T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/791 - 2026/461 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/791 KARAR NO : 2026/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2023 NUMARASI : 2022/1357 Esas, 2023/656 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALILAR …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/791 - 2026/461 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/791 KARAR NO : 2026/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2023 NUMARASI : 2022/1357 Esas, 2023/656 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Hasar Bedeli ile İkame Araç Bedelinden Kaynaklanan Tazminat KARAR TARİHİ : 16/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2023 tarih ve 2022/1357 Esas, 2023/656 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı ... plakalı 2017 model ... marka hususi otomobilin Türkiye Sigorta A.Ş'ye ... poliçe numarasıyla sigortalı olduğunu, müvekkilinin oğlu ...'ın sevk ve idaresindeki aracının 08.08.2022 günü seyir halinde iken ...'ın sevk ve idaresindeki mülkiyeti ...'ya ait ve zorunlu trafik sigortası kapsamında güvencesi ise diğer davalı ... Sigorta şirketinin sorumluluğunda olan ... plakalı aracın 8/8 oranında tam kusurlu olarak çarpması sonucu ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini, gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı kazanın akabinde ... plakalı aracın sürücüsü ...'nı aracın ve araç içerisindeki diğer yolcuları da bırakarak olay yerini terk ettiğini, müvekkilinin aracının gerçekleşen kaza neticesinde perte çıkmış olup müvekkilinin arabası olmadan hayatını idame ettirmesinin olmadığından kaza tarihinden itibaren araç kiralamak zorunda kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava konusu aracın rayiç bedeli olan 10.000,00 TL ile aylık araç kiralama bedeli 1.000,00 TL olmak üzere toplam 11.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.08.2022'den itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada yetkili mahkemenin müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri olan İstanbul olduğunu, alacak miktarının belirlenmiş olmasına rağmen başvuru sahibinin dava dilekçesinde belirsiz alacak davası niteliğinde istemde bulunduğunu,, dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza öncesinde ağır hasar kaydı ile işlem gördüğü dikkate alındığında aracın öncesinde ağır hasara uğradığından bahsedilmeksizin rayiç bedel talep edilmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, araç mahrumiyet/ikame araç bedelinin gerçek zarar niteliğinde olmayıp müvekkili sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, ayrıca müvekkili şirkete usulüne uygun olarak geçerli belgelerle başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini belirterek davanın reddinİ talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun, asılsız ve soyut iddialar olduğunu, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple dava değerinin talep artırımı yolu ile iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, ...'ın kaza anında alkollü olduğu iddia edilmişse de bu hususun gerçekleri yansıtmadığını, kaza sonrasında da ani ve yoğun korku ile panik atak geçirdiği ve kaza yerinden uzaklaşmak zorunda kaldığını, kaza anında müvekkillerinin aracında bulunan ... olay günü vermiş olduğu ifadesinde müvekkilimin alkollü olmadığına ve kimseden de şikayetçi olmadığına yönelik beyanda bulunduğunu, ancak sonrasında müvekkilleri ... ve ...'ı tehdit ederek 100.000 TL vermezler ise şikayetçi olacağını belirterek müvekkillerimden haksız bir menfaat temin etmek istediğini, müvekkillerinin bu hususu kabul etmemesi üzerine ise ikinci kez ifade vererek gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, davacının kazaya sebebiyet veren vakıalarda tam kusurlu durumda olduğunu ifade ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, hasar bedeli yönünden; 92.206,82 TL araç hasar bedelinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/08/2022 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ikame araç bedeli yönünden; davalı ... Sigortaya yönelik talebin reddine, davalı asiller yönünden davanın kabulü ile; 8.437,50 TL ikame araç bedelinin 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; uyuşmazlık konusu aracın geçmişte pert kaydı bulunduğundan daha önce ağır hasara uğramamış gibi hasar onarım bedeli tespiti yapılmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, müvekkili şirketin söz konusu parçalarda iskonto imkanı bulunmakta olup iskontosuz yapılan hesaplamaların hükme esas alınmasının hatalı olacağını, müvekkili şirketin konu uyuşmazlıkta KDV sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın kazanın oluşumunda asli kusuru bulunduğunu, mahkemenin aksi kanaatteyse %50'şer kusur dağılımı yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücünün haksız fiili nedeniyle meydana gelen kazada davacıya ait araç hasar bedeli ve araç kiralama bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından alınan kusur ve hesap raporlarının hatalı olduğundan bahisle istinaf edilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede; Dosyada olay yeri inceleme ve cd izleme tutanağı mevcut olup olay anına ilişkin tespit yapılmıştır. Mahkemece alınan 12.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda bu belgeler ile tarafların ve tanıkların ifadeleri ile birlikte inceleme yapılmış olup davalı sürücü ...'ın dur levhasına rağmen hızını azaltmadan kavşaklara geçiş önceliğine uymadığından %75 oranında kusurlu olduğu, ...'ın ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Araçta oluşan değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Mahkemece, Yargıtay'ın içtihatları ve yerleşik uygulamasına uygun olarak araçta oluşan hasar bedeli zararı ve ikame araç bedelinin hesaplanması amacıyla dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de; bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime olanak veren açıklıkta olduğu, bilirkişi tarafından araçta değişen onarılan parçalar servis faturası, araç fotoğrafları incelenerek raporun hazırlandığı, hesabın ise Yargıtay yerleşik uygulamasına uygun olarak yapıldığı, davacının gerçek zararından davalılar sorumlu olacağından hesaba KDV eklenerek hesaplama yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı sigorta şirketinden alınması gereken 6.298,65 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.574,66 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.723,99 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.16/02/2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.