10. Ceza Dairesi 2020/7296 E. , 2020/5555 K. Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2017 tarih, 2016/700 esas ve 2017/53 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/08/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-)Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Şüphel…
**10. Ceza Dairesi 2020/7296 E. , 2020/5555 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2017 tarih, 2016/700 esas ve 2017/53 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/08/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A-)Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Şüpheli ... hakkında 05/11/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sonucunda, 16/12/2015 tarihli ve 2015/43161 soruşturma, 2015/679 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 30/12/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, 15/01/2016 tarihinde infazı için Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği, 2-Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce infaz işlemlerine başlandığı, 18/01/2016 tarihinde uyulması gereken kurallar formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı ve aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede 6 oturumluk bağımlılık programına alındığı, 22/03/2016 tarihli vaka sorumlusu görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 30/03/2016 tarihli uyarı yazısının doğrudan mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre 01/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 30/03/2016 tarihli hastane raporunda tedavi programına uyumlu olduğunun bildirildiği, şüphelinin uyarılmasından sonra 18/04/2016, 02/05/2016, 23/05/2016, 11/08/2016, 05/09/2016 ve 03/10/2016 tarihli vaka sorumlusu görüşmelerine katıldığı, yine 02/06/2016, 23/06/2016 ve 14/07/2016 tarihli bireysel görüşmelerine katıldığı, 17/10/2016 tarihli SAMBA programının 4. oturumuna katılmaması üzerine İnfaz İşlemeleri Değerlendirme Komisyonunun 18/10/2016 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verilerek 19/10/2016 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, 3- Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca erteleme kararı kaldırılarak 05/11/2016 tarihli, 2015/43161 soruşturma, 2016/12922 esas ve 2016/10865 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, 4- Kanun yararına bozma istemine konu Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2017 tarihli ve 2016/700 esas, 2017/53 sayılı kararı ile, sanığın denetime uyamaması hususundaki mazeretinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle “hüküm kurulmasına yer olmadığına” ve soruşturmaya ve soruşturma kapsamında denetime devam edilmesi gerektiği anlaşıldığından gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verildiği, kararın 25/02/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B-)Kanun Yararına Bozma İstemi: Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 16/12/2015 tarihli ve 2015/43161 soruşturma, 2015/679 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine sanığın yükümlülük ihlalindeki mazeretinin haklı ve yerinde kabul edildiğinden bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2017 tarihli ve 2016/700 esas, 2017/53 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, anılan Kanun'da düzenlenmeyen hüküm kurulmasına yer olmadığı şeklinde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2017 tarihli ve 2016/700 esas, 2017/53 sayılı kararının bozulması istenilmiştir. C-) Konunun Değerlendirilmesi: Şüpheli ... hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 16/12/2015 tarihli ve 2015/43161 soruşturma, 2015/679 sayılı “kamu davasının açılmasının ertelenmesine, şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra infazı için Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2017 tarihli ve 2016/700 esas, 2017/53 sayılı kararı ile, sanığın yükümlülük ihlalindeki mazeretinin haklı ve yerinde kabul edildiği gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesindeki; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler ile hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı; Somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde hüküm çeşitleri arasında da sayılmayan “hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D-)Karar: Açıklanan nedenlerle, Sanık hakkında açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde hüküm çeşitleri arasında da sayılmayan “hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2017 tarihli ve 2016/700 esas, 2017/53 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.