T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/289 KARAR NO : 2025/2582 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2020 NUMARASI : 2019/394 E. - 2020/44 K. DAVANIN KONUSU : Ticari Ünvanın Korunması Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/289 KARAR NO : 2025/2582 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/01/2020 NUMARASI : 2019/394 E. - 2020/44 K. DAVANIN KONUSU : Ticari Ünvanın Korunması Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/01/2020 Tarih ve 2019/394 Esas - 2020/44 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, Ankara ili Yenimahalle ilçesinde, daha sonra ... olarak anılacak bölgede 1967 yılında bir sanayi bölgesi geliştirmek amacıyla davacılardan S.S. ... Kooperatifinin kurulduğunu, kooperatifin sanayi bölgesinin altyapı ve üstyapı yatırımlarını tamamlayarak 2000 üyesini gayrimenkul sahibi yaptıktan sonra artakalan gayrimenkulleri aktifine koyarak faaliyetine devam ettiğini, bu yapı içerisinde kendi alanında uzmanlaşmış ve bir bütünün parçası olarak "Bölgesel kalkınma modelini" oluşturan şirket, oluşum ve projeler bulunup, bu bağlamda davacı vakfın bölgesel ve sektörel kalkınmayı sağlamak amacıyla davacı kooperatif tarafından 1993 yılında kurulduğunu, söz konusu amaçlarla davacı vakıf ve kooperatif iştirakı olarak çeşitli tüzel kişiler oluşturulduğunu, 07.12.2009 tarihinde 273339 ticari sicil numarası ile davalı şirketin ticaret siciline tescil edildiğini, davalı şirketin "..." ibaresini esas ve ayırt edici unsur olarak kullandığını, kullanılan ibarenin davalı şirket ile müvekkilleri arasında ekonomik ve/veya idari yönden bağlantı olduğu izlenimini yarattığını, iltibas ve haksız kullanım nedeniyle "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğu ve en kısa zamanda iltibasa son vermesi konusunda davalı şirketin ihtar edilmesine rağmen ihtarın sonuçsuz kaldığını, "..." ibareli ticaret unvanında gerçek hak sahibinin davacılar olduğunu ileri sürerek "..." ibraesinin TTK'nun 52. maddesi gereğince kanuna uygun şekilde değiştirilmesine veya silinmesine, tecavüzün sonucu olan maddi vakaların ortadan kaldırılmasına, bu unvanı taşıyan ticari emtia ve belgelerin imhasına, davalı şirketin müvekkillerinin ilk tescil eden sıfatıyla kullanmakta olduğu ticaret unvanını dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullandığının, haksız rekabet olduğunun tespiti ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ünvanlarının Ankara Ticaret Sicil Memurluğuna tescil edildiği ve yayınlandığını, 21 yıldır kullandıkları ünvanları nedeni ile herhangi bir şikayetin ve olumsuzluğun yaşanmadığını, davacıların yasalar karşısında öncelikli olduklarına dair delili olmadığını, psikolojik baskı kurmayı amaçladıklarını, "... ibaresinin coğrafi bir alanı ifade ettiğini, ayrıca müvekkilinin bu ticaret ünvanını uzun süredir kullandığı, uzun süre sessiz kalınmasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında yer alan tescil tarihinin 07/01/1997 tarihi olup, "... Bilya Rulman San. ve Tic. Limited Şirketi" adı ile tescil edildiği, davacı kooperatifin tescil tarihinin 16/09/1967 olduğu, "Sınırlı Sorumlu ... Sitesi Yapı Kooperatifi" adı ile tescil edildiği, diğer davacı Vakfın da 02/12/1993 tarihinde kurulduğu, davacı Kooperatif tescil tarihinin ve davacı Vakfın kuruluşunun daha önce olduğu, davacılar ile davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin asıl unsur olup, davacılar ve davalı arasında ekonomik ya da idari açıdan organik bağ olduğu izlenimi yaratarak tüketiciler nezdinde sunulan mal ve hizmetin davacı güvencesi altında olduğu izlenimi yarattığı, bu nedenle iltibasa neden olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 125509 sicil nosu ile kayıtlı ... Bilya Rulman San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret ünvanındaki ''...'' ibaresinin kullanmasının TTK'nın 52. ve 54. maddeleri gereğince haksız olduğunun tespitine ve mennine, iltibasa neden olan ''...'' ibaresinin sicilden terkinine, davalı şirketin ''...'' ibaresi taşıyan emtia ve belgeler üzerindeki bu ibarenin TTK'nın 52. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının ... ibaresi üzerinde tekel yaratma çabasının hukuka aykırı bulunduğunu, ... ibaresinin, Ankara ili Yenimahalle İlçesi sınırları içerisinde bir mahalle adı olduğunu, bu ibarenin jenerik hale geldiğini, coğrafi ad olan “...” ibaresinin tek başına marka olması ve davacı tekeline bırakılabilmesi mümkün olmadığı gibi bunu duyan tüketicilerin aklına davacı kooperatif ve vakfın geleceği iddiasının kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, davacının her halükarda uzun süre sessiz kalmakla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin ticaret unvanını yaklaşık 25 senedir aynı adreste tescilli şekilde kullandığını, davacının dava hakkını kötüye kullandığını, emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ile davalının ticaret ünvanının silinmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davalı şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında yer alan tescil tarihinin 07/01/1997 tarihi olduğu, "... Bilya Rulman San. ve Tic. Limited Şirketi" adı ile tescil edildiği anlaşılmakta olup, davacı kooperatifin tescil tarihinin 16/09/1967, davacı vakfın 02/12/1993 tarihinde kurulduğu anlaşılmaktadır. Yani dosya kapsamına göre davacıların davalı şirkete nazaran öncelik hakları bulunmaktadır. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.06.2012 tarih, 2010/8788 Esas, 2012/10516 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, hak sahibinin, hareket tarzı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade ettiği hallerde, markayı uzunca bir süre izinsiz kullanan kişinin bu kullanımına artık karşı çıkamaz. Hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin TMK'nın 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesi gereklidir. Zira, haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere dava açma hakkı tanınmaması gerekmektedir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2008/8718 Esas ve 2010/4163 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında, davalı şirketin "..." sözcüğünü ticaret unvanın da kullandığı 1997 yılından dava tarihi olan 2017 yılına kadar geçen zaman boyunca davacılar davalının bu kullanımına sessiz kalmış, üçüncü kişilerde güven yaratılmıştır. Somut olaydaki bu süre, sessiz kalma yoluyla hak kaybına yol açmayı sağlayacak düzeyde yeterli bir süredir. Bu nedenle davacının haksız rekabet iddiası yerinde olmadığı gibi davalının ticaret ünvanının terkini yönündeki talebinin kabulünün de mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece, davacıların sessiz kalmak suretiyle TMK'nın 2. maddesi uyarınca dava hakkını yitirdiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/01/2020 gün ve 2019/394 Esas - 2020/44 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00.TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30.TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır