T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/07/2023 DAVA:Maddi Tazminat (Destekten Yoksun Kalma Nedeniyle) GEREKÇE TARİHİ:27/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü de…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:05/07/2023 DAVA:Maddi Tazminat (Destekten Yoksun Kalma Nedeniyle) GEREKÇE TARİHİ:27/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09/11/2020 tarihinde ...'ın idaresindeki ... plakalı kamyonet ile müteveffa ...'ın yolcu olarak içinde bulunduğu ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada müvekkilleri ... ve ...'in Oğulları, ... ve ...'un kardeşleri olan ...'ın hayatını kaybettiğini, Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasından takipsizlik kararı verildiğini, bu karara itiraz edildiğini ve henüz inceleme aşamasında olduğunu, ...'ın ailesinin tüm bakım ve iaşelerini karşıladığını, müteveffanın ... Madencilik A.Ş.'de 4.500,00 TL maaş ile çalıştığını, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, ... plakalı otomobilin davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla baba ... için 300,00 TL, anne ... için 300,00 TL, kardeş ... için 200,00 TL, diğer kardeşi ... için 200,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden olay tarihinden işletilecek faizi ile tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu bulunduğunu, ceza zamanaşımı uygulanmasının söz konusu olmadığını, 25/01/2021 tarihinde 155.446,00 TL ödeme yapıldığını, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınmasını gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... 09/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile maktül ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçların çarpışması neticesinde ... plaka sayılı araçta bulunan davacıların murisi olan ...'ın vefat ettiği, savcılık sırasında aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesinde asli kusurun ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'e ait olduğu, vefat eden ...'ın mirasçıları anne ..., baba ... ve kardeşler ... ve ... tarafından ... bu destekten yoksun kalma talepli maddi tazminat davasının açıldığı, davacıların murisi ...'ın SGK kayıtlarına göre mermer ocakcısı olarak çalışıp vefat tarihindeki prime esas gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı anne ve babaya, anne için 95.495,00 TL, baba için ise 74.085,00 TL ödeme yapıldığı, kaza tarihindeki ZMMS teminat limitinin 410.000,00 TL olup yapılan ödeme sonrası bakiye teminat limitinin 240.420,00 TL ile sınırlı olduğu, mahkemece aldırılan aktüer raporunda belirtildiği üzere davacı ... için bakiye destekten yoksun kalma zararının 851.123,74 TL, davacı ... için 546.966,29 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından vefat edenin alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına bindiğinden bahisle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki iddiası değerlendirildiğinde, her ne kadar ... plaka sayılı araç sürücüsü maktul ...'in alkol raporu alınamasa da araçta bulunan yolculardan ...'un soruşturma aşamasında alınan beyanında maktulün alkollü olduğunu belirttiği, böylelikle vefat eden ...'ın alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına binmesi nedeniyle %20 oranında tazminattan hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından hesaplanan bakiye destekten yoksun kalma zararlarında (anne - 851.123,74 TL baba - 546.966,29 TL) %20 oranında indirime gidildiği takdirde dahi bakiye zarar toplamının ZMMS ölüm teminatı bakiye limiti 240.420,00 TL'yi aştığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketine her bir davacı yönünden sorumlu tutulabileceği miktarın anne ... için 151.735,00 TL baba ... için 88.685,00 TL ile sınırlı olduğu; Öte yandan her ne kadar desteğin kardeşleri ... ve ... tarafından da destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarakta dava açılmış ise de Yargıtay içtihatlarına göre müteveffanın eşi, çoçukları ile ebeveyni yönünden bu kimselerin destekten yoksun kaldığının varsayıldığı, desteğin kardeşi yönünden destek payı ayrılabilmesi için kardeşin müteveffadan düzenli ve eylemli olarak destek gördüğünün ispatlanması, bu desteğin olmaması halinde kardeşin açıkça yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerektiği..." gerekçesiyle "davanın kısmen kabulü ile; davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacılar ... ve ... tarafından açılan davaların kısmen kabulü ile davacı ... için 88.685,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 151.735,00 TL maddi tazminatın 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç sürücüsünün müteveffa ... olarak göründüğünü, mahkemece bu hususun re'sen araştırılması ve netleştirilmesi gerektiğini, zira araç sürücüsü ...'