10. Ceza Dairesi 2022/12101 E. , 2023/8430 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli ve 2018/829 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu m
**10. Ceza Dairesi 2022/12101 E. , 2023/8430 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli ve 2018/829 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 24.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.07.2022 tarihli ve 2022/5919 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100149 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100149 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Önceden açılan kamu davası sonunda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 18.07.2019 tarih 2019/360 Esas 2019/460 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün bozulması sebebi ile suça sürüklenen çocuğun incelemeye konu 16.07.2018 tarihindeki eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi sebebiyle ihlali mahiyetinde de olmadığı gözetilerek, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 14.12.2015, 26.10.2016 ve 16.07.2018 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 16.07.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2018/87514 Soruşturma, 2018/44900 Esas, 2018/1769 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle İzmir 3. Çocuk Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 2016/1114 Esas sayılı davasında mahkûmiyetine karar verildiği, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.04.2019 tarihli ve 2018/829 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 24.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2016/1114 Esas, 2017/530 Karar sayılı kararının incelenmesinde: Şüphelinin 14.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2016 tarihli ve 2015/40691 soruşturma sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin 26.10.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/11832 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda; Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve 2016/1114 Esas, 2017/530 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği, Kanun yararına bozma incelemesine konu İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 2018/829 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararıyla ihbarda bulunulması üzerine, Eskişehir 1.Çocuk Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2019/360 Esas, 2019/460 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 30.12.2021 tarihli ve 2019/1953 Esas, 2021/1813 Karar sayılı kararı ile Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararında itiraz süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, ihlâlden bahsedilemeyeceği, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 16.07.2018 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında 14.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.02.2016 tarihli ve 2015/40691 soruşturma sayılı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini takiben, sanığın erteleme süresi içerisinde 26.10.2016 tarihinde tekrar aynı nev'i suçu işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine, Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 12.09.2017 tarih ve 2016/1114 Esas 2017/530 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 16.07.2018 tarihinde incelemeye konu dosyadaki suçu işlemesi üzerine Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkemenin 18.07.2019 tarihli 2019/360 Esas 2019/460 Karar sayılı kararı ile açıklanarak mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine de Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 18. Ceza Dairesinin 31.12.2020 tarihli kararı ile söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle 26.10.2016 tarihli eylemin ihlal oluşturmayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun yeniden tebliği ile kararın infazına devam edilebilmesine ilişkin kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla; Önceden açılan kamu davası sonunda sanık hakkında verilen Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2019/360 Esas 2019/460 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün bozulması nedeniyle, sanığın incelemeye konu 16.07.2018 tarihindeki eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle ihlâl olarak da sayılamayacağı gözetilerek, inceleme konusu 16.07.2018 tarihli eylem erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş olacağından erteleme kararının 16.07.2018 tarihli eylemi de kapsayacağı dikkate alındığında, incelemeye konu dava bakımından kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği gözetilerek, İzmir 3. Çocuk Mahkemesince, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin bozma kararından sonra Eskişehir 1. Çocuk Mahkemesince yapılan işlemlerin araştırılması, yeni bir esasa kaydedilmiş ise 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde değerlendirilmesi yönünden birleştirme kararı verilmesi, dava yeni bir esas numarası almamış ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve yine ileride 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde değerlendirilmesi yönünden Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. Ayrıca, sanık hakkında 05.02.2017 tarihli aynı nev'i suçu nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2017 tarihli ve 2017/516 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 2.Çocuk Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/427 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 23.10.2019 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2018/817 Esas, 2019/1247 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğinden kanun yararına bozma yoluna gidilmeyeceği anlaşıldığından; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2018/817 Esas, 2019/1247 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi için mahkemesince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 22.04.2019 tarihli ve 2018/829 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.