T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/7 - Karar No:2025/1274 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/7 KARAR NO : 2025/1274 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2023 NUMARASI : 2022/673 E-2023/860 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2025 Davacı v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/7 - Karar No:2025/1274 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/7 KARAR NO : 2025/1274 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/09/2023 NUMARASI : 2022/673 E-2023/860 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/12/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin, Ankara'daki Yeni Yargıtay Binası inşaatı için WC kapı montajı 57 adet, Oda kapı montajı 95 adet, Sabit dolap montajı 1044 adet, Duvar paneli 489,6 mt2, Süpürgelik 2.755,08 mtül, Denizlik 72 adet, Kumaş 1500 m2 (Kumaş panel kaplaması) iş ve kalemlerini yüklenici sıfatı ile yaptığını, davalı borçlunun, anılan iş ve işlemlerin yapılmasında işveren sıfatını taşıdığını, müvekkili şirketin, davalı- borçluya karşı sorumlu olduğu tüm iş ve işlemleri, gereği gibi yerine getirdiğini ancak davalı işverenin, bu işlemlerin karşılığı olan ödemeleri müvekkiline yapmadığını, davalı- borçlunun icra takibine konu GIB2021000000017 nolu, 29.06.2021 tarihli ve 268.445,07 TL (KDV dahil) tutarındaki faturaya itiraz etmediğini, aksine ticari defterlerine işlediğini ve faturada yazılı KDV miktarını vergi dairesine beyan ettiğini, dolayısıyla davalı-borçlunun müvekkili şirkete karşı anılan borcunun olduğunu kabul ettiğini, davalı-borçlunun, bu faturaya ilişkin borcun (mahkemeye ve icra dairesine sunmuş olduğumuz muavin defterde kayıtlı) 85.000,00 TL'sini müvekkili şirkete ödediğini, geriye kalan icra takibine konu bakiye asıl alacak 183.445,07 TL, faiz 12.932,88 TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, anılan borç sebebiyle icra takibi başlatıldığını ancak borçlu-davalı haksız olmasına rağmen itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının Ankara Batı İcra Dairesi 2021/35353 sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, asıl alacak, faiz ve diğer tüm fer'ileri bakımından, Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2021/35353 sayılı icra takibinin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile davalının, icraya konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, süresi içinde yazılı cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece, iddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında Yargıtay Hizmet Binası inşaatındaki bir kısım işlerin davacı tarafça yapılması hususunda hukuki ilişki olduğu, davacının bu iş kapsamında 29/06/2021 tarihli KDV dahil 268.445,07 TL tutarlı faturayı tanzim ettiği, faturanın her iki tarafça ticari defterlere işlendiği ve BA/BS formuyla beyan edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden yapılan ödemeler mahsubu sonrası davacı defterine göre davalının 183.445,07TL borçlu olduğu, davalı defterine göre ise davalının 59.395,07TL borçlu olduğu, davanın her aşamasında ödeme savunmasında bulunulabileceği, bu itibarla davalı tarafça ödeme savunması kapsamında sunulan delillerin incelendiği, belgelerde bir kısım ödemelerin davacı adına yapılmış olduğu, davacı adına yapılan ödemelerin davacı defterlerinde mahsuplarının yapılmış olduğu ancak bir kısım ödemelerin ... adına yapılmış olduğu, ...'in davacı ile herhangi bir ilgisinin tespit edilemediği, kaldı ki 22/03/2021 tarihli 50.000,00 TL, 05/04/2021 tarihli 4.050,00 TL ve 19/04/2021 tarihli 50.000,00 TL tutarında olmak üzere toplam 104.050,00 TL tutarındaki ödemenin faturanın tanzim tarihinden önce olduğu, tediye makbuzunun da fatura tanzim tarihinden önce olduğu ve teslim alan kısmında imzası bulunan kişinin davacı ile ilgisinin tespit edilemediği, bu itibarla davalı yanın 124.050,00 TL yönünden ödeme savunmasının sunulan belgelerle ispatlanamadığı, yapılan ödemelerin davacıya uyuşmazlık konusu fatura için yapıldığının ispatlanamadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 183.445,07 TL kadar alacaklı olduğu, davalının takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, asıl alacak yönünden davanın kabulüne, davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü sabit