ın ise müteveffanın annesi ve babasının da destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağını, müteveffanın veya sürücünün alkollü olup olmadığını, emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmediğini, ancak mahkemenin bu hususları re'sen araştırma yetkisi olup hiçbir araştırma yapmaksızın hüküm kurulduğunu, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemeri takılı olmadığını, zira ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı olarak meydana geldiğini, öncelikle bu hususun netleştirilmesinin ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yine müteveffanın araçta yolcu olması ihtimalinde kaza esnasında alkollü sürücünün aracında seyahat ettiğini ve %20 indirim yapılması gerektiğini, işbu indirimlerin ayrı ayrı %20'şer oranında yapılması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, ancak bilirkişi raporunda defalarca itiraz ettikleri üzere SGK'dan gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden araştırma yapılmaksızın işbu hükmün kurulduğunu, davacıların zararın tespiti için elde edilen kazanımların belirlenmesi ve bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu hususa dikkat edilmeksizin hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, keza tazminat hesabının da uzmanlık gerektirdiğinden hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen tazminat tutarına 07/01/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, zira şirketlerince dava esnasında ödeme yapılmış olduğundan işbu dava tarihinden önce temerrüde düştüğü kabulünün haksız olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Aynı Yasa'nın 53. maddesi uyarınca da ölüm halinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların talep edilebileceği düzenlenmiştir Somut dosya incelendiğinde; 09/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile davacıların desteği olduğu ifade edilen ...'ın içinde bulunduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde ... plaka sayılı araçta bulunan davacıların desteği olduğu ifade edilen ...'ın vefat ettiği anlaşılmış, davacılar tarafından desteğin ölümü nedeniyle maddi tazminat istemi ile açılan davada ilk derece mahkemesince, müterafik kusura yönelik somut anlatım kapsamında değerlendirmede gözetilerek davanın kısmen kabulü ile; davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacılar ... ve ... tarafından açılan davaların kısmen kabulü ile davacı ... için 88.685,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 151.735,00 TL maddi tazminatın 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda özetlenen nedenlerle istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin istinaf istemleri bakımından yapılan değerlendirme neticesinde, somut dosya incelendiğinde Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan ...'un beyanı ile birlikte toplanan deliller incelendiğinde davacıların desteği ...'ın ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunduğu ve ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazada vefat eden ... olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa dair istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, ölen kişinin yardımlarından kaza tarihinde ve/veya gelecekte mahrum kalacak kişinin zararının giderilmesidir. Bu kapsamda talepte bulunacak kişinin, ölenin mirasçısı olması şartı bulunmamaktadır. Nitekim bu husus 6098 sayılı TBK md.53’te de “ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler” olarak açıkça belirtilmiş olup “mirasçı” kavramı kullanılmamıştır. Kaldı ki; destekten yoksun kalan kişinin mirası reddetmesi halinde de destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmaktadır. (Y.4.HD., 2018/2928 E., 2019/2868 K., 15.05.2019) Destekten yoksun kalma tazminatı talep edecek kişinin, ölen kişiden maddi olarak yardım alıyor olması gerekmemektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin ... E., ... K. sayılı ve 27.03.2008 tarihli kararında “Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, desteğini kaybeden kimsenin ölümle sonuçlanan olaydan önceki sosyal ve ekonomik hayat seviyesini devamını sağlayacak bir paranın ödettirilmesidir. Destek sayılabilmek için yardımın yalnızca parasal nitelikte bulunması zorunlu değildir. Eylemli ve düzenli olarak yapılan hizmet edimleri de bir kimsenin destek sayılabilmesi için yeterlidir.” ifadesine yer verilmiştir. Dolayısıyla yapılan yardım sadece para ile ölçülebilen bir değer olarak sınırlandırılmayacaktır. Ayrıca desteğin, trafik kazası tarihinde fiilen destekte bulunuyor olması da gerekmemektedir. Fiilen desteklik olabileceği gibi farazi desteklik de söz konusu olabilir. Somut davada davacılardan ...'in kazada vefat eden ...'ın annesi ve davacı ...'un ise babası olduğu ve ...' ın öldüğü an itibariyle bekar olduğu sabit olmakla adı geçen davacılar anne ve babanın çocuğu olan ve kazada ölen ...'