(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/9802 E. , 2013/909 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 3834 parsel sayılı 11000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 969 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının yüzölçümü fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmişken Bo…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/9802 E. , 2013/909 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 3834 parsel sayılı 11000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 969 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının yüzölçümü fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmişken Bornova Tapulama Mahkemesi'nin 22.06.1983 tarih 1978/194-1983/83 E.K. sayılı dosyasında davalı olan Kaşif Üçer'in itirazı üzerine kadastro komisyonunca tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak yargılamanın iadesi davasına konu dosyada davalı ...... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Yargılamanın iadesi istenilen dava dosyasında davacı Hazine dava dışı 969 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yargılamanın iadesi istenilen 22.06.1983 tarih 1978/194-1983/83 E.K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişinin rapor ve haritasında (B) harfi ile gösterilen 6600 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan ve aynı rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 4400 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; iş bu kararın 25.08.1983 tarihinde kesinleştiği hüküm altına şerh edilmiştir. Bu kez davacılar ... ve arkadaşları 29.09.2011 günü ... Tapulama Mahkemesi'nin 22.06.1983 tarih 1978/..... E.K.sayılı dava dosyası yönünden yargılamanın iadesi talebinde bulunmuşlar, mahkemece 02.12.2011 gün 2011/8-4 E.K. sayılı hüküm ile karar verilmesine yer olmadığına, davacıların dilekçesinin temyiz mahiyetinde değerlendirilmesine karar verilmiştir. ../.. Somut olayda öncelikle davacıların 29.09.2011 günlü dilekçelerinin temyiz dilekçesi mahiyetinde olup olmadığı ön sorunun giderilmesi gerekmektedir. Yargılamasının yenilenmesi istenilen ... Tapulama Mahkemesi'nin 1978/..... E.K. sayılı dosyasında davacı Hazine tarafından davalılar.... aleyhine açılan dava kısmen kabul ile sonuçlanmıştır. Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı ... ve arkadaşları iş bu dosyada davalılar .... adına çıkarılan tebligatların usulsüz olarak tebliğ edildiğini öne sürmüşlerdir. Gerçekten dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarına göre davalı .... 1952 yılında,... ise 1941 yılında ölmüştür. Bu hale göre davanın 1978 yılında ikame edildiği, davanın açıldığı tarihte davalılar .... 'in ölü olduğu dosya kapsamı ile sabit olup yargılamanın yenilenmesi talep edilen dava dosyasında ölü olan bu davalılar adına çıkarılan duruşma günü ve mahkeme hükmünün tebliğine dair tebligatların mirasçılarından sadece bir tanesi olan mirasçı-davalı adına tebliğ.... edilmesinin usulsüz olduğu hususunda kuşku yoktur. Hal böyle olunca .... Tapulama Mahkemesi'nin 1978/..... E.K. sayılı hükmünün kesinleşmediği, kesinleşmeyen hüküm hakkındaki yargılamanın yenilenmesi talebine havi dilekçenin temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelenmesinde; Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Somut olayda tespit maliki davalılar ... 'in 1952 yılında, ... 'in ise 1941 yılında öldüğü, dava tarihine göre ölü olan bu davalılar aleyhine ikame edilen kadastro tespitine itiraz davasında ölü olan kişiler adına usul ve yasalara aykırı olarak tebligat yapılmak suretiyle yargılamanın sonuçlandırıldığı, iş bu davalılar adına duruşma günü ile mahkeme hükmünün tebliğ edildiği ... 'in ise davalılar ... 'nin oğlu olup bu kişinin anne babasının ölü olduğunu bilmemesine imkan bulunmadığı gibi davalılar .,.. dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, mahkemece de davalılar... 'in adına tebliğlerin yapıldığı ... dışındaki diğer mirasçıları adlarına duruşma gününün tebliğ edilmediği gibi varsa delillerinin de sorulup toplanmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde eldeki davada taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verildiğinin kabulü gerekir. Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemeyeceği gibi taraf koşulu gerçekleştirilmeden verilen hükmünde kesinleştiğinden de söz edilemez. ../..O halde mahkemece öncelikle davalılar .... in tüm yasal mirasçıları belirlenmeli, akabinde .... ile yargılama sonrasında öldüğü belirlenen davalı ... 'in belirlenecek mirasçıları adına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece taraf koşulu sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması ile ölü kişiler aleyhine olan hükmün usul ve yasaya aykırı olarak tebliğ edilmek suretiyle hükmün kesinleştirilmesi hususları isabetsiz, davacılar Bedriye Üçer ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.