Hukuk Genel Kurulu 2010/2-221 E. , 2010/241 K. "" MAHKEMESİ : Tire Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/03/2009 Taraflar arasındaki “Boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tire Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.03.2007 gün ve 2006/442 E., 2007/69 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.09.2008 gün ve 2007/12398 E., 2008/12263 K. sayılı ilamı ile; (...Davalıya 25.11.2006 tarihinde…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/2-221 E. , 2010/241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tire Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/03/2009 Taraflar arasındaki “Boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tire Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.03.2007 gün ve 2006/442 E., 2007/69 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.09.2008 gün ve 2007/12398 E., 2008/12263 K. sayılı ilamı ile; (...Davalıya 25.11.2006 tarihinden itibaren delillerini sunması için 10 günlük kesin süre verilmiş, ancak gerek ara kararında gerekse çıkarılan davetiyede tanık ücretleri ve davetiye giderleri belirtilmemiştir. Bu suretle verilen kesin süre sonuç doğurmaz. Davalı tanık listesi sunmuştur. Bu tanıkların da Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253 maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenip, sonucu uyarınca karar vermek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Davacı vekili, Tarafların 1964 senesinde evlendiklerini, ayrı yaşadıklarını, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davalının davacıyı dövmesinin, kötü davranmasının söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, belirtilen kesin süre içinde davalının delillerini sunmadığı, süre geçtikten sonra 15.01.2007 tarihinde davalı vekilince sunulan delillerin ise davacı tarafın muvafakat etmemesi nedeniyle toplanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına dair verdiği karar; Özel Daire’ce, yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiştir. Hükmü temyize davalı vekili getirmektedir. Açıklanan maddi olgu, bozma ve direnme kararlarının kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece, cevabını bildirmesi ve delillerini sunması için davalıya verilen kesin sürenin usulüne uygun olarak verilip verilmediği; buradan varılacak sonuca göre davalının sunduğu delillerin toplanmasına gerek bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bir davanın açılmasıyla başlayan yargılama faaliyetinde, karara ulaşmak bakımından, mahkeme ve taraflarca yapılması gereken belirli işlemler vardır ve her işlemin belli bir zaman aralığında yapılması gerekmektedir. Usul hükümleri ile normatif bir değer kazanan bu zaman aralıklarına süre denilmektedir. Böylece usul işlemlerinin yapılması zamansal olarak tarafların ve mahkemenin arzularına, inisiyatifine bırakılmamış olmaktadır.