Hukuk Genel Kurulu 2017/2905 E. , 2021/1214 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı di…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2905 E. , 2021/1214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; davalının bir ticari ilişki sebebiyle 30.000 Euro bedelli bonoyu müvekkiline verdiğini, müvekkilinin akrabalık ilişkisine güvenerek vade tarihi bulunmayan bonoyu aldığını, bono bedeli ödenmeyince müvekkilinin icra takibi başlattığını, davalının şikâyeti üzerine İcra Hukuk Mahkemesince bononun ibrazı için bir yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle takibin iptal edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı TTK) 644. maddesi uyarınca 30.000 Euro'nun reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; davacının... Unlu Mam. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve müdürü olduğunu, müvekkilinden şirkette çalışmasını istediğini, maaş ve %20 şirket hissesini bedelsiz devredeceğini taahhüt ettiğini, hisse devrinin 19.02.2010 tarihinde yapıldığını, ancak taraflar arasında anlaşmazlığın baş gösterdiğini, dava konusu senedin silah zoruyla müvekkiline imzalatıldığını, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin işine son verildiğini, müvekkili ile davacı arasında bir ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: