11. Hukuk Dairesi 2023/500 E. , 2024/4169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1507 Esas, 2022/1424 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2020/225 K. Taraflar arasındaki asıl dava marka hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi; karşı dava, tasarım ve marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi davasından
**11. Hukuk Dairesi 2023/500 E. , 2024/4169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1507 Esas, 2022/1424 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E., 2020/225 K. Taraflar arasındaki asıl dava marka hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi; karşı dava, tasarım ve marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalılar/karşı davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar/karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli "GM" markalarının sahibi olduğunu, davalı ...'ın 2016/107866 nolu "GM" markasının müvekkilinin "GM" markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu ve kapsamlarının da benzer ürünler içerdiğini, davalı şahsın ortağı bulunduğu diğer davalı şirketçe "GM" markalı antifriz ürünlerinin üretilip satıldığını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve davalının 2016/107866 numaralı “GM” ibareli markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ve 25 inci maddelere aykırı şekilde ve kötü niyet ile tescil edilmesi karşısında hükümsüz kılınmasının gerektiğini ileri sürerek 2016/107866 tescil numaralı "GM" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalı şahsın ortağı olduğu davalı şirket marifetiyle üretilen, piyasaya sunulan ve kullanılan "GM" markalı ürünlerin, davacıya ait marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, söz konusu kullanımların durdurulmasına ve önlenmesine, kullanıma konu ürünlerin/ambalajların toplatılmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Karşı davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı-karşı davalının müvekkili ... adına tescilli 2016/107866 numaralı "GM" markasının, diğer müvekkili şirket adına tescilli 2014/06334 numaralı "Bidon Şekli" tasarımı ile benzer nitelikte olduğunu, davalının müvekkili şirketin tasarım tesciline açıkça tecavüz eder mahiyette ambalajlar içerisinde, genelde otomotiv sektöründe kullanılan “motor yağı” ve “antifiriz” emtiası imal ve/veya satışı yaptığını ileri sürerek davacı-karşı davalının, müvekkillerinin marka ve tasarım tescil belgelerinden kaynaklanan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini ve önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ve ihtarnamede “GM” namlı şahsın “... LLC”nin kısaltması olduğuna dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığını, davacının “GM” markası ile ne kadar “antifiriz” sattığını ortaya koyması gerektiğini, davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, “... Corporation”ın davacı içindeki hissesinin ‰5 (binde beş) olduğunu, müvekkiline ait markanın tescil sınıflarının farklı olduğunu, davacının, Türkiye’deki tescilli markalarının tescil sınıflarında “antifiriz” emtiasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalılarının kötü niyetli olarak müvekkilinin “GM” markasının birebir aynısını ve birlikte kullanılagelen bidon tasarımını kendi adına tescil ettirdiğini, davalıların amacının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız şekilde yararlanmak olduğunu, davacının müvekkilinden haberdar olmadığını kabul etmenin mümkün olmadığını, “GM” markası ile ilişkilendirme gayesinde olduklarını ve korsan marka yaratma çabasına giriştiklerini, “GM” ibaresinin hiçbir anlamının olmadığını, davacıların kötü niyetli olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı ...’a ait 2016/107866 “GM” ibareli marka ile asıl dava davacısı/birleşen dava davalısına ait markaların görsel ve işitsel açıdan “01. sınıf: Sanayide kullanılan kimyasallar.” bakımından ortalama tüketiciler nazarında bütünsel açıdan iltibas tehlikesine yol açacak düzeyde benzer olduğu, eskiye dayalı kullanım iddiası kapsamında tescil engelinin bulunmadığı, davalı başvurusunun, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağı, davalının, davacı markasının tanınmışlığından istifade edeceği, ayrıca başvurunun tescilinin, davacının orijinal nitelikteki, uzun zamandır kullandığı, iyi bir şöhret ve itibar edinip, tüketici zihninde olumlu bir imaj tesis eden, sektörde ve sektör dışında bilinirliği kanıtlanmış olan markasının gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına da yol açabileceği değerlendirildiğinden, “tanınmış marka” kuramı kapsamında tescil engeli bulunduğu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak ayniyet derecesinde benzerliği, “GM” ibaresinin uyuşmazlığa konu mallar için günlük hayatta veya ticaret hayatında kullanılabilen bir kelime değil, özgün bir ibare olması, tarafların aynı sektörde faaliyette bulunması, yani asıl dava davalılarının asıl dava davacısından haberdar olması, asıl dava davalısı ...’