İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2021 DAVA: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/07/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/11/2021 DAVA: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 10/07/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde davacıya yaya geçidinden geçtiği esnada plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın çarparak kaçtığını, davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, davacıya çarpıp kaçan aracın plakası, sürücüsü, sahibi ve sigortacısının tespit edilemediğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiğini, Güvence Hesabına başvuru zorunluluğu doğduğunu, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Birimleri Üniversitesi tarafından davacının %31 oranında iş göremezliği olduğuna dair rapor düzenlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının geçici iş göremezliğinin tazmini amacıyla 3.000,00 TL, daimi iş göremezliğinin tazmini amacıyla 27.000,00 TL'nin başvuru tarihi olan 05/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili arttırım dilekçesi vererek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden ise dava açıldığı tarihten sonra ön ödeme yapıldığı dikkate alınarak 192.604,20 TL üzerinden hükmedilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, açılan davada İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, dosyanın KTK madde 97 deki dava şartı yerine getirilmediğinden reddinin gerektiğini, kuruma yapılan başvuruya 15 gün içerisinde cevap verildiğini, davacı tarafından eksik evrakların gönderilmesi halinde dosyanın değerlendirme alınacağı bildirilmiş olduğunu, mevcut kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesi kaza ile ilgili tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında yetkili ve resmi kurumdan rapor alınması gerekmekte olduğunu, 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK sorumlu olduğunu, Güvence Hesabının herhangi bir sorumluluğunun kalmamış olduğunu, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, geçici ödeme ihtiyadi tedbir niteliğinde olduğundan sayın mahkeme tarafından tarafları davet edip ve geçici ödeme için gerekli koşulların sağlandığından emin olunduğunda karar verilmesi gerekmekte olduğunu, öncelikli olarak usuli itirazların kabulü ile davanın reddine karar verimesini, poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER : İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 2. İhtisas Dairesinin .... ve ..... tarihli raporları, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dosyada bulunan .... tarihli basit krokide kaza mahallinde yaya geçidi levhası bulunduğu, çarpma noktasının yolun sağında olduğunun kabul edildiği, yine dosyada mevcut .... tarihli bilirkişi raporunda davacı yayanın kaldırıma çıkacağı esnada aracın davacı yayaya çarptığının belirlendiği, bu belirlemelere göre toplanan deliller ve oluşa uygun olarak düzenlenen ATK Trafik ihtisas dairesi raporu uyarınca davacının kusursuz kazaya karışan dava dışı ve belirlenemeyen araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne; 9.297,31 TL geçici, 183.306,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 192.604,20 TL tazminattan 10.000,00 TL ön ödemenin mahsubu ile 182.604,20 TL tazminata 18/11/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ön ödeme yapılan ve mahsup edilen tutar (10.000,00 TL) yönünden 18/11/2017 tarihinden, ödeme tarihi olan 06/12/2019 tarihine kadar işlemiş yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda ıslah yapıldığının yazılması davacının haklarının zayi olmasına ilişkin aleyhe bir husus olup, dosya kapsamıyla örtüşmediğini, kararda davanın kısmen kabulüne şeklinde yazılmasının hatalı olduğunu, zira TBK 76 maddesi gereği yargılama sırasında geçici ödemeler davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine sebep olmaması gerektiğini, aksi halde kısmen kabul kısmen red şeklinde bir karar verilmesi halinde usul yönünden ve maddi hukuk yönünden haksız ve hatalı talep ve sonuçlar doğacağını, daha önce düşük maluliyet oranlarına, sınırlı tutulan maluliyet bölümlerine ve geçici iş göremezlik süresinin kısa belirlenmesine ilişkin alınan önceki raporlara karşı yargılama sırasında verdikleri dilekçe içeriklerindeki itirazlarını da tekrar ederek, ayrı ayrı istinaf gerekçesi olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini, denetime elverişsiz olarak hazırlanmış raporlarla ilgili istinaf incelemesine konu edilen ve daha önce de yazılı olarak ilk derece mahkemesine sunulan itirazlar doğrultusunda yeniden incelemeli yapılması ve talepleri doğrultusunda davacı aleyhine olan kısımlar hakkında yeni bir karar verilmesini talep ettiklerini, iş göremezlik süresinin de içinde bulunduğu tarihi de kapsayacak şekilde kazadan 17 ay sonra alınan sağlık raporundaki maluliyet kısımları ve oranları geçici iş göremezlik tazminatına esas alınarak bir tazminat miktarı belirlenmesi gerektiğini, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminat miktarının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini, davacının