10. Ceza Dairesi 2019/2734 E. , 2019/6977 K. "" Mahkeme : ANKARA 31. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün tedavi davet yazısının aynı zamanda MERNİS adresi olan sanığın duruşmada bildirdiği bilinen en son adresine çıkarıldığı, bu tebligatın sanık ile aynı adreste oturan kardeşinin imzadan…
**10. Ceza Dairesi 2019/2734 E. , 2019/6977 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkeme : ANKARA 31. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün tedavi davet yazısının aynı zamanda MERNİS adresi olan sanığın duruşmada bildirdiği bilinen en son adresine çıkarıldığı, bu tebligatın sanık ile aynı adreste oturan kardeşinin imzadan imtina ettiği şerhi düşülerek Tebligat Kanununun 20/1. maddesi gözetilip aynı Kanunun 21. maddesine göre yapıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın 12/03/2015 tarihli oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmiş olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı TCK'nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, Başkan vekili ...'ün tekerrür uygulaması ile ilgili olarak da hükmün bozulması gerektiğine ilişkin ek gerekçesi ve oybirliğiyle, 04/11/2019 tarihinde karar verildi. EK GEREKÇE 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. CMK'nın 226. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır" ifadesi, "iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir" anlamındadır.