11. Hukuk Dairesi 2009/11973 E. , 2010/1857 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2007 gün ve 2005/351 - 2007/630 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.06.2009 gün ve 2008/4236 - 2009/8036 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2009/11973 E. , 2010/1857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2007 gün ve 2005/351 - 2007/630 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.06.2009 gün ve 2008/4236 - 2009/8036 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin yurtdışında yaptığı propagandalarda yüksek kar payı dağıtmayı ve istenildiği anda yatırılan paranın tamamının ödeneceğinin vaad edildiğini, buna inanarak müvekkilinin davalıya 5720 € para yatırdığını, bu işlemin baştan beri malül olduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek, 10.224,84 €’nun davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK’nın 405. maddesi hükmü gereğince ortağın sermaye olarak verdiği paranın istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/4236 E,2009/8063 K sayılı ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Somut olayda davacı vekili, müvekkilince davalıya 20.000 DM ödeme yapıldığı, geçerli şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmiştir. Dosyada mevcut 02.03.1999 tarihli kimlik belgesi davalı şirketin unvanını taşımakta olup, 100 hisse karşılığı ödenen miktarın 20.000 DM olduğu açıklamasını içermekte, davacı ile başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalıya nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer vermemiştir. Dosyada bulunan hisse senedi fotokopisi örneklerinden davacının beher pay değeri 500.000 TL olmak üzere toplam 100 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 50.000.000 TL tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibarıyla nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da" vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2008/4236 E,2009/8063 K sayılı onama kararının kaldırarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine,18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.