11. Hukuk Dairesi 2011/15104 E. , 2012/20539 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2010/287-2011/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15104 E. , 2012/20539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2010/287-2011/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, iflasına karar verilen, halen hakkında 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1 sayılı iflas takibi bulunan müvekkilinin 19.07.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı Olağan Genel Kurulu'nda "sermayesinin 1.250.000 TL’den 2.500.000 TL’ye çıkarılmasına" karar verildiğini, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nin 19.08.2008 tarihli sayısında ilan edildiğini, artırılan 1.237.500 TL’lik kısmın ortaklarca ödenmediğini, davalının, ödenmeyen 25.000 TL sermaye borcu bulunduğunu, bu amaçla başlattıkları takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve davacı yararına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sermaye artırımının ana sözleşmeye ve TTK'nun 391 ve devamı maddelerinde gösterilen mevzuata uygun yapılmadığını, bu nedenle mutlak butlanla batıl olduğunu, müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu sermaye artırım borcunun bulunmadığını, hazirun cetvelinde müvekkilinin vekille temsil edildiği gösterilmiş ise de, müvekkilinin böyle bir vekil tayin etmediğini, bu hususta vekaletname de düzenlemediğini, davacı şirketin usulüne uygun bir vekaletname olmaksızın müvekkilini toplantıda temsil ettirdiğini, bu konuda suç duyurusunda bulunacaklarını savunarak, davanın reddine ve davalı yararına %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.