11. Hukuk Dairesi 2023/2203 E. , 2024/5003 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/667 Esas, 2023/39 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1074 E., 2020/936 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke
**11. Hukuk Dairesi 2023/2203 E. , 2024/5003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/667 Esas, 2023/39 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1074 E., 2020/936 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.’nin yanı sıra müvekkil ... aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2013/21942 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığın, takibin müvekkili açısından usulsüz olarak kesinleştirildiğinden müvekkilinin hakkında başlatılan takipten haberi olmadığını, takip, müvekkili açısından usulsuz olarak kesinleştirilerek haciz işlemlerine başlandığını, yapılan şikayet üzerine tebligatın usulsüz olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip konusu senedi müvekkil şahsı adına imzalamamış olduğunu, şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, bononun keşideci yerinde bulunan çift imzanın her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, uygulamada çift imza ile borçlanılması, her iki imzanın da şirketi borçlandırma kasdı taşıdığını kanıtladığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın davacı tarafa tamamlatılmasını eksik harcın tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının davasının ve talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davası zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, davacının davasını süresinde açmadığını, davacının davası süresinde olmadığından reddini talep ettiğini, bononun üzerindeki ilk imza; davaya konu bonoya ilişkin asıl borçlu olan davacıyı, ikinci imza da bonoya kefil yetkili olduğu şirketi borçlandırmak iradesi ile atıldığını, takibe esas senet aslı istendiği zaman görüleceği üzere matbuu olarak senet metni üzerinde ''imza imza'' yazılı ibarelerin altına davacı asıl borçlu olarak şahsen ve kefil olarak da şirketini temsilen imzasını attığını, davacının keşideci kısımı karşısında yer alan isimi iddia edildiği gibi bonoya sonradan eklenmemiş olup davacı tarafından kendi el yazısı ile yazıldığını, haksız açılan iş bu davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, haksız dava nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydıyla davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senet incelendiğinde keşideci yani asıl borçlu kısmında ..., Kefil bölümünde ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. kaşesi ve keşide tarihinin yer aldığı bölümün altında imza kısmında ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaşesinin basılı olup adres kısmının üzerinde ve sağ tarafta bir imza ve kaşenin altında bir imza bulunduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere her iki imzanın da ... tarafından atılmış olduğu, her ne kadar davacı taraf uygulamada çift imza ile borçlanıldığını iddia ederek her iki imzayı da şirket yetkilisi olarak attığını beyan etmiş ise de senette kaşe üzerinde imza bulunmadığı, ayrıca ...'ın senette asıl borçlu, keşideci sıfatı taşıdığı, şirket kaşesinin altına atılan sol taraftaki açığa atılan imzanın ...'ın şahsi sorumluluğuna yol açtığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 772 nci maddesinde kambiyo senetlerinin zorunlu unsurları arasında düzenleyenin imzasının yeterli olduğu, çift imza unsurundan bahsedilmediği, şirket kaşesi üzerinde olmayan imzanın ...'ın şahsi sorumluluğuna yol açması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin alacaklıya borcu bulunmadığı gibi senetteki 2 imzanın da kaşe üzerinde bulunduğunu, müvekkilinin o dönem yetkilisi olduğu ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. adına imza attığını, zaten şirket kaşesi dışındaki alanlarda bir imza da bulunmadığını, konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19812 E. ve 2018/756 K. sayılı kararının konu ile ilgili değerlendirmesinin bu şekilde olduğunu, yine konunun alınan 21.03.2019 tarihli raporunda da aynı şekilde işlendiğini, müvekkili için aval durumunun olmadığını, poliçenin ön yüzüne iki imza atılsa dahi bu imzalar şirket kaşesi üzerine atıldığından aval kabul edilemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin şahsi ve davalı arasında kambiyo senedine konu olabilecek bir ticari ilişkinin meydana gelmediğini, davalının var ise böyle bir iddiasını ispat etmesi gerektiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, zaten davalının da iddia ettiği borcun kaynağını açıklayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı söz konusu iki imzayı da dava dışı şirketin yetkilisi olması sebebiyle şirket adına attığını ileri sürmüş ise de takip ve dava konusu senette keşideci olarak davacının adının da yazılı bulunduğu, borçlunun senet ile sorumlu olması için tek imzanın yeterli olup, atılan ikinci imzanın davacı ...'ın şahsen senetten sorumluluğunu gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Senet altında keşideci hanesinde ... isim ve soy isim bulunmakta ise de, o tarihte şirket yetkilisi davacının her iki imzasının da şirket kaşesi üzerinde yer almasına ve bu kişinin el yazıyla isim ve soy isminin yazması imza mahiyetinde değerlendirilebilecek ise de, senet metninden de görüleceği üzere, ayrıca şekil kullanmak suretiyle imza attığı bu durumda senetten şahsen sorumlu olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.