olmadığından işlemiş faiz yönünden davanın reddine, asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden %20 oranında icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, davacının alacak iddiasına karşılık olarak sunulan dava dışı ... ismine yapılan toplam 124.050,00 TL tutarlı borcu söndüren belge niteliğindeki ödeme dekontlarının her ne kadar mahkemece dikkate alınmış olsa da, müvekkili ile dava dışı şahıs arasındaki ticari ilişkinin detaylı olarak irdelenmediğini, mahkemenin 09/05/2023 tarihli celsesinde verilen 2 no'lu ara kararına istinaden, ... ile davacı şirket arasındaki bağı açıklayıcı detaylı beyan dilekçesinin 16/05/2023 tarihinde sunulduğunu ve bahsedilen dilekçede ... ile davacı şirkete sorulması gereken soruların bildirilmiş olmasına rağmen, mahkemece dava dışı şahsın yalnızca SGK hizmet döküm raporu ile Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının celp edildiğini, 16/05/2023 tarihli dilekçede belirtilen hususlarda mahkemece davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmediğini, ...'in tanık olarak dinlenmediğini, ayrıca ... ismine yapılan ödemelerin fatura tarihinden önce yapılmış olmasının yegane sebebinin işbu uyuşmazlığın tarafları olan şirketlerin o dönemde henüz geçici kabul ve kesin hakediş aşamasına gelememiş olmalarından kaynaklandığını, müvekkilinin davacıya olan tüm borcunu ödediğini, ... isimli şahıs piyasada inşaat işleri yapan bir ekibin başı, formeni olup, REC Yargıtay şantiyesinde yapılacak bir takım işlerde davalı müvekkilinin alt taşeronu olarak işe başladığını, tarafların bir süre beraber iş yaptığını, ... ve ekibinin yaptığı işlere karşılık olarak ise müvekkilince, dosya içeriğinde mevcut olan ödemeler ve işçi maaş ödemeleri yapıldığını, bu bağlamda ... adına yapılan 124.050,00 TL tutarındaki para ödemesinin müvekkilinin ticari defterlerine usule uygun olarak işlendiğini ancak taraflarca kesin hakediş sürecine gelinemediğinden ... işçilerine yapılan ödemelerin fatura edilemediğini ve ticari kayıtlarda yer almadığını ancak ...'in, inşaat işi devam etmekte iken müvekkiline "işi süresinde bitiremeyeceğim, yapmakta olduğum başka işler de var, benim kaldığım yerden ortağım ... Tasarım Mimarlık İnşaat Tanıtım Organizasyon Hizmetleri Limited Şirketi devam etsin" denildiğini, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi teklifi kabul ettiğini, ...'e yapılan ödemelerin ticari defter kayıtlarında ... şirketinin hesabına virman yapıldığını ancak davacının ... ismine yapılan ödemeleri kendi ticari defter kayıtlarına işlemeyerek, uyuşmazlığın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu hususların müvekkili şirketin ticari defterlerinde ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sabit olduğunu, ... şirketinin yetkilisi ile ...'in arkadaş olduğunu, ...'in çalışanlarının müvekkili nezdinde sigortalı çalıştığını ve maaş ödemelerinin müvekkilince yapıldığını, ... şirketine devir sonrasında yine müvekkilince sigortalı çalışmaya devam edildiğini, yani isim değişikliği haricinde hiçbir değişim olmadığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, kaldı ki, ... tarafından müvekkili şirkete kesilmiş herhangi bir fatura bulunmadığını, bu sebeple ... şirketinin kesmiş olduğu takibe konu 29/06/2021 tarihli faturanın işin tamamına ilişkin olduğunu, ödeme ispatı olarak sunulan dekontların da bu anlatılanların açık bir tezahürü olduğunu, tüm bu anlatılanlar ışığında usulüne uygun ödeme ispatında bulunulmasına rağmen, eksik incelemede bulunularak takibin devamına karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında sözlü eser sözleşmesinin kurulduğu, davacı tarafça işlerin yapılıp teslim edildiği ve bu işe ilişkin kesilen takip dayanağı faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, 85.000,00 TL ödemenin ihtilafsız olduğu, bu ödeme dışında takip konusu fatura nedeniyle davacıya davalı tarafından ödeme yapıldığının usul ve yasaya uygun, yasal delillerle kanıtlanamamış olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.531,13 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL + 2.862,93 TL olmak üzere toplam 3.132,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.398,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdıre-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır