İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davacının, ... Mah. ...Cadde No:...Ümraniye/İstanbul adresinde yer alan dükkan niteliğindeki taşınmazın bir kısmını uzun süreli olarak davalıya kiraladığını,kira ilişkisinin uzun süre devam ettiğini, son zamanlarda davalı kira bedellerinin büyük kısmını eksik ödemeye başladığını, da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/62 KARAR NO : 2026/56 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI: 2021/704 Esas - 2024/119 Karar DAVA: Alacak (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davacının, ... Mah. ...Cadde No:...Ümraniye/İstanbul adresinde yer alan dükkan niteliğindeki taşınmazın bir kısmını uzun süreli olarak davalıya kiraladığını,kira ilişkisinin uzun süre devam ettiğini, son zamanlarda davalı kira bedellerinin büyük kısmını eksik ödemeye başladığını, davacının mobilya tasarımı ve imalatı yaptığından taşınmazın satışından önce davalıya defalarca ürün (mobilya) sattığını, bu ürünlerin bir kısmının faturası ve davalının çalışanı tarafından imzalanmış teslim fişleri mevcut olduğunu, ancak davalı tarafından bu ürünlerinden bir kısmının ücretinin ödenmediğini, ayrıca yine dükkan satışı esnasında dükkanın içerisinde ve depoda bulunan yaklaşık 2 milyon TL değerinde özel tasarım mobilyalar dükkan ile birlikte davalı tarafından satın alındığını, yani davalının, hem satıştan önce hem de satış tarihinde davacının ürettiği mobilyalardan satın aldığını, bu sebeple satış tarihi olan 23.10.2017 tarihinde davalının davacıya kira bedeli ve ürün satışından kaynaklı borçları olduğunu, tarafınca 20.04.2021 tarihinde davalıya ihtarname gönderilerek alacakların ödenmesi talep edilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine davalı tarafından ihtarnameye karşı herhangi bir cevap da verilmediğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL'lik (kısmi) kira alacağının,, şimdilik 1.000 TL'lik (kısmi) ürün/mal satış bedeli alacağının temerrüt/ ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. TEFRİK : Davacının kira alacağına ilişkin davası bu davadan tefrik edilmiş,eldeki davaya sadece ürün satışından kaynaklanan alacak talebi bakımından devam edilmiştir. ISLAH: Davacı vekili ; mal satışından kaynaklanan alacağından talebinin artırarak dava değerini 81.692,94-TL ye çıkarmıştır. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş,isede aşamalarda verilen dilekçelerinde Davacının mal satışına ilişkin alacağı bulunduğu iddialarının asılsız olduğunu,cari hesabın davacı tarafından açılan İst. Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/165 esas sayılı dosyasında dava konusu edildiğini,bu dosyada davacının cari hesapta görünen tüm alacağın taşınmaz satışından kaynaklandığını beyan ettiğini, ürün satışı iddiası bulunmazken, tarafımızca tüm itiraz ve beyanlarıın yazılı delillerle ispat edilmesi ile birlikte, davacı cevaba cevap dilekçesinde 1-milyon-TL değerinde ürün satışı yaptığını beyan ettiği, anılan dosyaya 2.cevap dilekçesini (19.10.2021 tarihinde) sunduktan sonra bu davayı açarak 2 milyon_TL mal sattığını beyan ederek huzurdaki davayı (15.11.2021 tarihinde)açtığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının hükme esas alınmaya uygun bulunarak, davalı tarafın davacı tarafa borcu bulunduğunu, davalı tarafın defterlerine göre, taşınmazın satışına ilişkin 82.137-TL ile kira alacağına yönelik 26.033,34-TL'nin mahsubu sonucu, davacının davalıdan 81.692,94-TL mal satışına ilişkin alacağı bulunduğunu, her ne kadar davalı tarafça ıslahtan sonra ıslah edilen bedel için zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, ıslah tarihi itibariyle zaman aşımının dolmadığını,kısmi alacak davası olarak açılan iş bu davada, başlangıçta belirtilen 1.000-TL yönünden ihtarnamenin 25.04.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamede temerrüt için 6 iş günü süre verildiğini, bu süreye bağlı olarak temerrüdün 04.05.2021 tarihinde gerçekleştiği belirtilerek 81.692,94-TL'nin, 1.000-TL'sinin 04.