6. Ceza Dairesi 2010/7128 E. , 2013/6675 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Pendik 1.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yüzüne karşı verilen 07.05.2007 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, “kararın tebliği veya tefhiminden itibaren” başlayaca
**6. Ceza Dairesi 2010/7128 E. , 2013/6675 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Pendik 1.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yüzüne karşı verilen 07.05.2007 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, “kararın tebliği veya tefhiminden itibaren” başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından; Pendik 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.05.2007 gün ve 2007/150 Müt. sayılı “Temyiz talebinin reddine” ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Hırsızlık suçunu işlemek için mağdurun otomobilinin direksiyon kilidini kıran sanık hakkında, suç tarihi itibariyle mala zarar vermek suçundan zamanaşımı içerisinde yerinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş; Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Kilitlenmek suretiyle koruma altına alınarak, sokak üzerinde park halinde bırakılan otomobilin, “adet veya tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya” niteliği bulunmadığından, 5237 sayılı TCK’nn 142/1. madde ve fıkrasının (b) bendi yerine (e) bendi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; hırsızlık suçundan verilen hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1-2-3. fıkralarında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin cezanın infazı aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, yargılama giderlerinin müteselsilen tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.