11. Hukuk Dairesi 2023/3196 E. , 2024/5779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1515 Esas, 2023/234 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/198 E.,2022/135 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölg
**11. Hukuk Dairesi 2023/3196 E. , 2024/5779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1515 Esas, 2023/234 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/198 E.,2022/135 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının mülkiyetinde bulunan taşınmazın 5 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerinin 400.000,00 TL nakit para ile Bolu İli Merkez İlçesi ... Mah. 1711 Ada 8 parselde kain 6 numaralı bölüm karşılığında davalıya satışı konusunda 30.09.2019 tarihli sözleşme akdettiklerini, davacının sözleşme kapsamında devrini taahhüt ettiği 5 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin tapudaki satış ve ferağını şirketin tek sahibi ve yetkilisi olan ... ... adına tescil ettirdiğini, aradan geçen 2 yıla yakın zamanda davalıya defalarca davaya konu sözleşme kapsamındaki 6 numaralı bağımsız bölümün ferağını vermesi konusunda talepte bulunduğunu, ancak davalı her defasında bir bahane bularak tapuda tescil işlemini gerçekleştirmediğini, Bolu 6. Noterliğinin 14.07.2021 tarih ve 10629 yevmiye numaralı ihtarı ile davalının temerrüde düşürüldüğünü, söz konusu ihtarın davalıya 20.08.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, aradan geçen 2 ay içerisinde davalı tarafından yine hiçbir müspet girişiminde bulunulmadığını, tapu kayıtlarında haricen araştırma yaptıklarını, davalının sözleşmeye konu ettiği taşınmazın 03.05.2019 tarihinde ... Dengiz isimli şahıstan davalı şirketin sahibi olan ... ... adına satın aldığını, devamında bu gayrimenkul 03.07.2020 tarihinde ... ... isimli şahsa sattığını tespit ettiklerini, davalının sözleşmeye konu bağımsız bölümü dava dışı üçüncü şahsa satmak sureti ile elden çıkardığını, davacı tarafından sözleşme kapsamında davalı şirket sahibi adına tescil ettirilen bağımsız bölümlerin de dava dışı üçüncü kişilere satıldığını, tüm bu nedenlerle sözleşme kapsamında davacı adına tescili lazım gelen fakat davalı tarafından üçüncü şahıs tarafından tescili yapılan taşınmazın değerinin tespiti ve bu değerin Bolu 6. Noterliğinin 14.07.2021 tarih ve 10629 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 20.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili kapsamında şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu gayrimenkulun satış sözleşmesi olduğunu ve şekil şartı içeren sözleşmeler olduğunu, şekil şartına uyulmayan sözleşmelerin geçerli olmayacağından sözleşmenin geçersiz olduğunu ve hukuki bir hüküm doğurmadığını, davacı tarafın her ne kadar dilekçesinin 6 ncı maddesinde tarafların tüm borçlarını ifa etmesi halinde sözleşmenin geçerli olacağını iddia etmiş ise de tüm borçlarını ifa ettiğine dair kuvvetli delilde bulunmadığını, delillerde sunulacak olan ödeme belgelerinin ve banka hesaplarının kontrol edildiğinde de anlaşılacak nitelikte olduğunu, taraflar arasında haricen yapılan anlaşmalarla da herhangi bir borç- alacak ilişkisi kalmadığını ve bu durumun davacı tarafın yetkilisine yemin teklif ettirildiğinde anlaşılacak nitelikte olduğunu, dosya kapsamında toplanacak deliller ve sunulan beyanlar incelendiğinde açılan davanın esastan ve usulden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapuda kayıtlı taşınmazların devrinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (2644 sayılı Kanun) 26. ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (1512 sayılı Kanun) 89 uncu maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, haricen düzenlenen satış sözleşmelerinin geçersiz olduğu, resmi şekilde yapılmayan tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme hukuken geçersiz olduğu, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen "protokol" başlıklı sözleşme ile davacıya ait olan 5 ve 8 numaralı bağımsız taşınmaz bölümlerinin 400.000,00 TL nakit para ile davalıya ait olan Bolu İli Merkez İlçesi ... Mah. 1711 Ada 8 parselde kain 6 numaralı bölüm karşılığında davalıya devri ve satışı konusunda 30.09.2019 tarihli sözleşme imzalandığı, davalının sözleşme kapsamında devrini taahhüt ettiği 5 ve 8 numaralı bağımsız bölümleri 25.12.2019 tarihinde davalı şirketin yetkilisi olan ... ...'a devir ettiği, davalının taahhüt ettiği 6 numaralı bağımsız bölümün 03.07.2020 