T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/07/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:23/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlen…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/07/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:23/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/01/2020 tarihinde maliki ... olan ... plakalı aracın sürücüsü ...'nin otoyol üzerinde aracını park etmek amacıyla sağa çektiği esnada aynı şeritten gelen maliki ... olan ... plakalı ...'ın sevk ve iradesindeki aracın park halindeki araca çarpmamak için orta şeride geçerken orta şeritte hızlı şekilde seyir halinde bulunan maliki ... olan ... plakalı ... yönetimindeki araç ile çarpışması sonucu, ... plakalı ...'ın sevk ve iradesindeki aracın orta refüjden savrulup ters şeride girerek içerisinde müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu ... yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda müvekkillerinin ağır şekilde yaralandığını ve iş göremez hale geldiğini, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir etkilerinin olmadığını, kazaya karışan araçların sigorta şirketlerine başvurular yapıldığını ancak sonuç alınmadığını ileri sürerek müvekkillerinin maddi zararlarının tahsilini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı taraflar ayrı ayrı davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…Trafik kazası bir haksız fiil olup, kusuruyla bir başkasına zarar veren failin bu fiil ile bağlantılı olan maddi ve manevi zararları karşılamakla mükellef olduğu tartışmasızdır. Davacının kaza sonucu %21 oranında malul kaldığı anlaşılmakla aktüer bilirkişi tarafından yapılan ve hüküm kurmaya elverişli görülen hesaplamaya göre maluliyete ilişkin maddi zararın ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve kazayla bağlantılı diğer zararlar da ispatlanabildiği yahut belgesi dahi olsa makul sınırları belirlenebildiği ölçüde maddi zarar kapsamına girecektir. Her ne kadar davacı tarafından dava değeri bu yönde yükseltilmese de tedavi giderlerinin de talep edilebilecek maddi tazminat kapsamında olduğu kabul edilmiş ve taleple bağlı kalınarak 100 TL üzerinden kabul edilmiştir. Diğer yandan davacıların kaza nedeniyle malul kaldıkları geçici ve kalıcı maluliyet tazminatına hak kazandıkları görülmüş; ancak davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun sigortalılarının kusuru ile sınırlı olduğu davalı ... Sigorta sigortalısının/araç sürücüsünün kazada kusurunun olmadığı..." gerekçeleri ile; "1-Davanın ... Sigorta ve ... Sigorta yönünden Kabulü ile; *Davacı ... yönünden, 100,00 TL tedavi, 169.751,15 TL maluliyet tazminatı olmak üzere 169.851,15 TL'nin ... Sigorta yönünden 07.10.2020, ... Sigorta yönünden 31.03.2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, *Davacı ... yönünden, 100,00 TL tedavi, 258.619,29 TL maluliyet tazminatı olmak üzere 258.719,29 TL'nin ... Sigorta yönünden 07.10.2020, ... Sigorta yönünden 31.03.2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-Davanın ... Sigorta yönünden Reddine,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kusura ilişkin uyuşmazlığın kesin ve net olarak giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 29.01.2020 tarihli trafik kazası tespit tutanağında sürücü ...'ın şerit değiştirme kurallarına uymadığından asli kusurlu, sürücü ...'nin zorunlu haller dışında karayolunda durakladığından asli kusurlu, sürücü ...'ın aşırı hızdan tali kusurlu olarak belirtildiğini ancak sürücü ...'ın hızını mahal şartlarına göre ayarlamayarak, dikkatsiz araç kullanarak ve güvenli takip mesafesini bırakmayarak kaza oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücü ...'ye Karayolları Trafik Kanunu'nun 59. maddesine göre kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, zira bu maddenin yerleşim yerleri dışı için geçerli olduğunu, sürücü ...'ın ise normal süratle seyrederken aniden önüne geçen ...'ın aracına çarpması sonucu savrulduğunu ve kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından kusursuz bulunduğunu, bu nedenle yerel mahkemece kusura ilişkin uyuşmazlığın kesin ve net olarak giderilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında hükme esas alınan bakıcı gideri ücretinin de hatalı olduğunu, davacıların kaza nedeniyle emniyet kemeri takmadığını ve bu nedenle zararın artmasına sebep olarak müterafik kusurlarının bulunduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili şirket aleyhine sigortalı aracın kullanım cinsinin hususi olmasına rağmen avans faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple yasal faiz işletilmesi gerektiğini ve bu hususta Yargıtay içtihatları bulunduğunu, müvekkili şirket sigortalısının kusur oranı nazara alınmaksızın %100 kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyadaki kusur raporuna itirazları giderilmeden ve oransal