T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1917 - 2025/2106 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1917 KARAR NO : 2025/2106 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : 2024/817 E. - 2025/344 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Yurtiçi Hava Taşımacılığından Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret M…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1917 - 2025/2106 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1917 KARAR NO : 2025/2106 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : 2024/817 E. - 2025/344 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Yurtiçi Hava Taşımacılığından Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/05/2025 tarih ve 2024/817 E. - 2025/344 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 16.12.2022 tarihinde davalı bünyesindeki ...firmasına ait uçakla Ankara'dan Elazığ'a seyahat ettiğini, bu seyahati Tunceli ilinde bulunan öğrenci yurtlarındaki yangın alarm sistemleri için gerçekleştirdiğini, uçağın bagaj kısmına teslim ettiği tamir ve bakım ürünlerinin Elazığ'a teslim edilmemesi üzerine bagajının uçağa hiç yüklenmediğini öğrendiğini, yetkililere seyahate ilişkin işin süreli olduğunu ve teknik malzemeleri olmadan hiçbir iş yapamayacağını ilettiğini, kayıp prosedürünün uzun sürmesi nedeniyle Tunceli'ye gidecek servisi kaçırdığını, daha sonra bu ile kendi imkanları ile ulaştığını, ertesi gün bagajının bulunamaması ve süreli ve kamu adına bir işin temini için seyahat etmesi nedeniyle bagajındaki teknik malzemeleri satın almak zorunda kaldığını, işini tamamlaşıp dönüş için havalimanına gittiğinde bagajının bulunduğunun bildirildiğini, müvekkilinin yeniden temin etmek zorunda kaldığı eşyalar nedeniyle 25.948,20-TL zarara uğradığını, müvekkilinin eşyalarının kaybolması nedeniyle büyük sıkıntı çekerek moral bozukluğu yaşadığını ileri sürerek, 25.948,20-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının bagajının eksiksiz şekilde kendisine teslim edildiğini, maddi ve manevi zararın bulunmadığını, davacının yeniden satın almak zorunda kaldığını iddia ettiği ürünlerin bagaj tanımı kapsamında yer almadığını, ticari niteliği haiz teknik teçhizat ve malzemelerin bagaj olarak taşınamayacağını, davacının basiretli bir tacir olarak eşyalarını kargo olarak taşıtması gerektiğini, davacının çantasının kendisine teslimini beklemeden ertesi gün ürünleri satın aldığını, maddi tazminat talebinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Montreal Konvansiyonu ile birlikte müvekkilinin sorumluluğunun sınırlandırıldığını, davacının tüketici hakem heyetine yaptığı başvurunun ret ile sonuçlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, bilirkişi raporunda 17.12.2022 tarihli ... nolu faturadaki temin edilen elektronik cihazlardan 1 adet ... dokunmatik ekran ... kamera test cihazının uzun süre kullanıma uygun olduğu, 4 Adet... tek kullanımlık ısı kayıt cihazının ise tek kullanımlık ürün olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça davalının kusuru nedeniyle cihazlar yeniden satın alınmak zorunda kalınmış ise de; 17.12.2022 tarihli ... nolu faturadaki temin edilen elektronik cihazlardan ...-... dokunmatik ekran ... kamera test cihazının uzun süre kullanıma uygun olması, diğer cihaz tek kullanımlık olsa bile bagajının davacıya teslim edilmesi nedeniyle kaybolan cihazlarına kavuşması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının mamelekinde artı değer oluştuğu; bagajın kaybolması nedeniyle davacı tarafça alınan yeni ürünlerin, bagajda bulunan önceki eşyalara göre daha uzun kullanılacak nitelikte olması ve nihayetinde bagajın da davacıya teslim edilmiş olması karşısında hakkaniyet gereği davacının yaptığı masraftan davalının %40 oranında sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varıldığı; davacının faturalandırdığı masrafların 21.990,00-TL olduğu, 400,00-TL ulaşım 200,00-TL yemek masrafının olağan olduğu bu haliyle maddi zararının 22.590,00-TL olduğu, bunun %40'ına denk gelen 9.036,00-TL'yi davalıdan talep edebileceği; davacının maddi zarar kalemi için faiz talebinde bulunduğu, ancak faiz türü ve başlangıcı bildirilmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği; manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede ise, manevi zararın mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu manevi acı ve ıstırabı ifade ettiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği, ancak her sözleşmeye aykırılığın manevi tazminatı gerektirmeyeceği, davacı tarafça dava konusu olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, maddi tazminat istemli davanın kısmen kabulü ile; 9.036,00-TL'nin 08/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme şartlarının incelenmediğini, bagajın gerekli giyim ve kişisel kullanım eşyasından ibaret olduğunu, elektronik eşyaların bagajda bulundurulmaması gerektiğini, bu nedenle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, kararın davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte yeniden satın alınan ürünlerin bir ömür boyu kullanılacak olması karşısında %40 takdiri indirimin hakkaniyetten uzak olduğunu, davacının hakem heyetine yaptığı başvuru reddedildiğinden kesin hüküm itirazının reddedildiğini, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Katılma yoluyla davacı vekili, taşıma hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediğini, davalının sorumlu olduğunu, maddi tazminat için eksik bir bedel belirlemesi yapıldığını, manevi tazminat olgusunun da değerlendirilerek bu konuda hüküm kurulmasını talep ettiklerini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konusu uyuşmazlığın manevi tazminat talebini içerdiği ve Tüketici Hakem Heyetinin 2022 yılı için belirlenen 15.430 TL'lik görev sınırı dikkate alındığında maddi tazminat istemi bakımından da tüketici hakem heyetinin görev sınırında kalmadığı; davaya konu ürünlerin bagajda taşınması yasak ürünlerden olmadığı, davacının gerçekleştirdiği iş seyahatinde kullanacağı ve uçuştan önce bagaj içinde davalı tarafa teslim ettiği aletlerin varış yerinde davacıya teslim edilmediği, davacının ücretini ödeyerek bunları yeniden satın almak zorunda kaldığı, davalı şirket, söz konusu bagajı seyahat dönüşünde gecikmeli olarak davacıya teslim etmiş ise de, Sivil Havacılık Kanunu'nun 122. maddesi uyarınca taşıyıcının bagajın taşınmasındaki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, davalının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk hükümlerine göre belirleneceği, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılmasında aynı Kanun'un 124/1. maddesi uyarınca ise, Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı; ilk derece mahkemesince tazminat hesabı yapılırken bagajın sonradan teslim edilmesi nedeniyle hakkaniyet indirimi uygulandığı, bu indirimin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.06.2018 tarih ve 2016/12411 E.-2018/4854 K. sayılı kararı ile uyumlu olduğu, ilk derece mahkemesince bu şekilde tespit edilen gerçek zararın Montreal Sözleşmesi'nin 22/2. maddesinde öngörülen üst sınırın altında kaldığı, TBK'nın 50. maddesi uyarınca somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete de uygun olduğu, öte yandan, somut uyuşmazlık yönünden manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla, davalı ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı taraflarca peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.