11. Hukuk Dairesi 2024/1307 E. , 2024/9136 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1941 Esas, 2023/1699 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/189 E., 2021/232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik …
**11. Hukuk Dairesi 2024/1307 E. , 2024/9136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1941 Esas, 2023/1699 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/189 E., 2021/232 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Kuaför’ün 1985 yılında Cinnah Caddesi'nde müvekkili ... ile dava dışı ... ve ... tarafından kurulduğunu, 1985 yılından itibaren 2010 yılına kadar tüm tescil ücretleri, reklam, vergi vb ödemeleri bu üç ortak tarafından birlikte finanse edilmiş ise de 2010 yılından itibaren tüm tescil ücretleri, reklam, tabela vergisi, billbord bedelleri ve ilgili diğer ücret ve vergi ödemeleri sadece müvekkil ... ve ...'nın yetkilisi olduğu şirketler tarafından karşılandığını, davalı tarafın, dava konusu 2004/00439 tescil numaralı “... kuaför” ibarelerinden oluşan markayı 12.01.2004 tarihinde 03 ve 44. sınıflar için tescil ettirdiğini ancak markanın davalı şirket tarafından on yıldır kullanılmadığını, markanın 2010 yılından itibaren davacı tarafça kullanıldığını, davalının buna rağmen Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/28 D.İş sayılı dosyası, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/29 D.İş sayılı dosyası, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/30 D.İş sayılı dosyası, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/31 D.İş sayılı dosyası ve Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/32 D.İş sayılı dosyası ile delil tespit davaları açtığını, davalı şirket yetkilisinin kullanmadığı markaya dayanarak kötü niyetli davranışlar sergilemesinin müvekkili şirketlerin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek, 2004/ 00439 sayılı markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9. madde ve sair düzenlemeler kapsamında iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı ...’nın 2010 yılında müvekkili şirket ortaklığından ayrıldığını, bu tarih itibariyle marka üzerinde hiçbir kullanım hakkı kalmadığını, bu tarihten sonra müvekkili tarafından şifahi anlaşma kapsamında davacı ... ve şirketlerine marka kullanım hakkı verildiğini, dava konusu markanın 2010 yılından günümüze kadar davacı ... tarafından müvekkilinin verdiği izin kapsamında kullanıldığını, nitekim davacı şirketlere karşı açılmış bulunan değişik iş dosyalarına davacılar tarafından sunulan dilekçelerde de dava konusu markaya dair kullanımlarının müvekkili ile yaptıkları şifahi anlaşma kapsamında olduğunun açıkça kabul edildiğini, davacıların bu markayı 2019 yılına kadar kullandıklarını, bunun karşılığında lisans bedelinin bir kısmı olarak müvekkili şirketin ve tarafların ortaklık yaptıkları diğer şirketlerin SGK ve vergi borçlarının ... tarafından ödenmesi, bir kısmının da müvekkili şirket yetkilisine aylık olarak ödenmesine karar verildiğini, kaldı ki müvekkili şirket yetkilisi ...’in fiili olarak 2019 yılına kadar davacıların işyerlerinde dava konusu markayı davacı tarafla birlikte olmak üzere kullanmaya devam ettiğini, markanın müvekkilinin izni ile dava dışı ... tarafından da kesintisiz olarak kullanılmakta olduğunu, 1985 yılında davacı ... ile müvekkil şirket yetkilisi dava dışı ... ve dava dışı ... tarafından kurulan ... Kuaför markasının, müvekkil şirket adına 2004 yılında tescil edildiğini, 2008 yılında dava dışı ...’ın müvekkili şirket ortaklığından ayrıldığını, bu ayrılıkla birlikte ...’a dava konusu marka üzerinde kullanım hakkı tesis eden 2008 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin münhasır olarak ...’ın ortaklıktan ayrılmasını düzenlemekte olup müvekkili şirketin kalan ortakları bakımından bir düzenleme içermediğini, ...’nın yalnızca müvekkili şirket ortağı olması nedeniyle anılan sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra yaklaşık iki yıl daha davacı ...’nın müvekkili şirket ortaklığını sürdürdüğünü ve 2010 yılında ortaklıktan ayrıldığını, dava dışı ...'ın müvekkili şirket ortaklığından ayrılmış olduğu 2008 yılından beri dava konusu markayı sözleşme kapsamında kesintisiz olarak kullanmaya devam ettiğini, davacıların kötü niyetli olduğunu, müvekkil markasını müvekkilin izniyle kullanmakta olduğu halde 2019/35932 numaralı "... KUAFÖR" ibareli ve 2020/69069 numaralı "... KUAFÖR ... kadın erkek güzellik spa www.redwhitekuafor.com.tr" ibareli marka başvurularında bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ortaklarının bir dönem ..., ... ve ... olduğu, ...’