11. Hukuk Dairesi 2014/13912 E. , 2014/20093 K. "" MAHKEMESİ : ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2013 NUMARASI : 2010/360-2013/923 Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2010/360-2013/923 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiy…
**11. Hukuk Dairesi 2014/13912 E. , 2014/20093 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2013 NUMARASI : 2010/360-2013/923 Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2010/360-2013/923 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı şirketin nakliye alacağından dolayı haklarında icra takibi yaptığını, takibin belgeye dayandırılmadığını, şirketin sahibinin kooperatifin eski başkanı olduğunu, hakkında usulsüz işlemlerden dolayı ceza davası açıldığını, davalıya borçları bulunmadığını ileri sürerek, icra dosyalarından dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının fatura karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin faturaları defterine kaydettiği, ancak defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, kendi lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı kooperatifin amacının taşıma olması, üyeleri aracılığı ile nakliye işi yapması gerekirken davalı şirketle iş yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen davada ise bankadan kooperatife gönderilen paranın borcun tasfiyesine ilişkin olduğu, davalının bu paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir 1- HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Ayrıca, TC. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesinin benimsemiş olup, bunun anlamı yargılamanın açık yürütülmesi, hüküm fıkrası ile gerekçenin birbirine uygun olması gerekir.