15. Ceza Dairesi 2012/7528 E. , 2014/586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergi
**15. Ceza Dairesi 2012/7528 E. , 2014/586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir. Hemoroid hastası olan ve olay günü bu nedenle rahatsızlanan sanık ...'ın, akrabası olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen sanık ...'ın nüfus cüzdanını alarak Karadeniz Ereğli Anadolu hastanesine gittiği, burada görevli olan ve haklarında beraat kararı verilen sanıklar ... ve ...'ın da yardımları ile hastanenin genel cerrahi polikliniğine giriş kaydını yaptırdıktan sonra doktor tarafından muayene edilerek aynı gün ameliyat olması neticesinde, 1178.60 TL tutarındaki tedavi masrafının katılan kurum tarafından karşılandığı ve bu şekilde sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan kurumu zarara uğrattıklarının iddia edildiği olayda; 1- Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin yaptığı temyiz taleplerinin incelenmesinde; Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılan kurum vekilinin beyanlarına, tanıkların anlatımlarına, hastane raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların üzerlerine atılı olan suçu işledikleri hususunda, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanıkların beraatlerine dair kararlarda bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık tarafından yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde; Oluşa, sanığın savunmalarına, katılan kurum vekilinin beyanlarına, tanıkların anlatımlarına, hastane raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; hemoroid hastalığı bulunduğu sabit olan sanık ...'ın, diğer sanık ...'ın nüfus cüzdanını alarak, 12/08/2010 tarihinde Özel Ereğli Anadolu Hastanesinin Genel Cerrahi Polikliniğine başvurduğu, giriş kaydını yaptırdıktan sonra hastalığı nedeniyle aynı gün ameliyat olduğu, ameliyatı gerçekleştiren doktor Ercan Yalçın'ın tanık sıfatıyla verdiği yeminli ifadesinde, söz konusu hastanede genel cerrahi uzmanı ve başhekim olarak görev yaptığını, olay tarihinde sanığın hasta ve acil olarak geldiğini, muayenesini yaptığını, acil olarak ameliyata alınması gerektiğinden sanığın aynı gün ameliyatını gerçekleştirdiğini belirtmiş olduğu dikkate alındığında; sanığın, kendisini muhakkak bir tehlikeden kurtarma zorunluluğunun bulunduğunun anlaşılması karşısında, hayati önemi haiz nitelikte bir tehlikeden korunmak, bu nedenle ameliyatını gerçekleştirmek amacıyla, başkasına ait nüfus cüzdanını kullanması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 25/2.maddesinde tanımlanan zorunluluk hali kapsamında kaldığı, bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 223/3-b maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.