T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/348 KARAR NO : 2026/553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2019 ESAS…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/348 KARAR NO : 2026/553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/07/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/547 E., 2019/682 K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında davalıya ait iş yerinde çalıştırılan dava dışı ...'e kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, bu ödemelerin davacının hakedişlerinden kesildiğini, sorumluluğun davalıya ait olduğunu, yapılan kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak hakedişten yapılan kesinti miktarın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödenmesi ve ödenen kıdem tazminatının davacının hakedişinden kesilmesinin mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, ticari faiz talep edilemeyeceğini ve alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "....davalı kurum tarafından dava dışı işçi ...'e emeklilik için başvurması üzerine toplam hizmet süresi üzerinden yapılan hesaplama sonucu 19.875,87 TL kıdem tazminatı ödemesinin 30/10/2015 tarihinde yapılarak davacı hakedişinden kesildiği, yapılan bu kesinti nedeniyle kesinti yapılmaması gerektiği iddiasıyla davacı tarafından Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/17215 esas sayılı takip dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı ile durduğu, dosya kapsamına göre dava dışı işçinin 01/01/2006 - 09/09/2015 tarihleri arasında iş akdi ile çalıştığı, bu sürenin 01/06/2013 - 09/09/2015 tarih aralığının davacı şirket bünyesinde gerçekleştiği, bu halde davalı kurum tarafından davacının sorumlu olmadığı dönemlerde dahil olmak üzere hakedişinden kesinti yapılmış olduğunun açık olduğu, 22/02/2019 tarihli 30694 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren geçici 9. Madde hükümlerinin sadece kamu kurum ve kuruluşları tarafından alt işverene yönelik rücu hükümlerini düzenlediği anlaşıldığından somut olayda bu hükümlerin uygulama yerinin bulunmadığı, aynı tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve 4857 sayılı İş Kanunu 112. maddesine 5. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen 6. fıkra hükümleri dikkate alındığında "4734 sayılı kanunun 62. maddesinin 1. fıkrasının e bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait iş yerlerinde 11/09/2014 tarihinde sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemez" bu hükümler uyarınca dava dışı işçinin çalışma dönemlerinin 1. dönem 01/06/2013 - 11/09/2014 = 1 yıl 3 ay 10 gün ve 2. dönem 11/09/2014 - 09/09/2015 = 363 gün olmak üzere ikiye ayrılarak değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve eki teknik şartname hükümleri dikkate alındığında kıdem tazminatı ile ilgili özel bir düzenleme bulunmadığı, her türlü işçilik alacağı olarak düzenleme yapılıp bunların ilgilisine ödenmesi halinde derhal yüklenici tarafından teşekküle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu hükümler dikkate alındığında kıdem tazminatının işçiye ödenmesi halinde işverene rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığından davalı kurumun 11/09/2014 tarihinden sonraki çalışmalar yönünden alt işverene rücu edemeyeceği, dolayısıyla 11/09/2014 tarihinden sonra dava dışı işçi yönünden emekli olduğu tarihe kadar yapılan kıdem tazminatı ödemesinin davacının hakedişinden kesilmesinin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bilirkişi raporunda 2. Seçenek olarak gösterilen, 1. Dönem olarak belirlenen 01/06/2013 - 11/09/2014 tarih aralığı için 1 yıl 3 ay 10 gün karşılığı hesaplanan 2.657,65 TL kıdem tazminatı ödemesinden davacı şirketin sorumlu olması gerektiği, bu halde sonuç olarak davacı şirketin takip yaptığı miktara göre 12.500,54 TL alacak aslı yönünden yaptığı takipte haklı olup, 2.657,65 TL yönünden haksız olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne...." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: yapılan kesintilerin haklı olduğu, davanın reddi gerektiği, yapılan ödemelerden davacının sorumlu olduğu, davacının son işveren olup sözleşme hükümlerine göre ve işyeri devri kurallarına göre basiretli bir tacir olan davacının kendi döneminden ve öncesinden de sorumlu olduğunu savunarak istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 853,91 TL istinaf harcından peşin alınan 213,47 TL'nın mahsubu ile bakiye 640,44 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...