T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1372 KARAR NO : 2025/1236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2023 ESAS NO : 2022/19 KARAR NO : 2023/898 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ken…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1372 KARAR NO : 2025/1236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2023 ESAS NO : 2022/19 KARAR NO : 2023/898 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi bünyelerinde yer alan ... Hotel isimli oteli işletmekte olup turizm alanında faaliyet gösterdiğini, davalının ise tatil.com adlı oluşumu işleten bir seyahat acentesi olduğunu, tarafların karşılıklı olarak ticaret yaptığını, davalıya dava dilekçesinde yazılı faturaların kesildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, davalının mail ile ödemelerin yıl sonunda yapılacağı bildirdiğini, gerek söz konusu faturalar gerekse cari hesap ekstresi ile davalının borçlu olduğunu ikrar ettiğini, alacağın tahsili için Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde yer vermiş olduğu faturaların toplamı 28.391,00 TL iken dava değerinin 35.116,66 TL olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline tebliğ edilen evraklarda, iddia edilen alacak ile ilgili icra takibinden önce müvekkilini temerrüte düşüren herhangi bir belge bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu faturalardan hiçbirinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, fatura konusu hizmetin verildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı, tespit edilen uyuşmazlık konusu çerçevesinde ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki davacıya ait otel odalarının davalı tarafından nihai müşterilere satılması şeklinde ticari ilişkinin kurulduğu, davacının 15 adet faturaya istinaden alacak talebinde bulunduğu anlaşılmakla bu kapsamda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, 10.10.2022 tarihli talimat raporu ile 14.06.2023 tarihli rapor bir arada incelendiğinde mükerrer düzenlenen faturanın cari hesaptan indirilmesi ile 26.141,00 TL alacaklı olduğunun tespiti, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalının süresinde defterlerini ibraz etmeyerek HMK’nın 220/3. ve 222/3. maddeleri gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerdeki) kayıtların davacı kayıtlarına uygun olduğunun kabulü karşısında davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kabulü ile alacağın likit olması nedeni ile davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar vermek gerektiği gerekçesiyle AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 26.141,00-TL alacak bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20'si oranında (5.228,20-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararı vekalet ücreti yönünden istinaf ettiklerini, takip çıkışı toplam alacak miktarının 28.919,14 TL olduğunu, dava dilekçesinde dava konusu miktar olarak belirtilen 35.116,66 TL'lik tutarın ise dava tarihi olan 07.01.2022 tarihi itibari ile güncel dosya hesabı olduğunu, reddedilen tutarın yalnızca 2.778,14 TL olduğunu, vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceğinden mahkemece davalı lehine hükmedilen 8.975,66 TL vekalet ücretinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerine de hatalı orana göre hesaplama yapılarak yanlış hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yeniden hesaplanarak belirlenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura nedeniyle alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının iş bu dosya davacısı, borçlunun ise davalısı olduğu, 28.391,00 TL asıl alacak ve 528,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.919,14 TL üzerinden 13.10.2021 tarihinde başlatılan icra takibinde 15 ayrı faturanın borcun sebebi olarak gösterildiği, ödeme emrinin takip borçlusuna 22.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 29.10.2021 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. HMK'nın 26. maddesi dikkate alınarak hakimin dava değerini doğru şekilde tespit ederek bu değer üzerinden karar vermesi gerekmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde takip dosyası kapak hesabı olduğunu belirttiği 35.116,66 TL'yi dava değeri olarak göstererek bu bedel üzerinden peşin nispi harcı ikmal etmiştir. Taraflar arasındaki iş bu itirazın iptali davasında davalı takip borçlusunun takibin tamamına itiraz ettiği, davacınında dava dilekçesinde itirazın tamamının iptalini talep ettiği dikkate alındığında dava değerinin takip çıkış miktarının olan 28.919,14 TL olduğu, dava dilekçesinde davacı vekilince hatalı şekilde kendi talebine göre daha fazla tutarda dava değeri göstermesinin dava değerini değiştirip arttırmayacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle de İlk Derece Mahkemesince dava değerinin 35.116,66 TL üzerinden değerlendirilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi isabetli değildir.Mahkemece verilen 11.10.2023 tarihli karardaki 28.919,14 TL dava değerine göre kabul edilen miktar 26.141,00 TL, reddedilen miktar ise 2.778,14 TL olup, davacı tarafça reddedilen miktar yönünden değil de yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması nedeniyle toplam dava değeri üzerinden kesinlik miktarının tespiti gerekmektedir. İş bu davada 28.919,14 TL'nin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 Tarihli 2023/4-931 E. 2025/491 K. sayılı kararı uyarınca 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişiklikten önceki hali ile HMK'nın Ek 1. maddesi 2. fıkrası uyarınca karar tarihi olan 2023 yılındaki 17.830,00 TL'nin üzerinde olması nedeniyle kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kesin olmadığı anlaşılmıştır.Davada reddedilen miktarın 2.778,14 TL olduğu dikkate alındığında karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesindeki hükmedilecek ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğine dair hüküm uyarınca 2.778,14 TL üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 8.975,66 TL miktarında vekalet ücretine hükmedilmesi ile yargılama giderinin de davanın %90,39 kabul, %9,61 ret oranına hesap edilmesi gerekirken aksi yönde yargılama giderine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin bu konudaki istinaf sebebine itibar edilmiştir.Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜNE, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2022/19 Esas, 2023/898 Karar sayılı ve 11/10/2023 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak;a-Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 26.141,00-TL alacak bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,b-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (5.228,20-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-İlk Derece Mahkemesi Yönünden;a-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.785,69 TL karar ve ilam harcın peşin alınan 455,11 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.330,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,b-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 455,11 TL peşin nispi harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 547,31 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, c-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 2.349,10 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.123,35 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye bedelin davacı üzerinde bırakılmasına, ç-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3 ve 13/2. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 26.141,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3 ve 13/2. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 2.778,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 1.193,15 TL'nin davalıdan, 126,85 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,g-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,3-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına,b-Davacı tarafça sarf edilen 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı ve 480,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.778,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,ç-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/11/2025