kusur belirlemesi yapılmadan karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığını ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, yerel mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda her iki davacı için pasif dönemde vergiler ila AGİ hariç hesaplama yapılması gerekirken 2022 yılı itibarıyla AGİ'nin kalktığı gerekçesiyle çalışanlar için uygulanan asgari ücrete göre yanlış hesaplama yapıldığını, pasif dönemdeki ücretin 3.577,41 TL olarak alınması gerekirken 01/01/2022 tarihinden sonra 4.253,40 TL olarak alındığını, bilirkişi raporunun bu hali ile kabul edilmesinin ve karara esas alınmasının mümkün olmadığını, hükme esas alınan aktüer hesaplamanın 1,8 teknik faiz ile yapılması gerekirken progresif rant yöntemine göre yapılmasının yerinde olmadığını, ev hanımı olan davacı ... için fiilen imkansız olmasına rağmen geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıların emniyet kemerleri takılı olmaması nedeniyle zararın artmasında müterafik kusurlarının bulunduğunu, Adli Tıp raporları ve Yargıtay içtihatları uyarınca Borçlar Kanunu madde 52 kapsamında belirlenecek tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, yerel mahkemenin tedavi giderlerinden müvekkili şirketi sorumlu tutmasının mümkün olmadığını, 6111 sayılı Kanun ve Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartları uyarınca trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasında kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik tazminatı ile sağlık giderlerinden olan tedavi giderlerinden sorumlu olmalarına, ev hanımı olan davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatına hükmedileceğine, mahkemece hükme esas alınan maluliyete esas raporun kaza tarihine göre doğru yönetmelik uygulanmak suretiyle alınmasına, 1,8 teknik faiz uygulamasının sigorta genel şartları ile düzenlenmesi ve bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesine göre davalılar vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan kusura yönelik raporda dava konusu kaza nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş.’ye sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün KTK’nın 84/f ve Yönetmelik’in 157/a-6 maddesinde yer alan doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma kuralını ihlalden asli kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün KTK’nın 52/1-6 ve Yönetmelik’in 101/6 maddesinde yer alan araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücülerinin ve davacıların kural ihlalinin olmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Ne var ki tarafların kusur durumlarını oransal olarak belirtmeyen, sadece davalı ... Sigortaya sigortalanan araç sürücüsü için asli kusurlu olduğu belirtilerek diğer davalı araç sürücüsü yönünden sadece KTK’nın kural ihlalleri belirtilmek suretiyle düzenlenen rapor ile sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, dosya arasında bulunan ATK raporlarında davacıların iyileşme sürelerinin dokuz aya kadar olabileceği belirtilmiştir. Ancak davacıların bu süre içinde bakıcı ihtiyaçlarının doğup doğmadığı, doğmuş ise bu sürenin ne kadar olabileceğine dair herhangi bir değerlendirme olmamasına rağmen mahkemece taleple bağlı kalınarak 100,00 TL bakıcı gideri talebinin kabulü de hatalı olmuştur. Dosya kapsamında bulunan sigorta poliçelerinden, davanın kabulüne karar verilen sigortalı araçlar bakımından araçların ticari olmadığı, hususi araçlar olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece avans faize hükmedilmesi de yerinde olmamıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminat belirlemesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Somut olayda, davacılar araç içinde yolcu olup, kaza tespit tutanağındaki bilgilere göre davacı ...’nin ön koltukta, davacı ...’ın arka koltukta oturduğu, kemer takıp takmadıklarının tespit edilemediği belirtilmiştir. Davalılar, davacıların yaralandıkları bölgeye göre kemer takmadığını iddia etmiştir. Mahkemece bu hususta da herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir. O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın tarafların oransal olarak kusur durumlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranlarının netleştirilmesi, davacıların tedavi süresince bakıcı ihtiyaçlarının olup olmayacağı, olacak ise süresi için yine Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alındıktan sonra sonucuna göre gerek görüldüğünde bakıcı giderinin hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması ve nihayet davacıların müterafik kusurları yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş.'ye İADESİNE, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, 9-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 04/08/2022 tarihli ve ... numaralı ... A.S. / Altınkum Subesine ait 740.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 23/03/2026 ...