6. Ceza Dairesi 2019/2200 E. , 2019/4584 K. "İçtihat Metni" Sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suç örgütüne üye olmak suçlarından mahkumiyetine ilişkin Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2017 gün ve 2014/218 Esas, 2017/57 Karar sayılı hükmün sanık savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2019 gün ve 2019/701 Esas, 2019/4151 Karar sayılı ilamı uyarınca onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yar
**6. Ceza Dairesi 2019/2200 E. , 2019/4584 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suç örgütüne üye olmak suçlarından mahkumiyetine ilişkin Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2017 gün ve 2014/218 Esas, 2017/57 Karar sayılı hükmün sanık savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2019 gün ve 2019/701 Esas, 2019/4151 Karar sayılı ilamı uyarınca onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2019 gün ve İtiraz-2017/28871 sayılı yazıları ile; “Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/02/2017 tarihli ve 2014/218 Esas, 2017/57 Karar sayılı kararında; sanık ... hakkında, suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 220/2, 220/3, 62/1, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükmü uygulanmasına; mağdur ...’na yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükmü uygulanmasına hükmedilmiştir. Sanık savunmanının başvurusu üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesi 03/07/2019 tarihli ve 2019/701 Esas, 2019/4151 Karar sayılı kararında, sanıklar ... hakkında mağdur ...’na karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 109/3. madde ve fıkrasının (b) bendi ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır eleştirisi ile her iki suç yönünden hükmün onanmasına karar vermiştir. Sanık ... savunmanları Avukat ... ve Avukat ... 16/07/2019 tarihli dilekçe ile itiraz yoluna gidilmesini talep etmişlerdir. Dilekçelerinde özetle, mahkemenin kararının gerekçesinin yetersiz olduğunu, sanığın mahkumiyetine ilişkin delil bulunmadığını, mağdurun rızası dahilinde hereket edildiğini, suçların oluşmadığını ileri sürmüşlerdir. 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinde öngörülen düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede: Dosya kapsamına, sanığın aşamalardaki savunmasına, diğer sanıkların anlatımlarına, mağdur/mağdurların ifadelerine, telefon dinleme kayıtlarına ilişkin tutanak içeriklerine ve tüm delillere göre; 1- Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçu yönünden; Sanık ...’nın, iddianamede anlatılan belli suçları işlemek amacıyla iştirak ilişkisi çerçevesinde dosyada anlatılan suça konu olay tarihinde ve öncesinde diğer sanıklarla suç işleme gayesi ile bir araya geldiğine ve devamlılık arz eden hiyerarşik yapı içerisindeki bir örgütsel yapı kuralları doğrultusunda hareket ettiğine ilişkin herhangi bir delil ve emare yoktur. Diğer bir anlatımla sanık ... ile suç örgütü kuran, yöneten ve bu örgüte üye olan diğer sanıklar arasında önceden kurulmuş veya ileriye yönelik devamlılık amaçlayan bir bağ yoktur. İddianamede ve hükmün gerekçesinde bu iddiayı doğrular somut herhangi bir delilden bahsedilmediği gibi toplanan deliller, sanığın ve diğer sanıkların beyanları, özellikle teknik takip sonucu elde edilen bilgi ve belgeler, sanık ... ile diğer sanıklar arasında gevşekte olsa hiyerarşik bir bağ veya suç işleme iradesinde devamlılık bulunduğunu, yasal anlamda disipline edilmiş örgüt ve örgüt bireylerinin ayrımsal fonksiyonel sorumluluk ve aktiviteleri ile somut özel görev ve işlevinin olduğunun kabulüne elverişli değildir. Hal böyle olunca, sanık ...’nın suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı ve bu konuda hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğu düşünülerek Yüksek Dairenin onama kararına itiraz edilmesi düşünülmüştür. 2- Mağdur ...’na karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Bu suç için mahkenin sübut yönünden hükme esas aldığı tek delil, mağdurun soruşturma aşamasında avukatı yanında kolluk görevlilerine verdiği beş sayfadan ibaret 02/02/2008 tarihli ayrıntılı ifadesidir. İddianamede, mahkemenin gerekçesinde ve Yüksek Dairenin kabulünde somut olay şu şekilde anlatılmıştır: Diğer sanık ...’un mağdur ...’nun kardeşi mağdur ...’na faizle 4.000 TL borç verip 12.000 TL bedelli senet aldığı, sanık ...’nin mağdur ... ’ın iş yerine gelip kardeşi Arif’in borcunu istediği, bir süre sonra diğer sanık ...’nun mağdur ... ’ın yanına gelip “Bu adamlar tehlikeli, borcunu zaman geçirmeden öde” diye konuştuğu, bundan çekinen mağdur ... ’ın bir kısım ödemeler yaptığı, bu ödemelerden tatmin olmayan sanık ...’nin talimatı üzerine adamları tarafından mağdur ... ’ın bir kafeteryaya zorla getirildiği, sanık ...’nin mağdurun annesini arayıp “ elimde akşama kadar 15.000 TL getirdiniz, getirdiniz, getirmediniz cesedini Sarıçam ormanlık alanından alırsınız” demesi üzerine mağdurun annesinin kolluk güçlerine olayı bildirmesiyle mağdur ... ’ın diğer sanık ... ve adamlarının elinden kurtarıldığı, daha sonra sanıklar ... ve ... tarafından tehditlerin devam ettiği, mağdurdan zorla 12.000 TL bedelli senet alındığı ve somut olayın bu şekilde gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Mağdur ...’nın sübut yönünden hükme esas alınan ifadesinin hiç bir yerinde, diğer sanıklar tarafından hürriyetinden yoksun kılındığı aşamada, sanık ...’nın bizzat bu eyleme katıldığına ya da diğer sanıkları azmettirdiğine ilişkin bir anlatımı yoktur. Mağdurun ifadesinde, “Sanık ...’nın ‘Diğer sanıkların ve adamlarının tehlikeli kişiler olduğunu, kendisine (mağdura) zarar verebileceklerini’ söylediği, hatta hürriyetinin kısıtlandığı anda telefonla ...’ye ‘Bu tahsilat işinde ben kefilim, çocuğu (Mağduru) bırakın’ dediği” yer almıştır. Mağdurun bu anlatımları dikkate alındığında, sanık ...’nın bizzat bu suça katıldığına ya da diğer sanıkları azmettirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kuvvetli ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, bu nedenle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğu düşünülerek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03/07/2019 tarihli ve 2019/701 Esas, 2019/4151 Karar sayılı ilamındaki hükmün “onanmasına” ilişkin kararının kaldırılmasına...” şeklinde belirterek itiraz kanun yoluna başvurmuştur. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suç örgütüne üye olma suçlarında kurulan hükmün, Dairemizin 03/07/2019 tarihli ve 2019/701 Esas, 2019/4151 Karar sayılı ilamı uyarınca “Onanmasına” ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, CMK 308/2, 3. maddeleri gereğince İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.