T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/288 KARAR NO:2026/428 KARAR TARİHİ: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI:2021/1120 Esas DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ:18/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/288 KARAR NO:2026/428 KARAR TARİHİ: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI:2021/1120 Esas DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) KARAR TARİHİ:18/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile ; Müvekkili, davalı kooperatifin ortağı olup; Bakırköy ...Noterliğince düzenlenen 06.05.1992 tarih ve ... yevmiye sayılı ...'a ... ile İstanbul, Avcılar, 19372 parselde kayıtlı ... adresindeki bağımsız bölüm müvekkiline tahsis edildiğini, tapu kayıtlarında ... olarak değiştirildiğini, müvekkilinin bu güne kadar davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olup; hiçbir borcu bulunmadığını, davalı kooperatif tarafından müvekkilinin tapusu bugüne kadar verilmediğini, dava konusu dairenin mülkiyeti tahsis tarihinde müvekkiline geçtiğini, bu nedenle kooperatifin borcu nedeniyle müvekkiline tahsis edilmiş bağımsız bölüme haciz konulamayacağını, ancak davalı kooperatif borçlarını ödemediği için taşınmazlar üzerine de haciz konulduğunu, davalı kooperatifin amacı müvekkilinin dairesinin bulunduğu bina hakkında riskli yapı tespiti yaptırarak kentsel dönüşüme sokmak ve müvekkilinin haklarını bertaraf ettiğini, bu nedenle müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki yararı sözkonusu olduğunu, Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/445 Esas sayılı dosyasından görülmekte olan aynı konudaki davada mahkemece yıkım kararının ve yapılacak inşaatın tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, öncelikle dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir ve TMK m.1010 gereğince davalı şerhi konulmasına, davalı kooperatifin müvekkiline tahsis edilen daire yönünden binanın yıkılarak kentsel dönüşüme sokulmasına dair yıkım ve inşaatının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, tapuda İstanbul İli, Avcılar İlçesi, 13 pafta, 20229 parselde kayıtlı, ...(yeni kayıt: ...) adresindeki bağımsız bölümün tapu kaydının tüm takyidatlardan ari şekilde müvekkili adına tesciline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.19/01/2016 tarihli duruşmada; davacı vekilinin, davaya konu taşınmazı üçüncü bir kişiye satılması ihtimali olduğundan ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edilmesi üzerine davalı vekilinin yokluğunda davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile %15 teminatla taşınmaza ihtiyati tedbir konulmasına, bu hususta ara karar düzenlenmesine karar verilmiş olup 19/01/2026 tarihli ara kararı ile; "...Yapılan incelemede mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi ve haklılığın yaklaşık olarak ispat şartlarının gerçekleştiği kanaatine varılmakla davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin 6100 sayılı HMK nun 389 v.d maddeleri uyarınca kabulüne, “Dava konusu olan İstanbul İli, Avcılar İlçesi, 13 pafta, 20229 parselde kayıtlı, ...(yeni kayıt: İstanbul, Avcılar, 19372 parselde kayıtlı ...) numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın” davalı ... Kooperatif adına kayıtlı olması halinde 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için %15 teminatla ihtiyati tedbir konulmasına " karar verilmiştir.Davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece tesis edilen 19/01/2026 tarihli ara karar ile açıkça ''19372 parselde kayıtlı ....normal kat ...'' üzerine ihtiyati tedbir konulması kararlaştırılmış ise de taşınmazda kentsel dönüşüm nedeniyle kat irtifakı terkini işlemi yapıldığından 19372 Parsel üzerinde ... nolu bağımsız bölüme konulan tedbir konusuz olmasına rağmen Avcılar Tapu Müdürlüğü tarafından 19372 sayılı Parselde yer alan tüm hisselerin üzerine tedbir konulduğunu, bu nedenle taşınmaz üzerinde başkaca ayni hak sahipliği bulunan maliklerin mülkiyet hakkının sınırlanmasına sebep olduğunu, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1120 E., sayılı dosyasının 19/01/2026 tarihli ara kararında açıkça 19372 sayılı Parselde yer alan ''... nolu bağımsız bölüm'' üzerine tedbir konulmasına karar verilmiş olup, Avcılar Tapu Müdürlüğü tarafından böyle bir bağımsız bölüm olmadığı gerekçesiyle takdiren 19372 sayılı parsel üzerinde yer alan tüm paylara şerh konulmuş olması hukuka aykırı ve hatalı olduğunu belirterek verilen ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, 19372 parselde yer alan paylarının tümüne konulan tedbirinin kaldırılmaması halinde yalnızca davacı yanın arsa payının üzerine tedbir konulmasını ve bu hususların gereğinin yerine getirilmesi için Avcılar Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etmiştir.Dava; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık; davaya konu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlemesine yönelik verilen ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 Sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341'inci maddesine göre, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” Söz konusu maddenin gerekçesinde de değinildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin geçici hukukî koruma taleplerinin kabulü hâlinde itiraz imkânı bulunduğundan, önce bu yola (itiraz) başvurulması gerekli olup, ancak itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. Nitekim HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde de ihtiyati tedbir konusu düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 394/1. maddesinde "karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir" denilmek suretiyle, bu durumda öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz yolu öngörülmüştür.HMK'nın 394/4.maddesinde, ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlığı altında "İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.", 394/5.maddesinde de, "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır." düzenlemesi mevcuttur.Dava konusu somut olayda davalı tarafından gıyabında verilen ihtiyati tedbir kararı doğrudan doğruya istinaf edilmiştir. İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu mümkün olup, ihtiyati tedbirin kabulü halinde aleyhine ihtiyati tedbir verilen tarafın itiraz hakkını kullanmadan doğrudan doğruya tedbir kararını istinaf konusu etmesi hukuken mümkün olmayıp bu karara karşı istinaf yolu kapalı bulunmaktadır. Davalı taraf ihtiyati tedbire itiraz üzerine bu itirazın reddi halinde kanun yoluna müracaat edebilecekken dava konusu somut olayda doğrudan doğruya ihtiyati tedbir kararının aleyhine ihtiyati tedbire hükmolunan davalı tarafça kanun yoluna müracaat hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 394/1 maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden istinaf yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 352/1.ç bendi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1.ç maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istem halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf yargılaması için davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/03/2026