11. Hukuk Dairesi 2011/13128 E. , 2012/20484 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2008/130-2010/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13128 E. , 2012/20484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2008/130-2010/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin 1950'li yıllarda alınmış 5.000 Eski Türk Lirası değerinde 50 adet nama yazılı hisse senedi ile davalı bankaya ortak olduğunu, bankanın 1969-2003 yılları arasında hissedarlarına kâr payı ödemediğini, kâr paylarının 1984 yılına kadar bankada kaldığını, sermayeye eklenen kâr paylarının karşılığı olarak paydaşlara bedelsiz hisse senedi verilmesi gerektiğini, temettülerin 1984 yılından sonra da Hazineye devredildiğini, kâr payının ödenmemesine yönelik uygulamaların mutlak butlanla batıl olduğunu, siyasi otorite tarafından 1982-2001 yılları arasında genel kurul onayı da olmadan KİT haline getirilerek genel kurullarının yaptırılmadığını, TTK hükümlerine aykırı olarak ana sözleşmesinin tek taraflı değiştirildiğini, genel kurullarının nama yazılı hisse senedi sahiplerine tebligat yapılmadan oluşturulduğunu, halkın toplam sermayedeki payının kanunla sınırlandığını, 1969-2001 yılları arasında yapılan sermaye artırımlarına paydaşların katılımı yasaklandığından paydaşların hisselerinin küçüldüğünü, 1979 yılında yapılan sermaye artırımının yetki gaspı suretiyle kanunla yapıldığını, yine 1983 yılındaki sermaye artırımının Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu'nun kararı ile gerçekleştirildiğini, 233 sayılı KHK ile bankanın devletleştirildiğini, genel kurullarının kaldırıldığını, kâr paylarının devlete ödendiğini, genel kurulların yapılmaması sebebiyle paydaşların rüçhan haklarını kullanamadığını, rüçhan hakkı kullandırılsa idi bir hissenin günümüzde en az 37.500 hisseye çıkacağını, 2001 yılında yapılan genel kurul toplantısına ve sermaye artırımına müvekkillerinin davet edilmediğini, bankada çoğunluk hisseye sahip Hazine Müsteşarlığı'nın 1984-2001 yılları arasında tek başına hisse senetleri alarak diğer hissedarların aleyhine