ın 10.04.2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde tüm hisselerini, ... ve ...’e devrettiği, 05.04.2010 tarihli ticaret sicil gazetesinde ise ...’nın, şirketteki hisselerini ... ve ...’a devrederek şirket ortaklığını sonlandırdığı, davalının en son 28.10.2011 tarihinde fatura düzenlediği, sonraki yıllarda sadece zarar kaydının mevcut olduğu ancak davalı şirketin eski ortakları olan ..., ... ve ... arasında 01.04.2008 tarihinde imzalanan sözleşme ile “...” ve “Kuaför Fix” ibareli markaların kullanımları konusunda her üç kişinin de davalı şirketten bağımsız olarak kullanımlarda bulunabilmesi (münferiden veya yeni kurulacak ortaklıklarla) konusunda taraflar arasında bir anlaşmaya varıldığı, ilgili sözleşmede kullanım izni verilen markanın doğrudan hangi marka olduğuna dair bir tescil numarasına yer verilmemiş ise de sözleşme tarihinde “...” markasının davalı şirket adına tescilli olduğunun görülebileceği, sözleşme tarihi itibariyle adı geçen her üç kişinin de şirketin ortakları olduğu gözetildiğinde, bahsi geçen şahısların ortaya koyduğu iradenin uyuşmazlık konusu “...” markasının kullanımına yönelik bir anlaşma olarak yorumlanması gerektiği, dava konusu marka sahibi davalı şirketin verdiği izin ile davacılar ve dava dışı ...'ın kurucu ortağı olduğu dava dışı şirketin "..." esas unsurlu markasal kullanımlarda bulunduğu ve bu kullanımların SMK m.9/3 hükmü uyarınca davalı şirketin kullanımları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, "..." esas unsurlu markasal kullanımların "Kuaförlük Hizmetleri"ne ilişkin olduğu, bu hizmetlerin davaya konu marka kapsamında yer alan “Güzellik salonu hizmetleri, kuaför salonları hizmetleri, manikür hizmetleri, masaj hizmetleri, cilt bakımı hizmetleri.” ne karşılık geldiği, dolayısıyla dava tarihinden önceki son beş yıl içinde davalı şirketin bu hizmetler bakımından davaya konu markasını pazar payı oluşturacak şekilde ve ciddi surette kullandığı ancak davaya konu 2004/00439 sayılı markanın "Parfümler, losyonlar, kolonyalar, deodorant, gül suyu, traş losyonlar, ter önleyici deodorantlar. Oje, ruj, rimel, krem, saç boyası, şampuan, kozmetik amaçlı aseton, traş kremi." emtiaları bakımından pazar payı oluşturacak şekilde ciddi surette kullanılmadığı gerekçesiyle, markanın, "Parfümler, losyonlar, kolonyalar, deodorant, gül suyu, traş losyonlar, ter önleyici deodorantlar. Oje, ruj, rimel, krem, saç boyası, şampuan, kozmetik amaçlı aseton, traş kremi." emtiaları bakımından iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markanın kullanımından söz edilebilmesi için ciddi nitelikte olması gerektiği, ciddi kullanım ibaresi SMK'da çok açık değil ise de her şeyden önce sadece markanın iptal edilmesini önlemek için göstermelik küçük ölçekte ve sembolik kullanmaların ciddi bir kullanım olmayacağı, yargılama konusu markayı kapsamında bulunan uyuşmazlık konusu hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, somut olayda davalı Şirket'in eski ortakları olan ..., ... ve ... arasında 01.04.2008 tarihinde imzalanan sözleşme ile her üç kişinin de davalı Şirket'ten bağımsız olarak “...” ibareli markanın münferiden veya yeni kurulacak ortaklıklarla kullanabilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, sözleşme ile kullanım izni verilen markanın dava konusu dışında başka bir "..." markası olduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, davacıların ve dava dışı eski ortak ...'ın bu sözleşme ile davalı şirket tarafından verilen izin kapsamında "..." esas unsurlu markasal kullanımlarda bulunduğu ve bu kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 9/3 maddesi hükmü uyarınca davalı şirketin kullanımı sayıldığı, ancak davalı Şirket'in izniyle gerçekleşen "..." esas unsurlu markasal kullanımların “Güzellik salonu hizmetleri, kuaför salonları hizmetleri, manikür hizmetleri, masaj hizmetleri, cilt bakımı hizmetleri.” yönünden ispat olunduğu, davalı tarafından marka kapsamındaki "Parfümler, losyonlar, kolonyalar, deodorant, gül suyu, traş losyonlar, ter önleyici deodorantlar. Oje, ruj, rimel, krem, saç boyası, şampuan, kozmetik amaçlı aseton, traş kremi." emtiaları bakımından pazar payı oluşturacak şekilde ciddi surette markasal kullanımı ispatlamaya elverişle delil sunulmadığı, bu nedenle mahkemece markanın, "Parfümler, losyonlar, kolonyalar, deodorant, gül suyu, traş losyonlar, ter önleyici deodorantlar. Oje, ruj, rimel, krem, saç boyası, şampuan, kozmetik amaçlı aseton, traş kremi." emtiaları yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı ... Kuaförlük Kozm. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9/1 ve 9/3 maddeler. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.