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte; 80.692,94-TL'sinin 06.11.2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; bilirkişi kök ve ek raporlarının hükme esas alınamayacağını, varsayımlara dayalı olduğunu, denetime elverişli olmadığını, davacı, mal satışı olduğunu ispatlayamadığını, ispat yükünün yanlış değerlendirildiğini, cari hesap aynı zamanda İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/165 Esas sayılı dosyada inceleme konusu olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısım zamanaşımına uğradığını, mahkeme bu konuda hiçbir değerlendirme yapmadığını, ticari defterlerin lehine delil niteliği varken, mahkeme yanlış yorumlama yaptığını, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Ticari satımdan kaynaklanan faturalar bakiyesi alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamı tüm delillerden davacıya ait işyerinin davalıya kiralandığı ve uzun süreli kira ilişkisinden sonra mağaza niteliğinde ki işyerinin davalı şirkete satıldığı ,davacının davalıya ayrıca ürün satışı yaptığını da ileri sürerek elde ki davada kısmi dava olarak kira ve mal satımından doğan alacaklarını talep ettiği ; taşınmaz satışına ilişkin olarak bakiye alacağını İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/165 esas sayılı dosyasında da dava konusu edildiği ,davacının bu dosyada ki talebinin taşınmaz satışından kaynaklandığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.Elde ki davada ise ; başlangıçta davalıya taşınmazın bir kısmını kiraladığını ,bir kısmında da kendisine ait işyeri bulunduğunu beyan etmiş bu beyana davalı taraf da karşı çıkmamıştır.Taşınmazın davalıya satışından evvel davacının da bir müddet mobilya işi yaptığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda :İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/165 esas sayılı dosyasında taşınmaz satımı için davalı tarafça sunulan ödeme belgeleri karşılaştırılmak suretiyle taraflar arasında ki ticari ilişkinin üç ayrı hesapda devam eder iken taşınmaz satışı ile ilgili olan hesaba virman edildiği ,kök raporda ödemelerin hangi borca mahsup edildiği belirlenemediği belirtilmiş iken taşınmaz satımına ilişkin açılan davada yapıldığı bildirilen ödemelerin belirlenerek toplamda davalının ticari defterlerinde 189.863,28-TL davacıya borçlu olduğu ,bu borcun 26.033,34-TL sinin kira borcundan , 23.10.2017 tarihinde 7.500.000-TL satış bedelinden kalan 82.137-TL borç bulunduğu kalanın da cari hesap borcu bulunduğu tesbit edilmiştir. Davalı vekili mal satışının kurgu olduğu savunulsa da ; hükmedilen miktarın içinde olduğu 189.863-TL borç miktarı davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesi tesbit edilmiştir. Davacının 25.11.2016 tarihli 406 seri no.lu 12.154- TL tutarlı, 26.12.2016 tarihli ... seri no.lu 33.040-TL tutarlı ve 03.11.2017 tarihli ... seri no.lu 96.701-TL tutarlı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,Davacının, 15.05.2017 tarihli 420 seri no.lu 14.904- TL tutarlı faturasının ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüş olup, ilgili faturanın sevk irsaliyesine bağlı olduğu ve teslim alan bölümünde imza bulunmadığı, faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğine dair dayanak belge bulunmadığından hesaplamaya dahil edilmediği böylelikle tüm ilişkiler nedeniyle borçlu olduğu davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesiyle anlaşılmaktadır. Böylelikle taşınmaz satım tarihinden sonra davacı tarafından düzenlenen 03.11.2017 tarihli fatura bakiyesinin ödenmediği ,davalının ticari defterlerinde tesbit edilen alacağa hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/165 esas sayılı dosyasında açılan dava taşınmaz satışına ilişkin olduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu ,ürün satışına ilişkin bu dava ile birlikte görülmesine gerek olmadığı gibi ,beklenmesine de gerek olmadığı ,ayrı ayrı görülebileceği mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.580,44-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1,396-TL harcın mahsubu ile kalan 4.184,44-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2026