noktalarının tespiti, akabinde de ayrışan unsurların ortaya konularak karşılaştırma yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında her ne kadar dava konusu tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim itibariyle farklılık bulunduğu kanaatine varılmışsa da, yapılan tespit tasarımlar arasındaki belirgin ortak özelliklerinden ziyade ayrıntı farklılıklardan yola çıkarak yapılan incelemenin sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Ortalama bilgilenmiş kullanıcı kitlesinin umumi bakış açısı nazara alındığında ve dava konusu "kalem kapağı ve kıskacı tasarımlarının" seçenek özgürlüğünün geniş olduğu bir ürün kategorisinde yer aldığı da gözetilerek yaprak figüründen oluşan tasarımlar arasında küçük farklılıklardan oluşan damar sayısı, renk tonu, damarın oluşturduğu yükselti yada çukurluk vs. bulunmasının tasarımlar arasındaki benzerliği kaldırmadığı ve ayırt ediciliği de sağlamadığının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.