İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/134 KARAR NO : 2025/1774 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2021 NUMARASI : 2020/67 Esas - 2021/406 Karar DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mail ortamında yapılan yazışmalar ile deniz yolu ile taşıma sözleşmesi kurulduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete ait malların Gebze Limanından - Catalanya Lımanı'na taşınması işini üstlenmiş olup müvekkil şirket taşıma işini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete 08.11.2019 tarih ... Seri, sıra numaralı 10.950,00 EUR bedelli ve 08.11.2019 tarih 278162 Seri, sıra numaralı 1.320,00 EUR bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı şirket söz konusu faturalardan kaynaklı borcunu ifa etmediğinden müvekkil şirketçe, davalı şirket aleyhine, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden 12.9270,00 EURO tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, icra dosyasına yapmış olduğu 08.04.2019 tarihli haksız itirazında müvekkile borcu bulunmadığından bahisle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, faiz başlangıç tarihlerine ve işlemiş faize itiraz ettiğini beyanla davanın kabulüne, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesme karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazının bulunduğunu, müvekkili firmanın davacı firmaya herhangi bir borcu bulunmadığını müvekkili firmanın, .... isimli firmaya, kendisine sipariş edilen malları FOB (gemi güvertesinde teslim) olarak gönderdiğini ve teslim ettiğini, bu nedenle davacı ... Lojistik'in davalının malını değil, .... M.S nın malını taşıdığı, ancak taşıyıcılık sorumluluk ve yükümlülüklerini doğru olarak yerine getirdiği ölçüde taşıma sırasında karşılaştığı sorunlar ile ilgili muhatabı ... şirketi olduğunu, ancak davacıya bir İtalyan firmaya dava açmaktansa Türk firmasına dava açmanın kolay ve cazip geldiğini, müvekkili firma tarafına yapılan haksız faturaları ve ihtarların hepsim usulüne uygun olarak red ve iade ettiğini, bütün barkotlu suretleri cevap dilekçesi ekinde olduğunu, İki firma arasındaki alışveriş tamamen alıcı firma talepleri ile şekillenmiş üretim, paketleme, etiketleme ve gönderimin alıcı tarafın talep ve talimatları doğrultusunda icra edildiğini, lojistik firmasının da bu aşkın, şişirilmiş ve haksız taleplerini alıcı ... ; firmasına yöneltmesi gerektiğini, müvekkilin dışında davacı ve alıcı firma arasındaki irtibatsızlık ve davacı lojistik firmasının işinin ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyerek uğradığı zararları müvekkilden talep etmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...alıcısı firma (navlun sözleşmesinin gönderileni) ... ... .'nin yükü teslim almaması sebebiyle, navlun dışında ortaya çıkan varış masrafları, demuraj, detention, ardiye ve imha gibi diğer alacaklardan TTK m. 1207 uyarınca (alt) taşıtan olan davalı .. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağının anlaşıldığı, incelenen davacı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin düzenlediği iki adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 22.11.2019 tarihi itibariyle davalı ...2.270,00 EURO alacağının bulunduğu, Dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından dava ve icra takibine konu olan Yurt dışı Masraflarından kaynaklı alacak ile ilgili olarak 16.10.2019 tarihinde MS 12019000651746 seri nolu 10.950,00 EURO (78.021,25 TL) tutarlı "Yurt dışı Masrafları" açıklamalı E-Faturanın davacı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin işbu faturayı 16.10.2019 tarihinde 132029 yevmiye numarası ile ticari defterlerinde kayıt altına aldığı ve davacı şirketin tarafına düzenlenen faturaya karşılık olarak T. ... Bankası A.Ş. aracılığı ile dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş. "ye 14/11/2019 tarihinde 17.045,00 EURO havale gönderdiği, dava dosyasına ibraz, edilen Ek 4 tablosunda dava konusu faturanın ödenmiş olduğu, varış masrafları, demuraj, detention, ardiye ve imha gibi diğer alacaklardan TTK m. 1207 uyarınca (alt) taşıtan olan davalı ...an. Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağı, davacı yanın 12.270,00 EURO fatura alacağı için icra takip tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarına uygulanan en yüksek faiz oranına göre faiz talep edebileceği anlaşıldığından haklı ve yerinde davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde ise; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit bir alacak niteliğinde olması gerekir. Genel bir kavram olarak, likit alacak tutarı belli, muayyen, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek, miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yok ise likit bir alacaktan söz edilemez. (YHGK 17/10/2012gün 2012/9-838-715 sayılı İlam) Somut olayda, davalı tarafından tespit edilebilir bir alacak söz konusu olduğundan, kabul edilen asıl alacağın % 20 ' si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin faturalara itiraz etmişken bu faturaları dayanak yaparak icra takibi yapılmasının hukuki olmadığını, söz konusu faturaların müvekkiline ödeme emri ekinde gönderilmediğini, dolayısıyla ortada bir dayanak belge de bulunmadığını, Yargıtay HGK kararı ışığında davacı-alacaklının izlediği bu yolun itirazın iptali davalarının genel mantığına ters bir durum olduğunu, davanın bu sebeple reddi gerektiğini, taşıma sözleşmesinin dava dışı İtalyan firma ile davacı taşıma şirketi arasında yapıldığını, müvekkili dava dışı İtalyan firmanın davacı taşıma şirketi ile anlaşması sonucu malları davacıya teslim ederek gönderdiğini, fakat İtalyan firmayla malın tesliminde sorun yaşayarak zarara uğradığını iddia eden davacı taşıma şrketi için dava dışı İtalyan firmaya dava açmanın zor geldiğini, kolay ve hukuka aykırı bir yol olarak müvekkiline dava açma seçeneğinin kullanıldığını, müvekkilinin İtalyan müşterisi ile FOB (...) usulü anlaştığını, bu durumda müvekkilinin ilgili malı davacıya teslim etmekle bir sorumluluğu kalmadığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan yazışmaların müvekkilinin taşıtan sıfatını haiz olup olmadığı hususunda tereddüt oluşturduğunun belirtildiğini, bilirkişilerce müvekkilinin taşıtan sıfatını haiz olduğu yönünde kanaate varılması sebebiyle rapora taraflarınca itiraz edilerek yeni bir heyetten rapor talep edilmişse de mahkemece bu taleplerinin karara dahi bağlanmadığını, mahkemece ayrıca takip miktarı üzerinden yüzde 20 oranında icra inkâr tazminatına da hükmedildiğini, oysa ki ortada likit bir alacak bulunmadığı gibi iddia olunan alacağın da ihtilaflı olduğunu, icra takibinde alacağa dayanak gösterilen tek husus müvekkilince itiraz ve iade edilen faturalar olduğunu, bu tutarlar likit bir alacak değil, davacı taşıma şirketinin uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin tazminat benzeri alacak olduğunu, dolayısıyla arada akdedilmiş fakat ödenmemiş bir bedel olmadığını, bu sebeple icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını, takibe konu alacak müvekkilince davacı-alacaklı arasındaki direkt bir alışveriş ilişkisine dayanmadığını, söz konusu alacak davacının dava dışı İtalyan firmayla yaşadığı bir sorun neticesinde ortaya çıktığını, dolayısıyla müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş bir sözleşmeye yahut direkt bir ilişkiye dayanmadığını, bu sebeple alacağın likit olmadığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/67 E. Sayılı dosyasıyla verilen davanın kabulü yönündeki hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, deniz yoluyla taşıma ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında, "08.11.2019 tarih 278182 numaralı 1.320 Euro bedelli ve 08.11.2019 tarih ... numaralı 10.950 Euro bedelli ödenmeyen faturalar" sebebine dayalı olarak 12.270 Euro alacağın tahsili istemiyle 22.11.