T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/421 - 2026/415 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/421 KARAR NO : 2026/415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/116 E. - 2023/481 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/421 - 2026/415 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/421 KARAR NO : 2026/415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 NUMARASI : 2023/116 E. - 2023/481 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/11/2023 tarih ve 2023/116 E. - 2023/481 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin "..." ibaresinin 03. ve 35.sınıflarda tescili için gerçekleştirdiği 2021/147747 sayılı marka başvurusuna müvekkili tarafından "..." asli unsurlu markalarına dayanılarak itiraz edilmişse de dava konusu YİDK kararı ile iş bu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira ihtilaf konusu markanın müvekkili adına tescilli markalarla birebir aynı 03 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, bunun yanında dava konusu markanın müvekkilinin "..." ibareli seri markaları markaları ile ayniyet derecesinde benzer şekilde oluşturulması sebebiyle tüketici nezdinde davalı markasının müvekkilinin seri markalarının bir devamı gibi algılanabileceğini veya davalı markasının müvekkilinin tanınmış markalarıyla bağlantılı olduğunun düşünülebileceğini, davalının "..." markası altında gerçekleştireceği faaliyetlerin müvekkilinin ticari itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek, 2023-M-98 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/147747 sayılı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların "..." ve "..." esas unsurlu markalarının kısa kelime markaları olmaları nedeniyle, aralarında yer alan tek harf farklılığının dahi markalar arasındaki benzerliği bertaraf ettiği, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak gerek makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi nezdinde, gerekse daha dikkatli ve bilinçli tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzer olduklarının söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacının “...” markalarının tüketiciler nezdinde tanınmış olduğunu gösteren yeterli delil sunulmadığı, davacı tarafından sunulan delillerin SMK 6/5 maddesinden yararlanma şartı olan “davalının dava konusu marka tescili ile haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markasının ayırt edici karakterinin zedelenebileceği veya marka itibarının zarar görebileceği” hallerinin somut olayda mevcut olduğunu kanıtlar ve bu kriterleri karşılar nitelikte olmadığı, dava konusu markanın davacı markaları ile benzer olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkiler barındırdığını, dava konusu markanın, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile görsel ve fonetik açıdan birebir aynı şekilde oluşturulduğunu, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağını, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ortalama seviyedeki tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, dava konusu markanın müvekkili aleyhine haksız kazanç sağlanmasına neden olacağını, müvekkilinin tanınmış seri markalarının çekici gücünden yararlanacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali), hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarının kısa kelime markaları olduğu gözetildiğinde, asli unsur yönünden görsel, işitsel ve anlamsal benzerliği ortadan kaldıracak nitelikteki tek harf farklılığının başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığı, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5.maddesi koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.