İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 18/09/2022 tarihinde davalı ........ sevk ve idar…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 16/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 18/09/2022 tarihinde davalı ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ........ plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza akabinde aracın onarımı için, dosyaya ibraz dilen ve sigorta şirketleri nezdinde bulunan faturaya göre toplamda ödenmesi gereken 124.517,28 TL bedelden sigorta teminat limiti kapsamında olan 93.360,00 TL zararın davalının aracının ........ numaralı poliçe kapsamında ZMSS' si olan ........ Sigorta tarafından karşılandığını, bunun akabinde başvuru neticesinde araç değer kaybı adı altında 6.640,00 TL ödeme de yine davalının aracının ZMSS' si olan ........ Sigorta tarafından karşılandığını, böylece kaza tarihi itibari ile mevcut olan 100.000,00 TL' lik ZMMS limitinin tükendiğini, ancak müvekkilin zararlarının karşılanması noktasında aracın piyasa değerini düşürmeyecek orijinal parçaların kullanılmadığını ve tam bir onarımın yapılmadığını, nazara alınarak bir değerlendirme yapılmasını, ayrıca müvekkilinin aracının modeli, yılı ve markası gibi hususlar göz önüne alındığında müvekkilin zararının fatura edilen kısımdan çok daha fazla olduğunu, ........ sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı aracın kaza tarihinde ........ poliçe numarasıyla ........ Sigorta tarafından kasko (ihtiyari mali mesuliyet) sigortası ile sigortalandığını, ........'ın sevk ve idaresindeki aracın kasko sigortası olan ........ sigortaya başvuru yapıldığını ve bu başvurunun 21/06/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, fakat sigorta şirketi tarafından tarafımıza herhangi bir teklif yahut ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Beyşehir Arabuluculuk Bürosu ... başvuru no - ... arabuluculuk numaralı dosyası ile ........ ile ........'ın aracının ZMMS sigortası ........ A.Ş ve ........ SİGORTA A.Ş. aleyhine arabulucu başvurusu yapıldığını, ancak bu başvuru 31/08/2023 tarihinde anlaşamama ile neticelendiğini, izah olunan nedenlerle müvekkiline ait ........ plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybının 50,00-TL ve onarım tazminatının 50,00-TL olarak giderilmesi için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ve sonradan artırılmak üzere, kaza tarihi olan 18/09/2022 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte ........ Sigorta A.Ş.'nin sigorta teminat limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Müvekkiline ait ........ plaka sayılı araçta meydana gelen aracın kullanılmadığı dönemden kaynaklanan zararların 50,00-TL ve orijinal parça fark bedelinin tazmini için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ve sonradan arttırılmak üzere 50,00 TL'nin, kaza tarihi olan 18/09/2022 tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalı ........'dan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine müştereken ve müteselsilen bırakılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ........ Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesiyle özet olarak; davacı ........ tarafından ikame edilen kısmi/belirsiz alacak davasında hukuki menfaat bulunmadığını, zira davacının aracında ekspertiz incelemesi yapıldığını ve hasar bedelini belirleyebileceğini, Yargıtay kararlarıyla da belirsiz alacak davası açma koşullarının oluşmadığının sabit olduğunu, ayrıca, talep edilen tazminat hakkının Karayolları Trafik Kanunu (KTK) madde 109 uyarınca zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerine katılmadıklarını beyan eden vekilin, zararın öncelikle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'ndan karşılanması gerektiğini, bu poliçenin limitinin yetersiz kalması halinde Kasko Sigorta Poliçesine bağlı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası'nın devreye gireceğini, kazanın oluşumunda davacı ve davalının müvekkili sürücüsünün ........'ın kusurlu olduğu, ancak davacının Zorunlu Trafik Sigortası tarafından kusur oranları gözetilmeksizin ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve zarar nispetinde olduğunu, KTK madde 86 gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu talebin hesaplanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına yönelik iptal kararının geriye yürümeyeceği ve uyuşmazlığın poliçe başlangıç veya hasar tarihinde yürürlükte olan hukuk kuralları çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla bu durumun desteklendiğini, değer kaybının ZMSS Genel Şartları'nda belirtilen hesaplama yöntemlerine göre, araç kullanım tarzı, kilometresi, önceki kazaları gibi tüm kriterler incelenerek hassas bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, nihai olarak, tüm haksız istemler ile haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekilinin cevap dilekçesiyle özet olarak; Davalı ........ vekili, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında ........ A.