11. Hukuk Dairesi 2023/4123 E. , 2024/5911 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 Esas, 2023/896 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/946 E., 2022/942 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi …
**11. Hukuk Dairesi 2023/4123 E. , 2024/5911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 Esas, 2023/896 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/946 E., 2022/942 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan "Karşılıklı Alım Satım ve Kiralama Sözleşmesi" ile müvekkili şirketin "Organize Sanayi Balgesi .... Cadde No:13 Melikgazi/Kayseri" adresinde faaliyet gösterdiği fabrika sahasında yer alan ve sözleşme eki listede ayrıntılı olarak listelenen makinelerin ve tescilli ASROYAL ürün markasının, sözleşmeye yer alan şart ve koşullarda karşılıklı olarak anlaşmaya vardıkları bir alım ve satımı ile fabrikanın bulunduğu, müvekkili şirketin maliki olduğu gayrimenkulün davalı tarafından kiralanmasına ilişkin anlaştıklarını, sözleşme ile müvekkiline teslim edilmesi gereken çeklerin hangi borca karşılık, devirlerin hangi aşamasında verileceği, çeklerin vade tarihleriyle birlikte açık bir şekilde kararlaştırıldığını, sözleşmenin 2 nolu ekinde yer alan vade ve tutarlara göre 84 adet çek ile müvekkile teslim etmek suretiyle yapacağını, çeklerin ilk 42 tanesini sözleşme uyarınca marka devri yapıldıktan ve tapuya davalı Formet adına şerh işlemi tamamlandıktan sonra teslim edeceği, kalan 42 adet çekin ise davalı Formet'in gayrimenkule taşındıktan sonra teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, karşı tarafla akdedilen sözleşme gereği vadesi geldiği halde teslim edilmeyen çekler bulunduğunu, davalının müvekkili şirkete teslim etmesi gereken; 30.11.2020 tarih ve 111.500,00 TL bedelli, 31.12.2020 tarih ve 111.500,00 TL bedelli 31.01.2021 tarih ve 155.500,00 TL bedelli, 28.02.2021 tarih ve 155.500,00 TL bedelli, 31.03.2021 tarih ve 155.500,00 TL bedelli, 30.04.2021 tarih ve 155.500,00 TL bedelli, 31.05.2021 tarih ve 155.500,00 TL bedelli olmak üzere 7 adet çek bedeline ilişkin 1.052.244,65 TL miktarındaki alacak, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2021/30566 Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuşsa da davalı şirket tarafından 14/07/2021 tarihinde yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, müvekkili tarafından takip öncesi, davalı şirketin sözleşme edimlerini yerine getirmesi hususunda gerek yazılı gerekse de sözlü olarak yapılan iyi niyetli çabalara rağmen davalı tarafça müvekkili şirkete teslim edilmesi gereken hem icra takibine konu olan hem de takip dışı diğer çeklerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, başlatılan icra takibine de haksız olarak davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu bildirerek itirazın iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme ile davacı, maliki bulunduğu taşınmazı müvekkile kiralamayı, sözleşme ekinde listesi bulunan makineleri ve "ASROYAL" markasını müvekkiline devretmeyi üstlendiğini, ayrıca davacının tüm bu edimlerinin yanında bir takım yükümlülükleri de yerine getirmesi gerektiğinin sözleşmede açık düzenlendiğini, bu yükümlülüklerin sözleşmenin esaslı unsuru olarak kabul edildiğini, dava dilekçesinde öne sürülenlerin aksine davacının, sözleşmeye konu makinelerin önemli bir kısmını teslim etmediğini, bu durumun teslim hususunda ispat yükünü üzerinde taşıyan davacının birçok delil sunup, sözleşme ekindeki 973 kalemden oluşan makine listesini ve bu makinelerin tamamının teslim edildiğini gösterir hiçbir delil sunamamış olmasından rahatlıkla anlaşıldığını, makineleri eksiksiz bir biçimde teslim etmeyen davacının taşınmazın tapu kaydına mütemmim cüz olarak işlenmiş makinelerin üzerindeki şerhi de kaldırmadığını, hatta söz konusu şerhi kaldırmaksızın taşınmazı üçüncü bir kişiye devrettiğini, bu hususun taşınmazın tapu kayıtları ile sabit olduğunu, davacının makineleri eksiksiz teslim etmemesi, makinelere ilişkin tapudaki şerhi kaldırmaması ve üstüne üstelik söz konusu şerh kaldırılmaksızın taşınmazı üçüncü bir kişiye devretmesi nedeniyle müvekkilinden herhangi bir çekin bedelinin talep edilemeyeceğini, tam aksine halihazırda yapılmış olan ödemelerin müvekkiline iade edilmesinin sözleşmenin 6. ve 13. madde hükümlerine uyduğunu, çeklerin iade edilme sebebine dair öne sürülen iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, söz konusu çeklerin iade edilmesinin sebebinin, davacının makinelerinin önemli bir kısmını teslim edememesi nedeniyle müvekkilinin bir türlü üretime tam anlamıyla başlayamaması, bu