T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1979 KARAR NO:2025/921 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/07/2020 NUMARASI:2020/26 Esas - 2020/509 Karar DAVA:Kayıt Kabul KARAR TARİHİ:10/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile müflis …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1979 KARAR NO:2025/921 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/07/2020 NUMARASI:2020/26 Esas - 2020/509 Karar DAVA:Kayıt Kabul KARAR TARİHİ:10/09/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile müflis ... A.Ş. arasında Beyoğlu ... Noterliğinin 10.06.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan Beyoğlu ... Noterliğinin 16.08.2011 tarih ve... yevmiye numaralı bildirimi gereğince 06/06/2011 tarihli proforma faturada belirtilen 2011 Model, ... Tescil Plaka nolu, ... no: ..., ... Marka, ... Paletli Ekskavatör (Tüm Standart Ekipmanları ile Komple)'un kiralandığını, alacaklarının iflas masasına kaydı için 04.09.2014 tarihinde tasfiye işlemlerini yürüten ... İflas sayılı dosyasına başvurarak 20.05.2014 iflas tarihi itibarı ile müflis şirketten olan 718.487,32 TL alacağının iflas masalarına kayıt ve kabul edilmesinin talep edildiğini, 06.01.2020 tarihli sıra cetveli ekindeki 16.12.2019 tarihli müdürlük kararı gereği alacaklarının 715.487,32 TL'lik kısmının yeteri kadar kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddedildiğini, arabuluculuk başvurularının anlaşamama ile neticelendiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla reddedilen 715.487,32 TL alacaklarının iflas masasına kaydedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hukuki niteliği itibariyle ödenmeyen finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkin davada, müflis... A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/375 E. sayılı 20.05.2014 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği, uyuşmazlık konusu olan ilk hususun iş bu dava için dava şartı olan davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunda olduğu, davacının iflas masasına 13 kayıt sıra numarası ile 718.487,32 TL alacak üzerinden masaya kayıt talebinde bulunduğu, masa tarafından alacağın 3.000,00 TL'sinin kabul edildiği, kalan 715.487,32 TL'sinin reddedildiği, davacının masaya başvuruda bulunurken tebliğ için masraf yatırdığı, masa red kararının davacı vekiline 12.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, sıra cetvelinin ayrıca 16.01.2020 ve 05.01.2020 tarihlerinde ilan edildiği, davacının 16.01.2020 tarihinde arabulucuğa başvurduğu, arabuluculuk görüşmelerinin 03.02.2020 tarihinde anlaşamama ile son bulduğu, davacı eldeki davayı 04.02.2020 tarihinde açtığı, masa red kararının alacaklıya tebliğ edildiği 12.01.2020 tarihinden on beş gün sonra 27.01.2020 (Pazartesi) günü sona erdiği, arabuluculuk nedeniyle hakdüşürücü sürenin durduğuna dair bir yorumda bulunmanın yasal bir dayanağı bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin 2019 tarihli kararlarında kayıt kabul davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı hususunda kararlar verilerek durumun uygulama yönünden de netleşdiği gerekçesiyle Hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın ...nun 114/2,115/2 maddeleri usulden REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16, 18/A-15 maddelerindeki açık yasa hükmü gereği ihtiyari veya zorunlu arabuluculuk ayrımı yapılmaksızın arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağını, kararın hukuka ve yasaya, hakkaniyet kurallarına, hak arama hürriyetine, mahkemelere erişim hakkına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek,Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Kayıt kabul davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içermediğinden, kayıt kabul davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması yönünde bir dava şartı bulunmadığı gibi iflas idaresinin arabuluculuk görüşmesine katılma yetkisi de bulunmamaktadır. Ne var ki, bir çok mahkeme tarafından yasanın farklı yorumlanması neticesinde bu konuda farklı kararlar çıktığı ve buna dair çelişkilerin giderilmediği de bir gerçektir.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesinde; hak arama hürriyetine yer verilmiştir.Maddede, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, hiçbir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin birçok emsal kararında, 36.maddenin ihlali, mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere, farklı uygulamalar neticesinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuranlar yönünden, mahkemeye erişim hakkının ihlali gibi bir sonuçla karşılaşmamak ve hak kaybının önüne geçilmesi açısından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında sürelerin değerlendirilmesi isabetli ve hakkaniyetli olacaktır. 6325 Sayılı Yasanın "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi" başlıklı 16.maddesinde; "Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." düzenlemesi yer almaktadır. 02/06/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 19/2. fıkrasında, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmiş, Yönetmeliğin 27. maddesinde ise, dava şartı olarak arabuluculuğun sürelere etkisi başlığı altında "Adliye arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede uyuşmazlık konusu hususlarda zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez" ifadesine yer verilmiştir.Somut olayda, ... sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 13.02.2020 tarihli cevabı yazıda, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/375 E. sayılı dosyası ile 20.05.2014 tarihinde ... Şti. hakkında iflas kararı verildiği, davacı alacaklı vekilince 13 kayıt numarası ile taplam 718.487,32 TL için alacak kaydı başvurusunda bulunulduğu, 3.000,00 TL'nin kabul, 715.487,32 TL'lik kısmın ise reddine karar verildiği, sıra cetveli ilanının 05.01.2020 tarihinde Karar Gazetesinde, 16.01.2020 tarihinde Ticaret Sicil gazetesinde yayınlandığı, alacaklı tarafından posta gider avansı yatırıldığından verilen karar elektronik tebligat yöntemiyle davacı vekiline tebligat alanına 12.01.2020 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği görülmüştür.6325 Sayılı Yasanın 18/A-15 fıkrası uyarınca arabulucuk sürecinin başladığı 24/02/2020 tarihinden, son tutanağın düzenlendiği 06/03/2020 tarihine kadar hak düşürücü süre işlemeyeceği dikkate alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderleri avansı yatırıldığından sıra cetveline itiraz davası açma süresi, tebligat tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı gözetilerek sıra cetveli kararının tebliğ edildiği 12.01.2020 tarihinden itibaren başlayan 15 günlük hak düşürücü süre, arabuluculuğa başvurulan 16.01.2020 tarihine kadar 4 gün işlemiş olup son tutanağın düzenlendiği 03.02.2020 tarihine kadar sürelerin durduğu bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı, buna göre kalan 11 günlük süre 03.02.2020 tarihinden itibaren eklendiğinde davanın en geç 14.02.2020 tarihinde açılması gerekmektedir. Huzurdaki davanın 15 günlük yasal hak düşürücü süre içerisinde 04.02.2020 tarihinde açılmış olduğu tespit edilmiştir.Açıklanan nedenlerle, dava hak düşürücü süre içerisinde açıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/07/2020 tarihli ve 2020/26 Esas 2020/509 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2025