ın desteğine bağlı tazminat isteminde bulunabileceği anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa dair istinaf istemi de yerinde bulunmamıştır. Yine dava dosyası kapsamında ilk derece mahkemesince SGK il Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 23/05/2022 tarihli cevabi yazıda 09/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacılara her hangi bir ödeme yapılmadığının ifade edildiği, bu halde mahkemece gerekli yazışmanın yapılmış olması, Anayasa Mahkemesi’nin 17.7.2020 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması gerektiği gözetilerek aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılarak, hesaplama yapılırken bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin (prograsif rant yöntemi) kullanılması ilkeleri gözetilmek suretiyle hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle bu yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2.1. maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 ... günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüş olup, dava tarihinden evvel davacılar tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapılması üzerine 07/01/2021 tarihinde davacı ... için 95.495,00 TL ve davacı ... yönünden ise 74.085,00 TL maddi tazminat ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmiş olmasında usul ve yasa aykırı bir hususu bulunmadığı kanaatine varılmış, bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, bir olayda birden fazla müterafik kusur durumu bulunsa dahi her bir müterafik kusur durumu için ayrı ayrı indirim yapılamayacağı gibi Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirim oranı %20'yi de geçemeyecektir. Buna göre meydana gelen kazada davacıların desteğinin ölüm nedenine ilişkin ölü muayene tutanağı ile Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında ifadesi alınan ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan ...'un beyanı doğrultusunda kafa travmasına bağlı gerçekleşen ölümde emniyet kemerinin takılı olmaması ve alkollü sürücünün aracına bilerek ve isteyerek yolcu konumunda binmek suretiyle seyahat etmesi nedeniyle davacıların desteğinin müterafik kusurunun mevcut olduğu, ancak bu hususta sadece toplam tazminat miktarından davalının dava tarihinden evvel yaptığı ödemenin faiziyle birlikte mahsup edilerek kalan miktar üzerinden %20 oranında indirime gidilmesi gerekmekte olup, kabule göre ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi sonucunda %20 müterafik kusura yönelik varılan kanaatte herhangi bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte gerekçede bu yönde yapılan anlatı sonrası Hatır taşıması olarak bu durumun ifade edilmiş olması doğru görülmemiştir. Diğer taraftan, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı takdirde bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması hususu gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanımından söz edebilmek için yaralananın ya da ölenin karşılıksız taşınmış olması gerekmektedir. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.02.2019 tarih ve 2016/6489 Esas 2019/1926 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, davalı sigorta şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde hatır taşımasına yönelik def'i de bulunulmasına rağmen mahkemece oluşturulan gerekçede hatır taşımasına yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın ve hatır taşıması savunmasının yerinde olup olmadığı yönüyle de herhangi bir gerekçe açıklanmaksızın karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. Davalı vekili tarafından hüküm istinaf edildikten sonra yine davalı sigorta şirketi vekili tarafından dosyaya sunulan 20/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davacı taraf ile yapılan uzlaşma nedeniyle davacılar ... ve ... bakımından davacı vekili hesabına 290.625,00 TL ödemenin yapıldığı ve davanın bu nedenle konusuz kaldığı belirtilerek dilekçe ekinde 06/11/2023 tarihli ibraname, feragatname başlıklı davacılar vekili tarafından imzalanan belge suretinde ise davacılar ... ve ... yönünden maddi tazminat ana para alacağı, faiz, yargılama gideri vekalet ücreti, icra vekalet ücreti bakımından 290.625,00 TL ödemenin alındığı görülmekle kaza nedeniyle başkaca bir davanın ikame dilmeyeceği, kabul edilerek davalı sigorta şirketinin davacılar tarafından ibra edildiği anlaşılmakta ise de davacı vekili tarafından ödeme ve ibra ile dava dışı sulhe yönelik her hangi bir beyanın dosyada yer almadığı anlaşılmıştır. Öyleyse ilk derece mahkemesince, hükümden sonra davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ekinde sunulan 06/11/2023 tarihli ibraname, feragatname başlıklı davacılar vekili tarafından imzalanan belge yönünden tarafların dava dışı sulh olup olmadığı yönünde davacılar vekilinin beyanı alınıp bu hususta taraf beyanları netleştirilip davacının hatır için taşınıp taşınmadığı tartışılarak neticesinde varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında İstanbul 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 31/08/2023 tarihli ve ... numaralı Türkiye ... Bankası Çağlayan Şubesi'ne ait 445.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, ...