T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:17/07/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:17/07/2025 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile daha önce evli olduğunu, bu evlilikten müşterek iki çocukları bulunmakta olduğunu, tarafların Alanya 2. Aile Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası kapsamında, 05.06.2023 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma protokolü çerçevesinde; ... plakalı araç ile "... İnşaat Ticaret Limited Şirketi" unvanlı şirketin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte mülkiyetinin müvekkiline bırakıldığını, müvekkil ile davalı boşandıktan sonra da müşterek çocukları için bir araya geldiklerini ve birlikte yaşamaya devam ettiklerini, ancak davalının evlilik süresince ve boşandıktan sonra da müvekkiline şiddet uyguladığını, parmağını kırdığını, kaşını yaraladığını, ''Seni öldürürüm, çocuklarını sana göstermem'' diyerek tehdit ettiğini ve hatta müvekkilin boğazına bıçak dayadığını, müvekkillinin bu olaylar karşısında davalının kendisine ve çocuklarına zarar vereceğinden korktuğu için o dönemde şikayette bulunmadığını, özellikle boşanmayı takiben, müvekkilinin mülkiyetine geçen söz konusu şirketin yeniden kendi üzerine devri amacıyla davalı tarafından yoğun baskı ve tehdit uygulandığını, davalının şirketin devri için müvekkilini defalarca darp ettiğini, hem müvekkili hem de müşterek çocuklarını öldürmekle tehdit ettiğini, müvekkilinin tüm bu yaşadıklarını korku ve endişe nedeniyle ne annesine ne kardeşlerine söyleyemediğini, sadece bir kaç kişiye ve yengesine anlatabildiğini, müvekkilinin maruz kaldığı tehdit ve şiddetin dozunun giderek arttığı bu süreçte 26.11.2024 tarihinde davalı şirketin devrini sağlamak amacıyla müvekkilini zorladığını, müvekkilinin bu talebi reddetmesi üzerine taraflar arasında tartışma çıktığını, tartışma sonrasında davalının evden ayrıldığını, ancak müvekkilinin kapıyı kilitlemesi üzerine davalının çatıdan eve girerek müvekkilini yeniden darp ettiğini ve müşterek çocuklardan 2 yaşındaki ...’i kaçırdığını, bu olay nedeniyle müvekkilinin kolluk birimlerine başvurarak şikayetçi olduğunu, açılan ceza yargılaması sonucunda davalı hakkında Alanya 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiğini, davalının baskı ve tehditleri bu olaydan sonra da devam ettiğini, müvekkilinin sistematik şiddet ve tehdit altında bulunduğu bir ortamda, Alanya 3. Noterliği nezdinde düzenlenen 16.01.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı pay devri sözleşmesi ile tek başına sahibi olduğu ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ndeki tüm hissesini 100.000,00-TL bedel gösterilerek davalıya devretmek zorunda bırakıldığını belirterek öncelikle mahkememizin ....D.İş sayılı "... İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin siciline, şirket adına kayıtlı araçlar ile taşınmazlar üzerine 3. kişilere satış ve devrini önlemeye yönelik şekilde ihtiyati tedbir konulmasına," şeklindeki tedbir kararının devamına karar verilmesine, ayrıca mahkemenizce de davalı şirketin siciline, şirket adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerine, banka hesaplarına da(özellikle ..., ... ve ... Bankaları) her türlü tasarrufunun önlenmesi açısından teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu talebin kabul görmediği takdirde davalıdır şerhinin işlenmesine, ... İnşaat Ticaret Limited Şirketi ünvanıyla kayıtlı şirketteki davalıya ait tüm pay kayıtlarının-tüm takyidatlardan ve her türlü zararladırıcı işlemlerden ari olarak- iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talebimiz mümkün olmadığı takdirde söz konusu şirketin devir tarihindeki değerinin şimdilik 100.000,00-TL (HMK m. 107 belirsiz alacak) bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması; mahkemenin faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzta tedbir kararı vermesinin şirkete zarar verecek olması ve banka hesaplarına tedbir konulması da faal olan şirketin işleyişini etkileyecek tarzda tedbirlerden ve ancak zorunlu hallerde başvurulması gereken tedbirlerden olması, davanın şirket hissesinin devrinin iptali ve tescili ile alacak istemine ilişkin olması nedenleri şirketin banka hesaplarına da(özellikle ..., ... ve ... Bankaları) her türlü tasarrufunun önlenmesi açısından teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu talebin kabul görmediği takdirde davalıdır şerhinin işlenmesine dair şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının el değiştirmesi halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı hakkını elde etmesinin önlenmesinin önüne geçmek amacıyla ve tedbirde orantılılık - ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak mahkememizin ... D.İş sayılı dosyası ile verilen; "... İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin siciline, şirket adına kayıtlı araçlar ile taşınmazlar üzerine 3. kişilere satış ve devrini önlemeye yönelik şekilde ihtiyati tedbir konulmasına" ilişkin 23/06/2025 tarih ve ... D.İş - ... D.İş Karar sayılı tedbir kararının devamına karar verilmiştir. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde mahkememizin ... D.İş - ... D.İş Karar sayılı tedbir kararının devamına ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir için yasal şartların oluştuğunu, ilk derece mahkemesi ara kararında yaklaşık ispatı belirtmiş olsa da banka hesaplarına tedbir taleplerini reddederken zımnen daha yüksek bir ispat şartı aradığını, davalının olası bir aleyhe kararda mal varlığını elden çıkarma riskini de yaklaşık ispat olarak kabul edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin orantılılık ilkesini yanlış uyguladığını, şirketin operasyonel rahatlığının müvekkilinin telafisi güç zararlarının önlenmesi gerekliliğine göre ön planda tutmasının hatalı olduğunu, şirketin banka hesaplarının likit varlıkları olup hisse devri iptali halinde müvekkilinin haklarını elde etmesini sağlamak için kritik öneme sahip olduğunu, tazminat talebinin de doğrudan şirketin mali gücüne yani banka hesaplarındaki varlıklarına bağlı olduğunu, gerekçesiz şekilde ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine ilişkin 17/07/2025 tarihli karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...