12. Hukuk Dairesi 2007/21371 E. , 2007/22231 K. "" MAHKEMESİ : Gebze İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip İİK.nun 149/b maddesi uyarınca asıl borçluya ipotek üçüncü kişi tarafından verilmiş ise veya ipotekli…
**12. Hukuk Dairesi 2007/21371 E. , 2007/22231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip İİK.nun 149/b maddesi uyarınca asıl borçluya ipotek üçüncü kişi tarafından verilmiş ise veya ipotekli taşınmazın mülkiyeti üçüncü kişiye geçmiş ise bu kişiye karşı birlikte yapılır. Anılan takip şeklinde “asıl borçlu ile taşınmaz maliki üçüncü kişi” arasında mecburi takip arkadaşlığı vardır. Somut olayda takip ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılmış örnek 9 ödeme emri tebliği üzerine borçlularından S. E. Mahkemeden takibin iptalini istemiştir. S. E.’ın “borçlu” ve “ipotek veren üçüncü kişi” olmadığı, sadece 09.04.2003 tarihli kredi sözleşmesini H. E. ile birlikte müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı görülmektedir. Bu durumda şikayetçi S. E.’ın İİK.nun 149/b maddesinde yazılı asıl borçlu ve ipotek veren sıfatını taşımadığı gözetilerek hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması mümkün olmayıp adı geçenin başvurusu süreye tabi değildir. Zira, İİK.nun 149/b-2. maddesinde yazılı süre, borçlu ve ipotek veren için öngörülmüştür. Bu sıfatları taşımayan şikayetçi hakkında da ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılması yasanın anılan hükmüne ve kamu düzenine aykırı olduğu gibi madde de yazılı olmadığı halde şikayetçinin takipte taraf gösterilmesi, bu kişinin pasif dava (takip) ehliyeti bulunmadığı için de hakkında takip yapılması kamu düzenine aykırı olup başvurusu bu yönü ile de süreye tabi bulunmamaktadır. O halde, şikayetçi S. E.’ın yönünde de takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu S. E. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.