T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1498 - 2025/1726 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1498 KARAR NO : 2025/1726 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 NUMARASI : 2022/310 E. - 2022/450 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1498 - 2025/1726 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1498 KARAR NO : 2025/1726 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 NUMARASI : 2022/310 E. - 2022/450 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2022 tarih ve 2022/310 E. - 2022/450 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin T/02541, 2008/69710, 2008/69711, 98086, 123752, 140280, 99/018236 sayılı "... şekil", "...", "...", "...", "... şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ... şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2020/151681 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi için bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markasının gıda sektöründe tanınmış marka olarak kabul edildiğini, dava konusu markadaki ek unsurların ayırt edici olmadığını, “...” ibaresinin coğrafi yer adı bulunduğunu, “kurukahve” ibaresinin ise ürün adı olduğunu, dava konusu markanın bu haliyle müvekkili markalarından uzaklaşmasını sağlayacak bir ek unsur taşımadığını, müvekkili markaları ile benzer unsurları içerir çok sayıda marka hakkında verilmiş yargı kararları bulunduğunu, dava konusu markanın da 30. sınıfta tescilinin talep edildiğini, dava konusu markada şekil unsurundaki çift "S" barındıran ibarede, "S" harfinin birinin "M" harfinden gelen bir çizgiyle uzaklaştırıldığını, bunun da müvekkiline ait markaya daha da yaklaşılmasına sebebiyet verdiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağını, müvekkil markalarını taşıyan ürünlerin 7'den 70'e herkes tarafından bilinen ve aranan ürünler olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-6097 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2020/151681 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2020/151681 sayılı marka kapsamında kalan 30. sınıftaki “Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Mayalar, kabartma tozları. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Pekmez” mallarının da davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki 29. ve 30. sınıfta yer alan bir kısım gıda ürünleri ile benzer nitelikte mallar olduğu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalini ortaya çıkarabilecek düzeyde bir benzerlik ilişkisinin de mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2022-M-6097 sayılı kararının iptaline, dava konusu yapılan marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, diğer davalının marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları kapsamında kalan mallar arasında doğrudan sınıfsal bir ayniyet bulunmadığını, söz konusu uyuşmazlıkta tüketicinin, markaların kaynaklarının farklı olduğunu anlayabileceğini ve markaları ilişkilendirmeyeceğini, bu nedenle markaların kapsadığı mallar açısından markaların benzer olarak algılanmasının ya da karıştırılma ihtimalinin doğmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde gıda mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere dava konusu başvuru kapsamında bırakılan malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında kalan mallarla benzer olduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile yüksek düzeyde benzerlik taşıyan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda asli unsur olarak kullanıldığı ve farklı olarak yer verilen unsurların, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu nedenlerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.