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satılarak tapuda devrettiği, davacı tarafından davalının taahhüt ettiği 6 numaralı bağımsız bölümü devretmemesi üzerine Bolu 6. Noterliğinin 14.07.2021 tarih ve 10629 yevmiye numaralı ihtarı ile davalıya ihtarname gönderildiği, buna rağmen davalının söz konusu taşınmazı davacı tarafa devretmediği, tapu kaydından yapılan incelemede davalı şirket yetkilisi ... ...'un bu taşınmazı üçüncü kişiye devrederek sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının söz konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerini talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin 319,852,00 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile talebini bu yönde ıslah ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, her ne kadar ihtarname tebliğ tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuşsa da davalıya gönderilen ihtarnamede taşınmazın tapusunun devri talebinde bulunulduğu bu nedenle de tazminat yönünden temerrüt oluşmayacağından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların replik ve düplük dilekçesi verilemeyeceğine dair bir ara karar tebliğ edilmiş ise de basit yargılama usulüne tabi olmadığından bu kararın usulsüz olduğunu, dosya kapsamında 2 adet bilirkişi raporu tanzim edildiği ancak raporların taraflarına usule uygun şekilde tebliğ edilmediğini, mahkemeden tanık dinlenilmesi için talepte bulunulduğunu ancak bahse konu talebin ret olunduğunu, burada açılan dava basit alacak davası değil tapu iptal tescile bahse konu olacağını, tanık dinlenilmesine aykırı bir mesele olmadığını, tanık dinlenilmesi gerektiğini, tanıkların dinlenilmemesinin usule aykırı olduğunu, davacı talebinin alacak üzerinde olduğu ve taşınmazın devri üzerine olmadığını, hükmün dava tarihindeki taşınmaz bedeli üzerinden değil ödeme tarihinden hesaplanması gerektiğini, yine delil başlangıcı hususu ortaya çıktığında tanıkların dinleneceğinin de aşikar olduğunu, delil başlangıçlarının dosya kapsamında mevcut olduğunu, taraflar arası sözleşmelerin bulunduğunu, sözleşmenin asansör montaj ve bakım sözleşmesi üzerine olduğu, bu sebeplerle tapu bedeli üzerinden dava açılmasının haksız kazanç sağlamak üzerine açıldığını ileri sürerek davanın reddi yönünde hüküm kurulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçersiz sözleşmeye dayanılarak iptal ve tescil istenemeyeceği gibi sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeni ile tazminat da istenemez ise de, mahkeme gerekçeli kararında da kabul edildiği ve davalı tarafından da bu yönde istinaf olunmaması nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak durumu oluştuğu, davalının sözleşmede kendine düşen edim olan iki adet bağımsız bölümün devrinin davalı şirket temsilcisine devrini alarak protokoldeki taahhütlerini yerine getireceğine dair davacıda ... yarattığı, bu halde akdin şekil şartı ile geçersizliğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalı, protokole ... nedeniyle davacının uğradığı müspet zararı tazmin ile yükümlü olduğu, tapu kayıtlarına göre davalı şirket yetkilisi ... ...'un bu taşınmazı üçüncü kişiye devrederek sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının söz konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerini talep edebileceği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin 319.852,00 TL olarak tespit edildiği, mahkemece, davalının davacı tarafın protokoldeki edimi yerine getirmediğine ilişkin açık bir istinafının bulunmadığı gözetilerek usul ve yasaya uygun bilirkişi raporundaki belirlemelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin 2 nolu 14.04.2022 tarihli celsesinde bilirkişi raporu elden davalı vekiline tebliğ edilerek bilirkişi raporuna beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verildiği, verilen sürenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 281 inci maddesinin birinci fıkrasına uygun olduğu, ayrıca, dava değerinin tanıkla ispat sınırının üzerinde olması ve tarafların muvafakatlarının bulunmaması sebebiyle tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı tarafın edimini yerine getirmemesi nedeniyle dava konusu bağımsız bölümün rayiç bedelinin tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un 281, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun'un 706, 6098 sayılı Kanun'un 237, 2644 sayılı Kanun'un 26 ve 1512 sayılı Kanun'un 89 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.