7. Hukuk Dairesi 2023/2217 E. , 2024/2053 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3194 E., 2023/114 K. DAVA TARİHİ : 21.01.2021 KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar veri…
**7. Hukuk Dairesi 2023/2217 E. , 2024/2053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3194 E., 2023/114 K. DAVA TARİHİ : 21.01.2021 KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında Elazığ 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/2621 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı ev, ahır, samanlık, sondaj kuyusu, havuz, meyve ağaçları vb. tüm muhdesatların müvekkiline ait olduğunu belirterek, muhdesat iddialarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 121 inci maddesinde belirtilen belgeleri dava dilekçesine eklemediğini, davacı ile davalının kardeş olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ev ve müştemilatın yapımına tarafların babası zamanında başlandığını, bitme aşamasında babalarının vefat ettiğini, muhdesatın geri kalan kısmının bütün kardeşler tarafından imece usulü ile tamamlandığını, tüm kardeşlerin bu dönemde dava konusu taşınmazda birlikte yaşadıklarını, davacı tarafından babalarından miras kalan tüm birikimlere el konulduğunu, belirtilen taşınmazdaki diğer hissedarların paylarını davalı müvekkiline devrettiğini, yazılı delil dışındaki delillere ve tanık dinlenilmesine muvafakatları bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hissedarı olduğu dava konusu 2 katlı yapı, hayvan barınağı, havuz, tek katlı yapı, ağaçlar, fidanlar ve kuyunun bulunduğu taşınmaza ilişkin olarak ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, iş bu davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğu, parselin tapuda tarla vasfı ile kayıtlı olduğu, muhdesat hanesinin boş olduğu, dinlenilen tanık beyanlarından davacının tek başına kendi namına olacak şekilde dava konusu muhdesatları yaptırdığını ispat edemediği, kısmi tanık anlatımlarında muhdesatlar hakkında davacının emeğinin çok olduğu ve yıllarca davacı yanca kullanıldığı beyan edilmişse de, kısmi tanık anlatımlarında da dava konusu muhdesatların ortaklaşa yapıldığı, davalının da emeğinin bulunduğu, babadan kalan hayvanların satılması ile yapıldığı beyan edilmiştir. Açıklanmaya çalışıldığı üzere somut görgüye dayalı tanık beyanları ile dava konusu muhdesatların davacı tarafından, davacıya ait olmak üzere, davacının adına ve hesabına yaptırıldığının duraksamasız belirlenemediği, davacının iddiasının ispat edilemediği dosya kapsamından anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davacı tarafla husumeti bulunan tanıklar Eyüp, Mustafa ve Mehmet’in beyanlarını esas alarak karar verdiğini, keşif esnasında mahallinde dinlenen tarafsız tanık beyanlarının kararda geçmediğini ve kararda tartışılmadığını, dinlenen davacı tanık beyanları ile bir kısım davalı tanık beyanlarında dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğini ifade ettiklerini, mahkemece bu beyanlar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tüm dosya kapsamı ve özellikle davacı ve davalı tanık anlatımlarına göre, dava konusu muhdesatların davacı tarafından tek başına, kendi nam ve hesabına meydana getirildiği ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas bakımından yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf sebeplerini aynen tekrarlayarak, dava konusu taşınmazların halen davacı ve çocukları tarafından malik sıfatıyla kullanılmaya devam edildiğini, bu hususun dosya kapsamı ile sabit olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi sırasında açılan muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 724, 728, 729 uncu ve 1012/2, 3 üncü maddeleri, 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci ve 19 uncu maddeleri, 4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi. 3.Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.