kazanın oluşmasına tek başına sebebiyet verecek ve sonuçta oluşan zararla rabıtalı hiç bir kusuru bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden, reddedilmesi gerekirken karara hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacı vekilince sadece usulen başvuru yapılarak dava yoluna gidilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi iyi niyet kuralları ile de örtüşmediğini, kazaya tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği ve bu araca poliçe düzenlenmesi yükümlülüğü bulunduğunun ispat edilemediğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilmeyen aracın sebep olduğunun somut delillerle ispatı gerektiğini, hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz) %1,8 veya %1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporun mevzuata uygun düzenlenmediğini, mevcut kaza ile ilgili bir rapor alınabilmesinin kaza ile ilgili tedavinin sona ermiş olması ve sonrasında yetkili ve resmi kurumdan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin SGK sorumluluğunda kaldığından yapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kaza esnasında alkollü olduğunu, kendisine kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, hesaplanan tazminat tutarından kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun dava tarihinden başladığını, 18/11/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı ve davalı istinaflara cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Güvence Hesabı, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması veya aracın tespit edilememesi halinde maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur. Davacı olay günü yaya geçidinden yolun karşına geçmek isterken plakası tespit edilemeyen bir aracın kendisine çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, uğradığı geçici ve sürekli iş görmezlik zararının davalı Güvence Hesabından tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ive davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun .... tarihinde düzenlenen maluliyet raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlendiği davacının E cetveline göre % 15 oranında maluliyetinin olduğu belirtildiği, mahkemece bu maluliyet raporu esas alınarak düzenlenen aktüerya raporu hükme esas alınarak karar verildiği görülmüştür. .... kaza tarihirde yürürlükte bulunan yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğundan bu mevzuata göre düzenlenen raporun hükme esas alınması gerekir. Dosya kapsamında bu yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun .... tarihinde düzenlenen rapora göre davacının % 5 maluliyetinin bulunduğu belirtilmiştir. Ancak davacı vekili davacının nörojenik mesane rahatsızlığı nedeniyle günde 3 kez bez kullandığını ileri sürerek davacının maluliyet oranının daha yüksek olduğunu belirterek maluliyet raporuna itiraz etmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince davacının kaza öncesinde ve sonrasında tedavi kayıtlarının tamamı dosya kapsamına ilgili sağlık kuruluşlarından temin edildikten sonra Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan dava konusu kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti ve davacının nörojenik mesane rahatsızlığı ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı tartışılması suretiyle ek bilirkişi raporu istenerek düzenlenecek maluliyet raporu sonucuna göre aktüerya bilirkişiden hüküm tarihine en yakın verilere göre yeniden maluliyet tazminatı hesaplamasının yapılması için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir. 2-Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında hükmolunan tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir. Sigorta şirketinin veya Güvence Hesabının taraf olduğu davada ise, sigorta şirketi veya güvence hesabı yönünden faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihinin kabul edilmesi gerekmekte olup, bu temerrüt tarihinin de sigorta şirketine veya güvence hesabına davadan önce başvuru yapılmış olması halinde bu başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasından başlatılması, başvuru yapılmamış olması halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Her durumda, ıslahla dava değerinin artırılması halinde faiz başlangıç tarihi değişmeyecek, yani başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır. HMK 107 maddesi gereği talep artırım ile artırılan kısım yönünden ise, bu davanın niteliği gereği başlangıçta uygulanan faiz başlangıç tarihi tüm tazminat miktarına uygulanacaktır. Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı incelendiğinde; davalı Güvence Hesabı yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin maluliyet raporuna ve aktüerya raporuna, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin maluliyet raporuna ve aktüerya raporuna, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE, 2-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas,...Karar sayılı 11/11/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine, 6-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 3.118,50 TL istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...