11. Hukuk Dairesi 2018/1055 E. , 2019/2463 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/02/2017 tarih ve 2015/741 Esas - 2017/114 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince verilen 14/12/2017 tarih ve 2017/530-2017/876 sayılı kararın Yargıtayca incel…
**11. Hukuk Dairesi 2018/1055 E. , 2019/2463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/02/2017 tarih ve 2015/741 Esas - 2017/114 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince verilen 14/12/2017 tarih ve 2017/530-2017/876 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında ticari alacak sigorta poliçesi akdedildiğini, davalının bu poliçeyle müvekkilinin ödenmeyen alacaklarını garanti altına aldığını, poliçeye konu riziko gerçekleşmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 17.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş bir sigorta poliçesi bulunmadığını, davaya konu poliçe sigortacısının dava dışı Ak Sigorta A.Ş olduğunu, müvekkilinin sigortacı şirketin reasürörü olduğunu, TTK’nın 1403/2 maddesi uyarınca sigorta ettirenin reasüröre doğrudan başvuru hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sigorta poliçesinde sigortacı şirket olarak dava dışı Ak Sigorta A.Ş.’nin gözüktüğü, davacı yanca, taraflar arasında akdedilen ve davalının davacının alacaklarını garanti altına aldığını gösteren bir sözleşme ve sair evrak sunulmadığı, davalı şirketin ise, kendisi ile davacı arasında sözleşme bulunmadığını, kendisinin asıl sigortacının sigortacısı olduğunu beyan ettiği, 6102 sayılı Yasanın 1403. maddesi gereğince, davacının reasürür olan davalı şirkete doğrudan başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.