mağduriyetin davacı tarafça giderilememesi, bu durumdan kaynaklı müvekkilinin büyük bir zarara uğraması, uğranan bu zarar karşılığında uyuşmazlık konusu çeklerden kaynaklı borçların karşılıklı anlaşmayla sona erdirilmesi olduğunu, davacı tarafça sonradan müvekkile iade edildiğini, borç senedinin borçluya geri verilmiş olmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca borcun sona erdiğine karine teşkil ettiğini, dolayısıyla eldeki davada, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacının senedin iade edilmiş olmasına rağmen borcun sona ermediği hususunu ispatla mükellef olduğunu, bunun yanı sıra taşınmazı üçüncü bir kişiye devreden davacının devir sonrasına ait kira bedellerini talep hakkına sahip olmadığını, müvekkilinin davacı uhdesinde alacağının bulunduğunu beyan ederek kötü niyetli ve mesnetsiz davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan "Karşılıklı Alım Satım ve Kiralama Sözleşmesi" kapsamında davacının maliki bulunduğu taşınmazı davalı şirkete kiralamayı, sözleşme ekinde listesi bulunan makineleri ve "ASROYAL" markasını da davalıya devretmeyi, davalının da bu devirlere karşılık 84 adet çek ile ödeme yapmayı üstlendiği, işbu davada, davacı taraf, davalının daha önce kendisine teslim etmiş olduğu işbu dava konusu çeklerin de yer aldığı çekleri fabrikanın arazisinin de satın alınacağı ve bunun için yeni bir satış bedeli belirleneceği vaadiyle geri aldığını, ancak satış gerçekleşmediği halde tekrar kendisine teslim etmediğini ileri sürerek bu çekler yönünden davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davacı her ne kadar çeklerin davalıya iadesinin sebebi olarak davalının fabrikanın bulunduğu araziyi satın almayı vaat etmesi nedeniyle taşınmazın bedelinin güncellenmesi için olduğunu ileri sürmüşse de, alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında çeklerin iadesinin asıl nedeninin davacı tarafça sözleşme gereği edimlerini süresinde ve eksiksiz olarak yerine getirmemesinden kaynaklandığının belirlendiği, bu hususun gerek bilirkişi raporu ile gerekse dosya arasında bulunan davacı tarafın delil olarak dayandığı mail yazışması içeriği ile, davalı tarafın davacıya dürüstlük kuralına uygun hareket etmediği anlamına gelen beyanları ile sabit olduğu, Halkbank A.Ş.'nin 09.05.2022 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde davaya ve icra takibine konu edilen 7662084, 7662085, 7662086, 7662087, 7662088, 7662089, 7662090 ve 7662091 seri numaralı çeklerin keşidecisi olan davalı şirket tarafından iptal edilmesi için Kayseri Ticari Şubeye teslim edildiği, çeklerin banka sisteminden iptal edildiği, davaya ve icra takibine konu edilen 8 adet çekin muhatap banka olan Halkbank'a davalı şirket tarafından iade edildiği ve banka tarafından çeklerin iptal edildiği, söz konusu çekler iptal edildiği için de davacı şirkete ödenmediği, davalı şirketin 30.04.2015-31.10.2020 tarihleri arasında düzenlenmiş olan 67 adet çekin tamamını ödediğinin ödeme dekontlarından anlaşıldığı, ayrıca davacı Şule Dayanıklı Tüketim Malları Üretim Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinde dava tarihi olan 13.06.2019 tarihi itibarı ile davalı şirketin davacı şirketten 310.828,05 TL alacaklı olduğu, dolayısıyla davacının söz konusu çeklerden dolayı davalıdan alacağının bulunmadığı, davacının davaya konu çekleri davalıya iade ettiği dosya kapsamı ile sabit olup, 6098 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi gereği borcun sona ermiş sayıldığı, aksini ispatlayacak herhangi bir somut delilin dosyaya ibraz edilmediği, davacı taraf yemin deliline dayanmış olduğundan davalı şirket yetkilisinin 13.12.2022 tarihli duruşmada yemini yaptırılmış olup, davalı şirket yetkilisi duruşmadaki beyanında da icra takibine konulan çeklerden dolayı davacıya borcu olmadığını beyan ettiği, davacının davalıdan alacağın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca açılan hazırlanan yemin metnine riayet edilmeden açıkça hukuka ve yasaya aykırı şekilde hareket edildiğini, taraflar arasında akdedilen karşılıklı alım satım ve kiralama sözleşmesi uyarınca müvekkili şirkete 84 adet sıralı çekin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davaya konu 7 adet taşınmazın satın alınacağı vaadi ile kandırılmak sureti ile iade edildiğini, dava konusu çeklerin fabrikanın satın alınacağı vaadi ile iade alındığının mail yazışmaları ile sabit olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka ve yasaya aykırı olmakla birlikte rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına taraf vekillerince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.