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-945 Esas ve 2021/1069 Karar sayılı kararı) Somut olayda davaya konu takip talebinde takip dayanağı olarak fatura alacağı gösterilmiş ve ilgili faturalar takip talebine eklenmiştir. Eldeki davada Mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması yerinde olup, maddi hukuk ilişkisinin incelenmesi için davacı tarafça takibe konu faturalar dışında başkaca deliller sunulması, itirazın iptali davasının mantığına ters düşmez. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Dosyada mevcut ... numaralı deniz yolu taşıma senedinde, taşıyıcının ... ... S.A., gönderenin davacı şirket, alıcının ... S.R.L. olduğu, yükleme limanının Gebze, boşaltma limanının ... olduğu , senet üzerinde "navlunun gönderen tarafından ödenmiş olduğunu" belirten "..." kaydının bulunduğu, 15.11.2018 tarihinde düzenlenen bu belgenin taşıyıcı ... ... S.A. adına acente olarak ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından imzalandığı; yine dosyada mevcut 1263793 numaralı çok modlu taşımacılığa ilişkin davalı şirketin gönderen olduğu konişmentoda, taşımaya konu emtianın gemiye gönderiliş tarihinin 15.11.2018 olduğu, emtianın ...'nin siparişine göre gönderildiğinin ve mal teslimi için ... S.R.L. adresine başvurulması gerektiğinin yazılı olduğu, konişmento üzerinde "navlunun varma/teslim yerinde alıcı tarafından ödeneceğini" belirten "freight collect" kaydının bulunduğu, her iki belgede konteyner ve mühür numaralarının, yükleme ve boşaltma limanları ile taşımaya konu emtianın aynı olduğu görülmüştür.Dosya kapsamından davalı şirketin dava dışı ... ... M.S.'ye satmış olduğu malların Gebze Limanı'ndan - ... Limanı'na deniz yolu ve gemi ile taşındığı, 30.11.2018 tarihinde yükleme limanına ulaşan kurabiye emtiasının, davacı tarafça varış gümrüğünde İtalyan Sağlık Bakanlığınca reddedildiğinin belirtildiği, sonrasında emtianın alıcı tarafından da teslim alınmadığı, davalının malları geri getirme masrafını ödemeyeceğine ilişkin Kartal 20. Noterliği aracılığıyla 21.03.2019 tarihinde davacıya ihtarname keşide ettiği, dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından davacı şirket hakkında 16.10.2019 tarihinde 10.950 Euro tutarlı “yurt dışı masrafları” açıklamalı fatura tanzim edildiği, ... Gemi Acenteliği A.Ş. ile davacı arasındaki mail yazışmalarında, çekilmeyen ihracat yükü nedeniyle davacı şirket hakkında düzenlenen 16.10.2019 tarihli 10.950 Euro tutarlı “yurt dışı masrafları” açıklamalı faturanın 4.000 Euro'luk kısmının demuraj, 2.950 Euro'luk kısmının ardiye, 4.000 Euro'luk kısmının imha masraflarına ilişkin olduğunun açıklandığı, davacı şirketin bu faturaya karşılık olarak banka aracılığı ile dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş.'ye 14.11.2019 tarihinde ödeme yaptığı, davacı tarafından 16.11.2018 tarihinde ... S.R.L. hakkında navlun ücreti faturası tanzim edilmekle birlikte davacının 08.11.2019 tarihinde davalı hakkında 1.320 Euro tutarlı navlun ücreti faturası da tanzim ettiği, navlun ücreti faturası ile ... Gemi Acenteliği A.Ş.'nin davacıya düzenlediği yurt dışı liman masrafları içerikli fatura bedelinin yansıtıldığı 08.11.2019 tarihli faturanın takibe konu edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda taşımaya konu kurabiye emtiası ile ilgili satıcı olan davalı tarafından dava dışı alıcı ... hakkında 30.10.2018 tarihli fatura düzenlenmiş olup, satıma ilişkin gümrük belgesi ve dolaşım belgesinde FOB teslim şekline yer verilmiştir. FOB teslim şeklinde navlun sözleşmesinin kurulması, alıcıya aittir. Bu tür satımda satıcı, taşıtan olmayıp, taşıma sözleşmesinde üçüncü kişi yükleten olarak yer almaktadır. Bu sözleşmede alıcı ise taşıtan ve gönderilen sıfatlarına sahiptir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK)1237. maddesine göre taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler navlun sözleşmesi hükümlerine tabidir. Navlun sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, taraflardan birinin (taşıyan), ücret karşılığı deniz yolu ile yük taşıma taahhüdünde bulunduğu, buna karşılık diğer tarafın ise (taşıtan) işbu sözleşme ile yük taşıma hakkını haiz olduğu ve taşıma ücreti olan navlunun da borçlusu olduğu bir sözleşmedir ve bu sözleşmenin geçerliliği herhangi bir şekle tabi değildir. TTK 1228/1. Maddesinde, karine olarak konişmentonun bir navlun sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan senet olduğu düzenlemiştir. Taşınmak üzere teslim veya gemiye yüklenen yük hakkında konişmento düzenlenmesini talep hakkı taşıtana değil, TTK'nın 1228/2.maddesine göre yükletene aittir. (Çağa / Kender Deniz Ticareti Hukuku II.cilt, sayfa 67). Konişmento yükletenin talebi üzerine taşıyan ya da onu temsil yetkisi bulunan yetkili kişi tarafından düzenlenir. Yükleten; mevcut bir navlun sözleşmesine dayanarak yükü taşıyana teslim eden kimsedir. Yükleten bizzat taşıtan olabileceği gibi üçüncü bir kişi de olabilir. (Çağa / Kender Deniz Ticareti Hukuku II.cilt, sayfa 3-4). Somut uyuşmazlıkta 1263793 numaralı çok modlu taşımacılığa ilişkin konişmentoda ".../ gönderen" olarak görülen davalının, taşıtan sıfatına sahip olup olmadığının tespitinde navlun sözleşmesi önem arz etmektedir. Dosyaya yazılı bir navlun sözleşmesi sunulmamış olup, davacının, davalı ile taşıma sözleşmesi kurduğunu ve davalının taşıtan sıfatını haiz olduğunu ispat etmesi gerekir. Dosyaya sunulan 05.11.2018 tarihli davacıya ait içeriği inkar edilmeyen mailde, yurt dışı acentesinden alınan bilgiye göre davalının FOB yüklemesinin olduğu bilgisinin geldiğinin yazılı olduğu; 06.11.2018 tarihli dava dışı alıcıya gönderilen davacıya ait mailde, taşımaya ilişkin fiyat teklifinin gönderildiğinin ve aynı tarihli dava dışı alıcı tarafından davacıya gönderilen cevabı mailde, ...'den rezervasyon numarasının beklenildiğinin yazılı olduğu görülmüştür. Bu durumda taşıma organizasyonunun davalı tarafından değil, dava dışı alıcı tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakta olup, takibe konu faturaların davalı tarafça ticari defterlerine kaydedilmediği de gözetildiğinde davacı, davalının taşıma talimatı verdiğine ve gönderen olan davalının aynı zamanda taşıtan sıfatını alarak navlun vs diğer masrafların borçlusu olduğuna ilişkin dosyaya somut ve inandırıcı bir delil sunmamıştır. Davacı, dava dışı alıcı hakkında 16.11.2018 tarihinde navlun ücretine ilişkin fatura tanzim etmiş olup, davalı hakkında 08.11.2019 tarihinde navlun faturası tanzim edilmiş olmasının, davalıya taşıtan sıfatı kazandırmayacağı gözetildiğinde davalının taşıtan sıfatını haiz olduğu ispatlanmamıştır. Satıma ilişkin gümrük belgesi ve dolaşım belgesinde yer verilen FOB teslim şartına göre de davalının taşıtan olması mümkün değildir. TTK'nın 1207/1. maddesinde gönderilenin, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtanın, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacaktan taşıyana ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmekle birlikte somut olayda davacı taşıyanın, taşıtan sıfatı bulunmayan davalıdan, navlun bedelini ve malın teslim alınmamasından doğan ve ödenmek zorunda kalınan masrafları talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/2. Maddesinde itirazın iptali davasında takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Eldeki davada her ne kadar dava konusu takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE3- Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan, başlangıçta peşin olarak alınan 987,44 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 372,04 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 6-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen tutar üzerinden hesaplanan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 40,00 TL posta ve tebligat gideri toplam 202,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/12/2025