11. Hukuk Dairesi 2016/2529 E. , 2017/5256 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2015 tarih ve 2014/52-2015/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2016/2529 E. , 2017/5256 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2015 tarih ve 2014/52-2015/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkil şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu ve hesabından değişik tarihlerde sahte talimatlar ile ödemeler yapıldığının tespit edildiğini, talimatlardaki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 150.000,00 TL'nin çekildiği tarihten itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan ve işlemleri gerçekleştiren diğer davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili; davacının hesabındaki işlemlerin 2012 yılı Nisan ayından itibaren 2013 yılının Haziran ayına kadar yalnızca diğer davalı ... tarafından sunulan imzalı talimatlarla gerçekleştirildiğini, bu işlemlerin sahteliğinin ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bankadan talimat yoluyla çekilen paraların şirket faaliyetlerinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, talimatla çekilen paraların yine şirket için kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın farklı tarihlerde diğer davalı bankanın davacı şirkete ait hesabından toplamda 178.900,00 TL parayı çektiği ve bunun 124.900,00 TL'sini davacı şirket hesabına kullanıldığı, bakiye kalan kısmının nereye kullanıldığının tespit edilemediği, davalının davacı şirkete ait şirket hesabından vekaletsiz işgören olarak para çekerek kullandığı, davacı şirket hesabına çalışan ve davacı şirket müdürünün oğlunun çektiği paralardan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacı şirket temsilcisinin para çekilmesine zımnen icazet verdiği, davalı ... tarafından çekilen paraların büyük bir kısmının davacı şirket adına kullanıldığı ve şirket hesabına girdiği sabit olup ayrıca davalı tarafından çekilen bedellerin 27/04/2012 ile 30/05/2013 tarihleri arasındaki uzun bir süreçte kullanıldığı, davacı şirketin bu bedellerin davalı tarafından çekildiğini bilmemesinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.