ın aynı/benzer/ilişkili tescil sınıfları için başvuruda bulunması, asıl dava davalısı/birleşen dava davacısının “GM” ibaresinin ne şekilde yaratıldığını açıklayamaması, hayatın olağan akışına göre, sayısız seçenek özgürlüğü olan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı tarafından, “GM” ibaresinin benzer mal ve hizmetler için tescili talebinde bulunulmasının tesadüfi olamayacağı, asıl dava davacısı/birleşen dava davalısının 98/002666, 98/002667, 205940, 109011, 98/002665, 2011/29867 ve 99823 sayılı markalarından doğan haklarına tecavüzün gerçekleşmiş olduğu, her iki tarafa ait kullanımda da ön plana çıkan unsurun “GM” ibaresinin, ambalajlarda kullanılan renk kompozisyonunun da benzerlik arz etmesi, markaların konumlandırılış pozisyonlarının ambalajın sol üst tarafında olacak şekilde seçilmesi, “GM” işaretleri arasındaki tek farklılığın, asıl dava davacısı/birleşen dava davalısının “GM” markasının altında çizgi olması, özetle marka hakkına tecavüzün bulunması karşısında, asıl dava davalısı/birleşen dava davacısının ürettiği antifriz ürünlerinin pazarlanması sırasında kullandığı “GM” markası nedeniyle haksız rekabet şartlarının gerçekleştiği, birleşen dava bakımından, marka veya tasarım hakkına tecavüzün koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2016/107866 nolu markanın hükümsüzlüğüne, "GM" markalı piyasaya sunulan ambalajlı ürünlerin davacıya ait marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan ve haksız rekabet teşkil eden "GM" markasını bulunduran ambalajlı ürünlerin kullanımına, üretimine, satımına ve dağıtımına son verilmesine, bu işlemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlere ait "GM" markalı ambalajların toplatılmasına, "GM" markalarının mümkün ile silinmesine, mümkün değil ise imhasına; birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar/karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar/karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin taraf markalarının benzer olmadığı yönünde bir savunmasının bulunmadığını, davacı ... LLC'nin "GM" markalarını tanınmış hale getiren ... Corporation şirketinin halefi olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacının anılan markaların tanınmışlığını sürdürmediğini, gerek müvekkilinin marka tescil başvuru tarihinde, gerekse de tescil tarihinde, davacı markalarının tanınmışlığının kalmadığını, bu durumda müvekkilinin markasının, davacının markalarının tescilinin bulunmadığı 1. sınıfta hükümsüz kılınmasının hukuka aykırı olduğunu, karşı davalarının da mahkemece gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, birleşen davanın reddine karar verilirken, müvekkilinin 2016/107866 sayılı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmediğini, anılan tasarımın halen hüküm ifade ettiğini, birleşen davada davalının antifriz satışını yaptığı bidonların, müvekkilinin bidon tasarımı ile çok benzediğinin davalının da ikrarları ile sabit iken, "bidonlar üzerinde markanın kullanılmasında hukuka aykırılık yoktur" gibi afaki bir gerekçe ile birleşen davanın reddinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı vekilinin dayandığı "GM" markalarının tamamının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde davacı ... LLC adına tescilli olduğu, anılan markaların tanınmışlığının mahkemece görüşüne başvurulan üç ayrı bilirkişi heyet raporu ile de tespit edildiği, dolayısıyla asıl davada davalı vekilinin, davacının "GM" markalarını tanınmış hale getiren ... Corporation şirketinin halefi olup olmadığının araştırılması gerektiği savunmasına mahkemece itibar edilmemesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, yine mahkemece gerek asıl davada davacı yararına 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının davacı yararına gerçekleştiği, gerekse de asıl davada davacı ile aynı sektörde faaliyet davalıların açıkça kötü niyetli olduğu kabul edilerek, 2016/107866 nolu davalı markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesine dayanılarak davalıların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespit ve önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizliğin görülmediği, karşı davada da davacı-karşı davalının gerek tescilli markalarının gerekse de karşı dava konusu kullanımlarının, davalı-karşı davacının gerek markasının gerekse de tasarımının başvuru tarihlerinden çok öncesine dayandığı, dolayısıyla mahkemece karşı davanın reddedilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar/karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar/karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar/karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, marka hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi; karşı dava, tasarım ve marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6, 25, 155 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar/karşı davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.