T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/979 KARAR NO:2025/2078 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:05.0.2021 NUMARASI:2019/990 Esas - 2021/651 Karar DAVA :İtirazın İptali (Sigorta Rücu) Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair veri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/979 KARAR NO:2025/2078 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:05.0.2021 NUMARASI:2019/990 Esas - 2021/651 Karar DAVA :İtirazın İptali (Sigorta Rücu) Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen hükme karşı, birleşen davada davalılar ... Ticari İşletmesi ortakları vekili ile asıl davada davalı ...AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti dava dışı sigortalı .... A.Ş.'ye ait olan ... ve ... seri numaralı iki adet ... marka örümcek tipi platformun müvekkilince makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalının ... seri numaralı platformu 01.03.2018 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'ye, onun da davalı...'ya 13.04.2018 tarihinde operatör hariç şekilde kiralandığını, platformun üzerine 10.05.2018 tarihinde davalı ... Yapı tarafından profil düşürüldüğünü ve hasarın tutanakla belirlendiğini, ... Yapı'nın tutanağı imzadan imtina ettiğini, sigortalının 15.05.2018 tarihinde hasar ihbarı yaptığını ve yapılan ekspetriz incelemesinde hasarın ... Yapı firmasının platform üzerine profil düşürmesi nedeniyle oluştuğu ve hasarın 9.888,45 Euro olmasına rağmen ödenebilir tutarın 7.188,45 Euro olduğunun belirlendiğini, müvekkilince 7.188,45 Euro'nun ödenerek 08.10.2018 tarihli ibraname ile TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, hasarda kusuru olan ... Yapı ve ...'ya gönderilen 08.11.2018 tarihli yazılarla yapılan ödemenin istendiğini, ...'nın 20.11.2018 tarihli yazı ile kusursuz olduğunu bildirdiğini ve davalılarca hasarın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ...s sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu tutanak ve ekspertiz raporlarından anlaşılacağı üzere hasarın ... Yapı'nın düşürdüğü profilden kaynaklanması nedeniyle bu davalınnı TBK'nın 49. maddesine göre sorumlu olduğunu, ...'nın ise hasar gören platformu ...'ten operatör hizmeti hariç kiraladığını, platformun ...'nın operatörleri tarafından kullanıldığını ve hasarın meydana gelmesinde ...'nın da kusuru bulunduğunu, kiralayanın TBK'nın 316.maddesi gereği kiralananı özenle kullanma ve muhafaza yükümlülüğü olduğunu ve ...'nın bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, hasar gören platformun profillerin altında bulundurulmasının iş sağlığı ve güvenliği bakımından hatalı olduğunu, bu davalının kusursuz olduğunu ispatlaması gerektiğini ve ...'nın ... Yapı ile birlikte zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalıların 7.188,45 Euro takibe yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... San ve Tic A.Ş. vekili, savunmasında özetle; halef olunan tutarın belirlenebilmesi için yargılamayı gerektirdiğinden bu talebin ilamsız takibe konu edilemeyeceğini, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusur ya da ihmali bulunmadığını, kaza tarihinde şantiye alanında yağmur yağması nedeniyle zeminin yumuşadığını ve forklift ile malzeme taşınması esnasında zeminde bulunan...'nin altının boş olması nederiylle forkliftin... üzerinden geçerken kırılarak dengesini kaybettiğini ve üzerinde bulunan malzemelerin makinenin üzerine düştüğünü, olayın zeminde bulunan...'nin altının boş ve firmanın malzeme taşıma yoluna ekipmanlarını bu şekilde bırakmasından kaynaklandığını, tutanakta müvekkilinin veya çalışanlarının imzasının bulunmadığını, sadece bir... şefinin imzasının bulunduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Asıl davada davalı... havalimanları İnşaatı ... İşletmesi vekili, savunmasında özetle; davanın adi ortaklığı oluşturan şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin...’yı oluşturan şirketlere tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, halef olunan tutarın belirlenmesinin yargılamayı gerektiğinden ilamsız takibe konu edilemeyeceğini, müvekkilinin hasarın oluşmasında herhangi bir kusur ya da ihmali bulunmadığını, bu durumun kaza tutanağı ile de belirlendiğini, kaza ile müvekkili arasında bir bağlantı da bulunmadığını, likit olmayan alacak için icra inkâr tazminatı istenemeyeceğini, zararın öncelikle platformun sigortacısından istenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir Birleşen davada davacı vekili, birleşen davadaki dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki iddialarını tekrarla mülkiyeti sigortalı .... AŞ'ye ait olan ... ve ... seri numaralı iki adet ... marka platformun müvekkilince makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalının ... seri numaralı platformu ... A.Ş'ne, onun da asıl davalı... tarafından kiralandığını, asıl davada davalıların kusuru ile oluşan hasar bedelinin ödendiğini, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itiraz üzerine İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/990 Esas sayılı dosyası ile açılan davada mahkemece adi ortaklığa doğrudan takip başlatılarak dava açılması nedeniyle bu dosyanın tefrik edilerek reddine karar verildiğini, bu nedenle müvekkilince adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine aynı alacağın tahsili amacıyla bu kez ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve bu dosyanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/990 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalılar... Havalimanı İnşaatı Adi Ortaklığını oluşturan tüzel kişilerin vekilli, savunmasında özetle; adi ortaklık aleyhine daha önce açılan davanın mahkemenin 2019/990 Esas sayılı dosyasından ayrılarak mahkemenin 2019/1267 Esasına kayıt edildiğini ve sonuç olarak tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa yönelik başlatılan takip ve itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının usulüne ilişkin takip bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, bunun üzerine davacının eldeki davaya konu olan takibi başlattığını, talebin zamanaşımına uğradığını olayın 13.05.2018 tarihinde gerçekleştiğini ve davacının taleplerinin 13.05.2020 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, birleşen davanın ise 07.01.2021 tarihinde açıldığını,...'nın adi ortaklık olarak dava ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle hem adi ortaklık hem de ortakları yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı taraflar bakımından daha önce açılmış derdest bir dava bulunduğundan davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, sigorta tazminatının tahsili için ilamsız takip başlatılamayacağını, kaldı ki öncelikle müvekkilinin sigortacısına başvurulmadan doğrudan müvekkillerine dava yöneltilemeyeceğini, tek yanlı düzenlenen eksper raporunun dikkate alınamayacağını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Gerek dosya kapsamından gerekse aldırılan bilirkişi raporlarından olay günü hareketli olan aracın ... yetkilileri tarafından kullanılan araç olduğu, hasarın forkliftin altındaki...'nin kırılması sonucu oluştuğu, çöküntünün davalı tarafların iddia ettiği üzere yağmur ile gerçekleşmesinin imkansız olduğu, şantiyenin güvenliğinin ana müteahidin sorumluluğunda olduğu, çalışma emniyetinin ve ortam güvenliğinin 6331 Sayılı Yasanın 4-b maddesi gereği davalı... ortaklığında olduğu, ancak ... çalışanının da çalışacağı yerin güvenli olduğunu önceden tespit etmesi gerektiği böylece kusurlu davrandığı, neticeten...'nın %95 oranında ...'nin ise %5 oranında kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.Her ne kadar davalı taraflarca bilirkişi raporuna kusur yönünden itiraz edilmiş ise de yapılan itirazların; sigortalıya izafe edilecek bir kusurdan bahsetmediği, genel geçer ibarelerden oluştuğu, somut herhangi bir vakıadan bahsedilmediği, soyut beyanlardan ibaret olduğu anlaşılmakla itirazların reddine karar verilmiştir. Davalılarca keşif yapılması istenmiş ise de hasarın meydana geldiği tarihte inşaat halinde bulunan havalimanının 29/10/2018 tarihinde açıldığı ve işlemeye başladığı, hasarın meydana geldiği zamanki şart ve koşulların tespitinin mümkün olmadığı anlaşıldığından bu talep uygun görülmemiştir.Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (BK49) Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. (BK61) Davalı tarafların oluşan hasara değişen oranlarda sebebiyet vermeleri nedeniyle anılan hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları doğacağından farklı takip dosyaları yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrı ayrı hüküm tesisi gerekmiştir.Her ne kadar dava konusu miktar her iki davalı yönünden aynı ise de huzurda iki bağımsız dava bulunması, her davalının kendi itirazından sorumlu olması, icra inkar tazminatının dava tarihindeki şartlara göre hesaplanması gerektiğinden her bir dava yönünden farklı hesaplama yapılması gerekmiştir. Takiplerin ve davanın yabancı para cinsinden talep edilmesi karşısında dava tarihlerindeki kur üzerinden hesaplama yapılmış ve anılan miktarlar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. ( Y19.HD 2007/10621 E2008/2225 ...Ne var ki, hüküm altına alınan alacak yabancı para cinsindendir. İcra inkar tazminatı hükmolunan yabancı para alacağının dava tarihindeki kur'a göre TL karşılığı, vekalet ücreti ise yine yabancı paranın TL karşılığı esas alınarak hükmolunacağından kur değerleri ve buna göre hükmolunan yabancı para alacağının TL karşılıkları belirlenmelidir...)