4. Ceza Dairesi 2015/5986 E. , 2015/28507 K. "" Tebliğname No : KYB - 2015/61187 Tehdit suçundan şüpheli H.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/06/2014 tarihli ve 2014/9755 soruşturma, 2014/29405 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/10/2014 tarihli ve 2014/1597 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yarar…
**4. Ceza Dairesi 2015/5986 E. , 2015/28507 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2015/61187 Tehdit suçundan şüpheli H.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/06/2014 tarihli ve 2014/9755 soruşturma, 2014/29405 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/10/2014 tarihli ve 2014/1597 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2015 gün ve 61187 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müştekinin tehdit iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu, şüpheli hakkında soyut beyan dışında herhangi bir delilin bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin olaylara tanık olduğunu belirttiği şirket müdürü S.. A..'ın ilgili şirket veya adres kayıt sisteminden adresinin tespit edilmesi, kendisine çağrı kağıdı çıkarılıp davet edilerek dinlenmesi, şüphelinin beyanının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Tehdit suçundan şüpheli H.. Ş.. hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2014 tarihli kararıyla, soyut iddia dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, müşteki M.. Z.. G.. vekilinin karara süresinde itirazı üzerine, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/10/2014 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müşteki vekilinin eksik soruşturma yapıldığına ilişkin müracaatı üzerine, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara, müşteki vekili tarafından eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: