İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; 06.02.2008 tarihinde Pendik/İstanbul limanından.../İtalya'ya hareket eden ... işletmelerine ait ... ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında yangın çıktığını ve gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan dorse ve çekicilerin tamamı da yanarak zayi olduğunu, geminin yangın tertibatının ç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1633 KARAR NO : 2025/1839 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/04/2025 NUMARASI: 2014/344 Esas - 2025/250 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ : 03/12/2008 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; 06.02.2008 tarihinde Pendik/İstanbul limanından.../İtalya'ya hareket eden ... işletmelerine ait ... ... isimli gemide Hırvatistan açıklarında yangın çıktığını ve gemi ile birlikte yüklü vaziyette olan dorse ve çekicilerin tamamı da yanarak zayi olduğunu, geminin yangın tertibatının çalışmaması nedeni ile yangının söndürülemediğini, davalıya ait geminin yola-yüke-denize elverişsiz olası risklere karşı teknik donatımı ve yetersiz/arızalı olup bu sebepten doğan zararlardan davalı donatanın açık sorumlu olduğunu, müvekkilinin toplam zararının 94.078-Euro karşılığı 190.884-YTL olduğunu beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... vekili; müvekkilinin ... ... isimli ... gemisinin Pendik-... seferini gerçekleştirmek üzere 03/02/2008 tarihinde Pendik Limanından hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma yerine 3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangının 10-15 dakikalık sürede tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, çıkan yangından taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıyanın zarar sebebiyet vermeyen başlangıçtaki bir elverişsizlikten sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için zarar ile başlangıçtaki elverişsizlik arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu, yangının çıkmasında şahsi kusuru da bulunmadığını, yangının gemide buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını,1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan geminin hurda olarak...'de yapılan açık arttırmada 2.300.000-Euro bedelle satıldığını, seferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310-Euro olduğunu, buna göre müvekkili şirketin ... ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310-Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açıldığını, bu dosyalardan 2008/151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası 2008/151 olup ilk olarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11.HD nin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51. ATM nin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay 11. HD nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 Esası üzerinden direnme kararı verilerek dosya Yargıtay HGK na gönderildiği; HGK nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" ne karar verildiği; bu aşamadan sonra 2019/211 esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiğini, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, İş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulduğu ;bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11. HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; bekletici mesele yapılan dosyada derdest olduğu halde muhakeme sonucu beklenmeden hüküm verildiğini, mahkemenin kararına dayanak yaptığı Yargıtay 11. HD'nin, bozma kararını Federal Eyalet Mahkemesi'nin 15.11.2011 tarihli kararına dayandırması ve yerel mahkeme tarafından bu bozma kararına uyulması, HMK nın 373.7 madde hükmüne aykırı olduğunu, dairenin 23.02.2023 tarihli bozma ilamında ki Federal Eyalet Mahkemesi kararına dayalı bozma gerekçesi, daha evvel HGK tarafından hükme bağlandığını, bu kararın HMK nın 373.7 hükmü gereğince gerek daireyi gerekse mahkemeyi bağlayacağı, Federal Eyalet Mahkemesi kararına göre davalı donatanın sorumsuz olduğunun HGK tarafından kabul edilmediği HGK bozma ilamından sonra teknik bilirkişilerden alınan bilirkişi raporunda "... hükümlerinin tam olarak yerine getirilmediği, gemi adamlarının öngörülemeyen tehlikeler karşısında müdahale edebilecek vasıflara sahip olmadıkları için ...'ın ilgili hükümlerine göre "yola elverişli olmadığı" kanaatine varıldığı, hakimin teknik rapordan ayrık karar vermesi açıkça usul ihlali olduğu mahkemenin iş bu istinaf edilen dosyaya dayanak yaptığı; 11. HD kararı ve bu bozma kararına doğrudan uyularak verilen davanın reddi kararı; HMK md. 226 hükmüne ve HGK kararına açıkça aykırıdır. Greke YD 11 Hukuk Dairesi ve gerekse yerel mahkeme hakimi ; uzmanlığı olmayan teknik konuda, teknik bilirkişi heyet raporlarına aykırı olarak bozma ve uyma kararları verildiğini ileri sürerek bir geminin ve içinde ki araçlarla birlikte yüklerin tamamen yok olduğu bir yangının söndürülememesi; "can korkusu gibi tamamen insani sebepler" olarak gerekçelendirildiği, sözkonusu ifade; davalı tarafından dosyaya sunulan Hukukçu ...imzalı 26.09.2012 tarihli uzman raporunda geçmekte olup; gemi adamlarının başlangıçta ki elverişsizlik hali can korkusu ve panik hissi ile açıklandığı; donatanın sorumluluk/ sorumsuzluk hallerinin tespiti tümüyle teknik bir inceleme tespit edilebilecek bir husus iken ve dosyada çok sayıda bilirkişi raporu mevcutken ve özellikle HGK tarafından yeniden teknik inceleme yapılması kararına istinaden tekraren bir teknik heyet raporu alınmış ve gemi adamlarının zafiyeti "başlangıçta ki elverişsizlik hali" olarak tespit edilmiş iken, 2012 yılında davalı tarafından sunulan hukukçu uzman görüşünde ki ifadeye istinaden hüküm tesis edildiğini, 2008 yılından bu yana yargılaması yapılan, teknik raporlarda donatanın yola elverişsizlik sebebi ile sorumlu olduğu tespit edilen tüm teknik bilirkişi raporları, HGK kararı; davalının sunduğu bir uzman raporu ile yok sayıldığını, usul hukuk kurallarını açıkça bertaraf eden 11. HD bozma kararını ve bu bozma kararına uyma ile verilen bekletici mesele dosyasında ki kararı; iş bu huzurda ki karara dayanak yapılması usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Pendik-... seferini yapmakta iken davalı şirket tarafından işletilen ...-... ... gemisinin sefer esnasında içinde ki yüklü araçlar ile birlikte yanarak batması tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. ... davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında davalı Donatan'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür. Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangına müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkeme kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla bozmaya konu olmuş 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalının kusurlu bulunmadığına karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada ;tüm yargılama sürecinde ;bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmektedir. Alınan bilirkişi raporlarında geminin teknik kusuru tesbit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır. Yargıtay 11 HD nin Bozma ilamında zikredilen Aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Başlangıçta elverişsizlik bulunmadığı ve donatanın şahsi kusuru olmadığına yönelik bozma ilamında aynı olay nedeniyle olduğundan anılan karar belirtilmiştir.Davacı vekili pilot davanın kesinleşmediğini ileri sürmekte ise de ; davalı taşıyanın yangın olayı nedeniyle meydana gelen zarardan soruumlu olmadığına ilişkin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verildiği ,kararın maddi anlamda keşinleştiği anlaşılmakla aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili HGK nın kararına uymanın zorunluluk olduğunu ileri sürülmüş ise de; HGK tarafından donatanın sorumluluğu veya kusuru hususunda bir tesbit yapılmamış, eksik inceleme nedeniyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Azlığın görüşü ise; eksik inceleme bulunmadığına ilişkindir. Aynı yangın olayına ilişkin bozma ilamına uyulduğundan maddi anlamda kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle "başlangıçta donatanın kusuru "bulunmadığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2025