11. Hukuk Dairesi 2020/5272 E. , 2021/3653 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.11.2017 tarih ve 2014/566 E- 2017/903 K. sayılı kararın asıl davada davacı vekili ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.04.2019 tarih ve 20…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5272 E. , 2021/3653 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.11.2017 tarih ve 2014/566 E- 2017/903 K. sayılı kararın asıl davada davacı vekili ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.04.2019 tarih ve 2018/347 E- 2019/425 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davada davacı vekili ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ve Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, davacı ile dava dışı ... Çankaya Turizm ve Ticaret A.Ş. (...) arasında imzalanan proje bazlı kredi sözleşmesine, dava dışı şirket yetkilisi olan davalının garanti verdiğini, sözleşmede belirtilen temerrüt durumunun oluştuğundan hesabın kat edildiğini, kat ihtarının asıl borçlu şirket ile davalıya tebliğ edilmesine rağmen borç ödenmediği için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinin müteselsil kefalet ya da garanti sözleşmesi ile ilgili bulunmadığını, kredi sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle davalının uğradığı zararın muaccel bir alacak doğurduğunu savunarak davanın reddini, davalının herhangi bir sıfatla borcu ödemekten sorumlu tutulması halinde davalının takas def'inin kabul edilmesini, bu talebinde kabul edilmemesi halinde davalının borcu ifadan kaçınma def'inin kabul edilmesini istemiştir.