Ş. tarafından davacının aracında oluşan hasar karşılığı 100.000,00 TL tazminat ödendiğini, davacının bakiye zararını gösteren faturalar mevcutken belirsiz alacak davası açmasının hukuki yarar yokluğuna yol açtığını, yetki itirazında bulunularak, haksız fiilin meydana geldiği ve zarar görenin yerleşim yeri olan Konya/Beyşehir'in yetkili mahkeme olduğunu, bu nedenle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 31 uyarınca açık olmadığını, davacıdan talep sonucunu açıklamaya yönelik beyan talep edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği hasar onarım bedeli ve orijinal parça fark bedelinin, zarar sigortalarında zenginleşme yasağına aykırı olduğunu ve aracın onarım gördüğü için tekrar onarım tazminatı talep edilemeyeceğini, kusur dağılımına ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında müvekkil ........'ın KTK madde 53/1-B'yi (sola dönüş kurallarına uymamak) ve davacı ........'nın KTK madde 52/1-A'yı (kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak) ihlal ettiğinin belirtildiği, dolayısıyla her iki tarafın da ortak kusurlu olduğunu, davacının ayrıca trafik kazasının ardından alkollü (0,76 promil) olduğunun hekim raporuyla sabit olduğunu ve KTK madde 48/1'i ihlal ettiği, bu durumun zararın doğmasında veya artmasında etkili olduğunu, Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 52 uyarınca tazminattan indirim yapılması gerektiğini, araç değer kaybı talebine ilişkin olarak, Yargıtay içtihatları gereğince aracın geçmiş hasar kayıtları ve hasar aldığı bölgelerin incelenmesi gerektiğini, daha önce hasar görmemiş bölgeler için değer kaybı talep edilebileceğini, plastik aksamlardan kaynaklı değer kaybı oluşmayacağını ve müvekkilinin sigortacısı tarafından zaten 6.640,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, araç mahrumiyet bedeli için ise aracın ne kadar süreyle kullanılamadığını ve gerçek zarar miktarının araştırılması gerektiğini, izah olunan nedenlerle davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararının olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddini, açık yetki itirazımız neticesinde, sayın mahkemenizce yetkisizlik kararı verilmesini ve yetkili mahkeme olan Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, davacının açık olmayan talepleri hakkında HMK Madde 31. Gereğince kendisine soru yöneltilerek talep hususunun açıklattırılmasını, meydana gelen kazada tarafların kusuru durumuna ve davacının talep ettiği zararlara dair alanında uzman bilirkişi kurulundan uzman görüşü alınmasını, meydana Gelen Kazada Tarafların Ortak Kusuru ve müvekkilin sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemesi gereğince öncelikli olarak tazminat verilmesine yer olmadığından davanın esastan reddini, mahkeme tarafından açıklanan hususların hilafına kanaat getirirse tazminat miktarında mahsup ve indirim sebeplerinin uygulanmasını, ayrıca tüm yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;davaya konu trafik kazasının oluşmasında 3 ........ Plaka Sayılı araç sürücüsü ........ %75 oranında,........ Plaka Sayılı araç sürücüsü ........'nın %25 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 87.110,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu ancak davalı sigorta şirketi tarafından 30.860,00 TL ödeme yapıldığı bu bedelin mahsubu halinde 56.250,00 TL bakiye değer kaybı olacağı, davacının hasar tazminatı bedelinin davalı sigorta tarafından ödendiği bakiye alacağı olmadığı , yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 14.062,50 TL olduğu, davacının orjinal parça farkından tazminat talebinin değer kaybı içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında ödenen yargılama gideri ve vekalet ücretinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile davacının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davanın kısmen kabulü ile, araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 56.250,00 TL'nin davalı ........ yönünden kaza tarihi olan 18/09/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ........ Sigorta A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 08/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 14.062,50 TL' nin, davalı ........ yönünden kaza tarihi olan 18/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Davacının orjinal parça farkından kaynaklı tazminat ve hasar tazminatı talebinin reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin alacağının tesis edilen hükme göre daha yüksek olduğunu, hatalı raporlara göre karar verildiğini, davalılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin kaldırılması ile davacı lehine takdir olunan vekalet ücretinin artırılması ve davacı uhdesinde bırakılan yargılama giderlerinin kaldırılarak tüm yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kusura itiraz 31/07/2024 tarihli ATK raporu ile; davalı sürücü ........'ın %75(Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ........'nın %25(Yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, 29/12/2024 tarihli Ankara Fen Heyetinin raporu ile; ........ Plaka Sayılı araç (otomobil ) sürücüsü ........; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/b-5, 84/h maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda % 75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ........ Plaka Sayılı araç ( otomobil ) sürücüsü ........; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda % 25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, rapor edilmekle raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmasına göre itiraz yersizdir. Değer kaybına itiraz Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Davada sigorta şirketinin taraf olmaması nedeniyle yeni genel şartların uygulanması mümkün olmayıp, kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekeceğine, buna göre yapılan hesaplamada değer kaybı zararının usulünce belirlenmesine göre itiraz yersizdir. Araç yokluk bedellerine ilişkin her iki tarafın istinafı Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir. İtiraz yersizdir. Tarafların hasara yönelik itirazları hakkında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, ........ plaka sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen hasar miktarının toplam (KDV Dâhil) : 124.517.27 TL olacağı, ........ plaka sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen değer kaybının kalan bakiye tutarının 87.110.00 TL olacağı, ........ plaka sayılı araçta kaza sonrası meydana gelen net mahrumiyet zararının 14.062.50 TL olacağı tespit edilmiştir. Bu halde ........ Plaka Sayılı araç sürücüsü ........'nın %25 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 87.110,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu ancak davalı sigorta şirketi tarafından 30.860,00 TL ödeme yapıldığı bu bedelin mahsubu halinde 56.250,00 TL bakiye değer kaybı olacağı, davacının hasar tazminatı bedelinin davalı sigorta tarafından ödendiği bakiye alacağı olmadığı, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 14.062,50 TL olduğu, anlaşılmakla itiraz yersizdir. Vekalet ücretine yönelik istinaf Davacı taraf 29/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda hesap edilen alacak kalemlerine dayanarak 10/03/2025 tarihi bedel artırım dilekçesi ile başlangıçta 50,00 TL talep ettikleri değer kaybı tazminatını 87.110,00 TL'ye artırdıklarını ve başlangıçta 50,00 TL talep ettikleri araç mahrumiyeti tazminatını 14.062,50 TL'ye artırdıklarını beyan etmişlerdir. Buna karşın, davalı ........ Sigorta Şirketi tarafından kendilerine 23/09/2024 tarihinde değer kaybı bedeli ve işlemiş faizi, yargılama masrafları ile ilam vekalet ücreti kapsamında toplamda 64.147 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Öte yandan 10/03/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere, bedel artırım dilekçesi "... dava sonrasında sigorta şirketince yapılan ve dekontu dosya arasına alınan ödemeler tahsilat aşamasında değerlendirilmek ve tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek üzere ..." kaydı ile sunulmuştur Bu halde sigortaca yargılama esnasında ödenen 36.000 TL'lik kısım bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, bu kısım açısından davacının vekalet ücretin tahsil ettiği gözetilerek bu kısım için ayrıca vekalet ücreti taktir edilmeden hüküm kurulması gerekir. Bu durumda reddolan orijinal parça farkından kaynaklı dava için 50 TL hasar tazminatı yönünden 50 TL olmak üzere reddolan 100 TL için davalılara vekalet ücreti taktiri gerekirken 30.000 TL vekalet taktiri yanlıştır. HMK'nin 355. maddesinde, “ İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, a-Davalı sigorta şirketi tarafından yargılama esnasında 30.860,00 TL araç değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla bu miktar açısından karar verilmesine yer olmadığına, b-Bakiye araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 56.250,00 TL'nin davalı ........ yönünden kaza tarihi olan 18/09/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ........ Sigorta A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 08/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 14.062,50 TL'nin, davalı ........ yönünden kaza tarihi olan 18/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının orjinal parça farkından kaynaklı tazminat ve hasar tazminatı talebinin reddine, İlk Derece Yargılaması Yönünden; 1-Alınması gereken 6.911,09 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.641,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Davalı ........ Sigorta A.Ş.'nin 5.718,10 TL harçtan diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulmasına) 2-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinin 3,20 TL'sinin davacıdan, 3.196,80 TL'lik kısmının ise (davalı ........ Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 2.752,44 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan 1.999,85 TL harç giderinin (davalı ........ Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 1.721,87 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri ve 24.641,98 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 24.911,83 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 24.886,91 TL yargılama giderinin (davalı ........ Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 21.427,62 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin (davalı ........ Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 24.000 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 8-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 9-Davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru gideri ile 75,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.758,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 10- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11- HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.16/10/2025 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.