(Y19. HD 2016/2510 2016/9692 ...Davacı lehine asıl ve birleşen davada ayrı ayrı icra inkar tazminatı verilmesi, her bir dava için davacı lehine nispi vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken...) Son tahlilde davacının her bir davası yönünden haklı olduğu, davalıların verdikleri zarardan davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, somut olayda rücu şartlarının oluştuğu..." gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı ... Tasarım Yapı San. Tic. AŞ'nin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu borçlu yönünden... sayılı dosyasındaki tahsilatta tekerrür olmamak kaydıyla devamına, davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen bedelin dava tarihindeki (25/02/2019 kur 6,044 TL) üzerinden karşılığı olan 43.159,57 TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 8.631,91 TL icra inkâr tazminatının davalı ... Tasarım Yapı San. Tic. AŞ'den alınarak davacıya verilmesine; birleşen 2021/11 Esas sayılı davının kabulü ile davalıların ... sayılı dosyasın yönelik itirazının iptaline, takibin ...s sayılı dosyasındaki tahsilatta tekerrür olmamak kaydıyla devamına, hükmedilen bedelin dava tarihindeki (07/01/2021 kur 8,96) üzerinden karşılığı 64.435,109 üzerinden takdiren %20 oranında 12.887,02 TL icra inkâr tazminatının bu davadaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davalı ...Anonim Şirketi vekili ile birleşen davada davalılar ... AŞ., .... AŞ.,..AŞ. ve ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Birleşen davada davalı... Şirketi ortakları olan .. AŞ., .... AŞ., ... AŞ., ... İnş. Turizm San. ve Tic. AŞ. ve ... AŞ. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Görevsiz olan Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan usul işlemleri geçersiz olmasına rağmen mahkemece bu işlemlerin tekrarlanmadan dikkate alındığını, görevsiz mahkemede yapılan usulsüz işlemlerinin geçersiz olması nedeniyle tekrarlanması gerektiğini, ancak mahkemece usul işlemleri tekrarlanmadan karar verildiğini, Alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının usulüne uygun şekilde değerlendirilmediğini, 11.01.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporuna karşı 15.03.2021 tarihinde, 21.06.2021 tarihli ek rapora karşı ise 09.07.2021 tarihinde itirazda bulunulduğunu, mahkemece itirazların değerlendirilmeden karar verilmesinin usul hukukuna aykırı olduğunu, sigortalının beyanı üzerine tek taraflı olarak düzenlenen ekspertiz raporunun esas alınarak ödeme yapılması ve oluşan gerçek zararın mahkemece objektif şekilde belirlenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, denetimden uzak eksper raporu ile karar verilmesinin doğru olmadığını, bu raporun sigorta şirketince tek taraflı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusur ya da ihmali bulunmadığı gibi, kaza ile herhangi bir bağlantılarının da bulunmamasına rağmen müvekkillerinin %95 gibi fahiş oranda kusur izafe edilmesinin de hatalı olduğunu, esasında hasara sebebiyet veren firmaların açıkça belirgin olduğunu ve müvekkillerinin bir kusuru bulunmadığını, tutanakta görüleceği üzere... ve müvekkillerinin uyuşmazlığın tarafı olmadığını, zarara ... Şirketinin sebep olduğunu ve ... Şirketinin zarar gördüğünü, kusuru bulunmayan müvekkillerine yöneltilen davanın bu nedenle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece likit olmayan bir alacak bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece verilen kararda ... sayılı dosyasında takibin hangi davalı yönünden devam edeceğinin açıkça belirtilmemesinin infazda tereddüt oluşturduğunu, ... sayılı dosyasında takibin hangi davalı yönünden devam olunacağı açıkça belirtilmesine rağmen, ...sayılı dosyasından takibin hangi davalı yönünden devam olacağının açıkça belirtilmemesinin hükmün infazında tereddüte yol açacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.Asıl davada davalı ...Anonim Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kusur oranı nedeniyle davayı kabul etmemek kaydıyla, mahkemece alınan raporda müvekkilinin % 5 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine karşın, müvekkilinin tüm zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, sorumluluk hukukunda esasında kimin zarardan ne oranda sorumlu olacağının belirlenmesi gerektiğini, sorumluluğun doğması ile tazminatın kapsamının belirlenmesinde kusur oranının önemli bir role sahip olduğunu, alınan raporda müvekkilinin % 5 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesine rağmen tüm zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 21.06.2021 tarihli raporda yanlış anlama sonucu hatalı tespit yapıldığını, raporun aksine bahsi geçen örümcek ile müvekkil ...'nin hiçbir ilgisi olmadığını, müvekkilinin çalışanın forklifti kullandığını, örümcekin...'ya ait olup onun tarafından kiralanmış işletme ve sorumluluğun da kendisine ait olduğunu, forklifti kullanan müvekkil operatörünün, operatörlük ile ilgili gerekli tüm belgeleri ve müvekkilin iş güvenliği ile ilgili tüm belgeleri eksiksiz bir şekilde dosyada olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu kabul edilse dahi zararın öncelikle... Sigortası Genel Şartları B.4.4.3. maddesindeki "Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dâhilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur" hükmü uyarınca kasko şirketinden tahsilinin gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen davalar, makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı ve yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından makine kırılma sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan dava dışı sigortalı .. AŞ'ye ait 2 adet örümcek tipi platformun dava dışı ... AŞ'ye 01.03.2018 tarihinde kiralandığı, bu kiracı tarafından da operatör hariç olmak üzere asıl davada davalı olarak gösterilen ... Havalimanı İnşaatı Adi Ortaklığı'na 13.04.2018 tarihinde kiralandığı ve bu davalı tarafından taşınmaz kullanılırken 13.04.2018 tarihinde asıl davada davalı olan ... Tasarım Yapı Sanayi ve Tic. AŞ'ye ait profilin düşmesi ile hasar oluştuğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında bulunan makine kırılması poliçesi ilei iki adet ... Marka platformun davacı tarafından tüm risklere karşı 28.02.2018 başlangıç tarihli ve bir yıl vadeli makine sigorta kırılma sigorta poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde sözü edilen kiralama sözleşmesi ile de sigortalı şirketçe sigortalanan iki adet hareketli iş makinesi kiralandığı görülmüştür. Hasar üzerine düzenlenen ekspertiz raporunda, ödenmesi gereken hasar bedeli 7.188,45 Euro olarak belirlenmiştir. Hasara davalı ... Yapı Firmasına ait profilin düşmesinin neden olduğu belirlenmiştir.Davacı, sigorta tazminatını ödeyerek, aldığı ibraname ile sigortalının hak ve yükümlülüklerine halef olmuştur. Dava öncesi gönderilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine takip başlattığı görülmüştür. Dosya içerisinde bulunan ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı sigorta şirketince 7.188,45 Euro tazminatın tahsili amacıyla davalı... Havalimanları İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ile ... Tasarım Yapı Sanayi ve Tic. AŞ aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Bu takibe itiraz edilmesi üzerine davacı vekilince Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açılmıştır. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/329 Esas sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine, dava dosyasının gönderildiği İstanbul 21. ATM'nin 2019/990 Esas sayılı dosyasında, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa karşı açılan davanın ayrılmasına karar verilmiş ve ayrılan dosya aynı mahkemenin 2019/1267 Esas sırasına kaydedilmiş ve geçerli bir takip başlatılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedilmiştir. Bu nedenle asıl dava içerisinde sadece davalı ... Tasarım Yapı Sanayi ve Tic. AŞ'ne yönelik dava kalmış, bu nedenle, iş bu karar başlığında asıl davanın davalısı olarak sadece bu şirket gösterilmiştir. Ayrıca ilk derece karar başlığında her iki dosya taraflarının ayrı ayrı gösterilmemesinin yarattığı tereddüt giderilerek, karar başlığında asıl ve birleşen davaların tarafları ayrı ayrı gösterilmiştir.Mahkemece tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık yönünden açılan davanın usulden reddi üzerine, davacı şirket tarafından ... sayılı takip dosyasında 7.188,45 Euro alacağın tahsili amacıyla... Havalimanları İnşaat Adi Ortaklığının ortakları olan ... İnş. San. ve Tic. AŞ., .... AŞ.,... İnş. San. ve Tic. AŞ., ... İnş. Turizm San. ve Tic. AŞ. ve ... Havacılık ve İnş. AŞ aleyhine ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. İtiraz üzerine duran takibin harekete geçirilmesi amacıyla, anılan takip dosyasına yönelik itirazın iptali için davacı vekilince İstanbul 12. ATM'nin 2021/11 Esas sayılı dosyasında 07.01.2021 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Bu davanın önceki davayla sıkı irtibat içinde olması nedeniyle mahkemece her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmaması ve TBK'nın 620 vd. maddelerine göre, her ortağın, adi ortaklığın borçlarından sorumlu olması nedeniyle, mahkemece adi ortaklık aleyhine başlatılan takip ve bu takip sonucu açılan itirazın iptali davasında davanın usulden reddine karar verilmesi, bu karar üzerine davacı tarafından adi ortaklığın ortaklarının tamamı hakkında yeniden takip başlatılması yerindedir. İlk derece mahkemesince dosya kapsamındaki belgeler üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir. Bu arada belirtmek gerekir ki eksper, sigorta şirketinin çalışanı olmayıp 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'u çerçevesinde faaliyet sürdüren bağımsız bir kişi olduğundan, aksi kanıtlanmadıkça eksper tarafından yapılan tespitlere itibar edilmelidir. Mahkemece eksper tarafından yapılan tespitlerde belirlenen değerin objektif olarak yerinde olup olmadığının denetlenmesi için bilirkişi raporu alınmıştır.Mahkemece alınan 29.01.2020 tarihli makine mühendisi bilirkişisi raporunda toplam zararın ekspertiz raporunda belirtildiği şekilde 7.188,45 Euro olduğu anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda, kazaya karışan aracın davalı ... şirketine ait olduğu belirlenmiştir. Zeminin kusurundan kaynaklı nedenlerle forkliftin bu ağırlık üzerinden kayarak platform üzerine düşmüş olması forklift kullanıcısı olan asıl davada davalı şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. İtiraz üzerine alınan 11.01.2021 tarihli ortak kurul raporunda asıl davada davalının sorumluluğunun %5 oranında, adi ortaklığın sorumluluğunun ise %95 oranında olduğu belirlenmiştir. Davalı adi ortaklığın ortakları kiralama sözleşmesi kapsamında teslim aldıkları emtiayı teslim aldıkları şekli ile iade etme yükümlülüğü altındadırlar. Emtianın teslim edildiği şekilde iade edilmemesi nedeniyle birleşen davadaki davalılar oluşan zarardan sorumludur. Asıl davadaki davalı ise haksız fiil sorumluluğu nedeniyle oluşan zarardan sorumludur. Her iki dosyadaki davaların farklı hukuki nedenlerle zarardan sorumlu oldukları, kusur oranının rücu ilişkisinde önemli olduğu, bu davada davalılar arasındaki rücu ilişkisinin değerlendirilmesine gerek olmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi raporu, yapılan tespit ve değerlendirmeler, dosya kapsamındaki belgeler ve fotoğraflar eksper raporuyla örtüşmektedir. İtiraz üzerine alınan 21.06.2021 tarihli ek kurul raporunda da tarafların itirazları denetime elverişli ve ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Mahkemece HMK'nın 282. maddesi uyarınca bilirkişi raporu diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirilerek ve dosya kapsamına uygun gerekçe oluşturularak karar verilmiştir. Her ne kadar görevsiz mahkemede yapılan işlemlerin sonradan tekrarlanmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de davanın açıldığı Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesince 05.09.2019 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, bu tarihe kadar sadece dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlandığı, bunun dışında tekrarlanması gereken bir usul işlemi yapılmadığı, birleşen dava yönünden dilekçelerin teatisi aşamasının ayrıca yapıldığı ve her iki dosya bakımından deliller ortaklaşa toplanarak hasar dosyasının istendiği ve bilirkişi raporunun alındığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince oluşturulan hükmün infazı kabildir. Asıl dava bakımından birden fazla takip borçlusu bulunması nedeniyle asıl davanın hüküm fıkrasında hangi takip borçlusunun borçlu olduğunun ayrıca vurgulandığı görülmüştür. Birleşen dava bakımından ise adi ortaklığın ortağı olan tüm borçluların birlikte ve müteselsilen borçtan sorumlu olmaları karşısında birleşen dava bakımından her bir borçlunun adının yeniden zikredilmesine gerek bulunmamaktadır.Takip talebinde talep edilen faiz oranı gösterilmiş olup, davalılarca faiz oranına veya 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinin uygulanmasına ilişkin açık bir istinaf başvurusu ileri sürülmemiştir. Sigorta rücu tazminatının ilamsız takibe konu edilmesi ve bu ilamsız takibe itiraz edilmesi sonucu İİK'nın 67. maddesi gereğince itirazın iptali davası açılmasında usule aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle birleşen davada davalılar vekilinin görevsiz mahkemede yapılan usul işlemlerinin tekrarlanması, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının içeriği ve bu raporlara yönelik itirazların dikkate alınmadığı, eksper raporunun hükme esas alınamayacağı, olayın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru bulunmadığına ilişkin istinaf başvuru nedenleri ile asıl davada davalı vekilinin, davalının kusursuz olduğuna dair istinaf sebebi ile sorumluluğunun kusur oranına göre belirlenmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden, asıl davada davalı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri ile birleşen davada davalılar vekilinin, icra inkâr tazminatına yönelik aşağıda belirtilen neden dışındaki tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Birleşen davada davalılar... Adi Ortaklığı ortakları olan ... AŞ, .... AŞ, ... İnş. San. ve Tic. AŞ, ... İnş. Turizm San. ve Tic. AŞ ve ... Havacılık ve İnş. AŞ vekilinin, icra inkâr tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde: Birleşen davadaki talep sigorta rücu istemine ilişkindir. İİK'nın 67/2. maddesine göre, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilir. Ancak icra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın likit yani hesaplanabilir olması gerekmektedir. Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu alacağının likit olmadığı ve bu alacağın mutlaka yapılacak bir bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceği, bu nedenle de icra inkâr tazminatının yasal koşullarının mevcut olmadığı anlaşıldığından, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince icra inkâr tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olmuş, bu yöne ilişkin davalı istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. İstinaf incelemesi istinaf sebepleriyle sınırlı yapılmış olup asıl davada davalı vekilinin, açıkça bu hususu istinaf konusu etmediği dikkate alınarak ve icra inkâr tazminatı konusu kamu düzenine de ilişkin olmadığından, asıl davada icra inkâr tazminatı bakımından bir düzeltme yapılmamıştır. Birleşen davalar, ayrı davalar olma özelliklerini korumaktadır. Asıl ve birleşen davaların davalıları farklı olup, asıl davaya yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden, ilk derece mahkemesince asıl dava hakkında verilen karar kaldırılmamış ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Birleşen davada verilen ilk derece mahkemesi kararı ldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, asıl davada davalı ...Anonim Şirketi vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin birleşen dava hakkında verdiği istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, birleşen davanın esası hakkında Dairemizce yukarıdaki gerekçeyle yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- ASIL DAVADA:1- Asıl davada davalı ...Anonim Şirketi vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2.210,73 TL istinaf nispi karar harcının davalı ......AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına; B- BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/11 ESAS SAYILI DAVSINDA:Birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin birleşen dava hakkında verdiği istinafa konu kararın, birleşen davadaki icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, birleşen davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile davalıların... sayılı ilamsız icra takibine yönelttikleri itirazların iptali ile takibin, asıl davaya konu ... sayılı dosyasındaki tahsilatla mükerrer olmamak kaydıyla devamına, 2-İİK'nın 67/2.maddesindeki yasal koşulları oluşmadığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 4.401,56 TL harçtan, peşin alınmış olan 849,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.551,70 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacının yaptığı 59,30 TL başvuru harcı, 849,86 TL peşin harç toplamı 909,16 TL yargılama giderinin giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-İş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Kullanılmayan gider ve delil avanslarının, kararın tebliği giderleri karşılandıktan sonra, yatıran taraflara iadesine,7-Davadan önce suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılan nispi istinaf peşin karar harçlarının ise yatıran davalılara iadesine,b-Davalılar tarafından yatırılan 220,70 TL harç gideri ile 28,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 249,50 TL kanun yolu gidinin davacıdan alınarak davalılarına verilmesine, 9-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 31.12.2025